‘Göçmen bakan’ ne yapacak?

Evet, Almanya tarihinde “bir ilk” daha yaşandı. Başbakan Angela Merkel’in de dahil olduğu 16 kişilik yeni kabinede dikkati çekenlerden biri de 36 yaşındaki Sağlık Bakanı Philipp Rösler. Dokuz aylık iken Vietnam’daki Katolik bir öksüzler evi tarafından bir Alman ailesine evlatlık verilen Rösler, Alman siyasetinin adeta “parlayan göçmen yüzü” oldu.
Hatta, muhafazakar-liberal gazetelerin çoğu onu, “politikanın yeni süper yeteneklisi” diye sundu.
Hayat hikayesi anlatılırken, göçmenliğinden çok “süper yetenekleri” öne çıktı.
Demek ki, bu kesimler açısından gelecek vaat eden bir sima.
15 milyon göçmen kökenli insanın yaşadığı Almanya’da Rösler’in kabinede yer alması çok şaşırtıcı değil tabii.
Rösler son yıllarda partisi FDP’nin parlayan yıldızlarından biriydi. Aşağı Saksonya Eyaleti’nde başbakan yardımcılığı görevini yapıyordu.
Yani bu genç yaşta bakanlık koltuğuna oturması, en pervasız politikaların hayata geçirilmesini savunan partisinin yönetiminde kendini kanıtladığını gösteriyor.
Yani, “süper yeteneği”ni halkın aleyhine olan politikaları savunmak için kullanan biri.
Türkçe gazetelerin çoğu ise Rösler’in bakanlığını “Evlatlıktan bakanlığa” başlığı altında alıştığımız “işçilikten patronluğa” türü haberlerle verdi.
Rösler’in göçmenliği özel olarak öne çıkarıldı.
Elbette, burada Rösler’in göçmenliği konusunda durup düşünmek gerekiyor. Klasik bir göçmen ya da göç eden bir işçi ailesinin çocuğu değil.
Dokuz aylık iken evlatlık alınan ve göçmenlerle hiç ilgisi bulunmayan bir kişinin “göçmen bakan” ilan edilmesi, yakıştırmadan öte anlam ifade etmiyor.
Diğer taraftan bu ilk “göçmen kökenli” bakanı büyük işler bekliyor.
Çünkü koalisyon partilerinin sertleştirme ve kesinti politikalarından biri de sağlık alanında olacak. Bir doktor olarak Rösler de, “süper yeteneklerini” asıl olarak burada halka karşı kullanacak.
Yani, burada bir kez daha politikacının etnik kökeninden çok belirlenen politikaların esas olduğuna hep birlikte tanık olacağız.
Bu hem halka karşı politikacıların kökenleri için hem de etnik ya da dini kökenleri farklı da olsa kaderleri ve yaşamları aynı olan emekçiler için geçerli. (YH)