Mücadeleyle görülür hale geliyoruz

Bir süre öncesine kadar „Almanya’nın görünmeyenleri“ olarak anılan yüzbinlerce temizlik işçisi son iki haftadır ülkenin bütün alanlarında çok net görülür hale geldiler. Süresiz grev oylamasında grevden yana olanların yüzde 96,7 olması temizlik işçilerinin sabırlarının çoktan taştığını gösteriyordu.

BÖYLE BİR SONUÇ, BÖYLE BİR COŞKU, BÖYLE BİR KATILIM…
Grevin ikinci günü basının önüne çıkan sendika sözcüsü süresiz grev oylamasından böyle bir kesin sonuç çıkmasını önceden beklemedikleri gibi greve katılımın ve yaşanan coşkunun önünde hayrete düştüğünü şu sözlerle ifade ediyordu: „Son günlerde yaşadıklarımız bütün beklentilerimizin çok üzerindeydi.“
Sonuçta temizlik işkolunda 30 bin işyerinde 850 bin emekçi çalışmakta. Yani şirket başına ortalama 28,3 işçi düşüyor. Buda sendikanın genelde küçük taşeron firmalarda ağır şartlarda çalışan emekçileri örgütlemek, bu işyerlerine girebilmek için uğraşmak zorunda kaldığı anlamına geliyor
Sendikanın verdiği bilgilere göre Salı gününe kadar yüzlerce firmada 8 bin 200 işçi greve katılmıştı. Çarşamba günü „zirve görüşmesi“ olmasına karşın „frene basmayacağız, hergün daha fazla işyerinden daha fazla işçinin katılımıyla grevimizi yaygınlaştıracağız“ diye konuşan Merkezi Grev Komitesi sözcüsü, „İşverenlerin bugüne kadar (Salı, 27 Ekim) sunduğu ne bir teklif var nede başka bir şey. Zirve görüşmesinde ne sunacaklarını bilmiyoruz. Bildiğimiz ve sürekli söylediğimiz yoksulluk ücretlerinin altına imza atmayacağımızdır“ dedi

İŞÇİLER SENDİKALARINA GÜVENİYOR
Temizlik işçileri eylemlerini sadece temizlik yapılan binaların önünde yapmıyorlar. Birçok şehirde hergün DGB binasında buluşan işçiler burada grev tecrübelerini tartıştıkları gibi yalnız olmadıklarını da görüyorlar. Veya 27 Ekim günü olduğu gibi şehir merkezlerinde büyük gösteri ve mitingler yaparak seslerini herkese duyuruyorlar.
İşçiler her vesilede sendikalarına duydukları güveni göğüslerini gere gere dile getiriyorlar. Bu aynı zamanda sendikaya da verilmiş bir mesajı içeriyor. Bir eylemde görüştüğümüz sendikacının, “işçilere sormadan hiçbir sözleşmenin altına imza atamayız” sözleri de bunu doğrular nitelikte.
Önümüzdeki haftalarda temizlik işçilerinin mücadelesinin nasıl sonuçlanacağını birlikte göreceğiz. Ama bugünden, “temizlik işçileri, bütün düşük ücretli işçilerin hakları için mücadele edebileceklerini gösterdiler” diyebiliriz.

ŞİMDİ DAYANIŞMAYI YÜKSELTME ZAMANIDIR

Hamburg’da  DGB Göçmen İşçiler Sorumlusu Hüseyin Yılmaz, ver.di Sendikası Göçmen Komisyonu Başkan yardımcısı Cumali Demir, DİDF  Hamburg Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Özbolat, Devlet Demir Yolları (DB) İşyeri temsilcisi Gülbahar Yeşilyurt, Sol Parti Eyalet Milletvekili Mehmet Yıldız, Göçmen Kadınlar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Yeter Özbolat, IG BAU Kuzey Almanya sekreterlerinden Sezai Elmalı ile birlikte yaptıkları ortak basın toplantısında temizlik işçilerine destek verdiler.
Temizlik sektöründe çalışanların büyük çoğunluğunun göçmen ve Türkiye kökenli olduğuna dikkat çeken Sinan Özbolat, “işçilerin haklı mücadelesinde tüm gücümüzle yanlarında olacak ve sonuna kadar destekleyeceğiz” dedi.
Sezai Elmalı dağınık çalışmaları nedeniyle işçilerin örgütlenmesinin zorluğunu anlattığı konuşmasında, temizlik işlerinin eskiden ek iş olarak yapıldığını, şimdi ise bu sektörden emekçilerin evini geçindirmek zorunda kaldıklarına dikkat çekti.
Hüseyin Yılmaz da, DGB olarak grevleri destekleyeceklerini belirterek tüm işkollarında çalışanları bu grevleri desteklemeye ve işçileri de sendikalarda örgütlenmeye çağırdı.
Mehmet Yıldız ise, krizin faturasının işçi ve emekçilere kesilmeye çalışıldığını, krizi bahane eden patronların saldırılarını artırdıklarını ifade ederek bunun önüne geçilmesi için işçilerin örgütlenmesi ve sendikal haklara sahip olmalarının önemini vurguladı.