Gençler geleceklerine sahip çıkıyor

Giderek bilimsellikten uzaklaşan üniversiteler, sömürücü egemen sınıflar tarafından tamamen paralı hale getirilmeye çalışılıyordu. Onlar için işçi ve emekçi çocuklarının okumasının çok fazla önemi yoktu. Varsa yoksa kendi menfaatleri önemli idi.
Böyle olunca da Avusturya’da gecenin karanlığını yarıp ışık saçan ve son yılların en kitlesel gençlik eylemleri gerçekleşti. Birinde 50 bin diğerinde 20 bin kişi katıldı. Bizim de katıldığımız başka bir eylemde, gençliğin Viyana sokaklarında gece yarısına kadar taleplerini haykırması, geleceğe ilişkin umutların tazelenmesine vesile oldu.
Viyana Üniversitesi’nin işgal eden öğrenciler, Almanya’da da sekiz üniversitenin işgal edildiğini duyduklarında salon alkış tufanına sahne oldu.
Ve ilerleyen günlerde eylemler Almanya’nın dört bir yanına yayıldı. Öğrenci birlikleri, sendikalar, demokratik kurum ve kuruluşlar yoğun bir çalışmanın içine girdiler. Almanya’nın belli başlı şehirlerinde peş peşe toplantılar düzenlenip eylem kararları alındı. Münih, Köln, Berlin, Freiburg, Essen, Frankfurt, Heidelberg, Tübingen, Stuttgart,vd. üniversitelerde öğrenciler harekete geçtiler. Amfiler işgal edilip açık kürsüler kuruldu. Üniversite duvarlarına talepleri dile getiren pankartlar asıldı. Gençler uyku tulumlarıyla günlerce buralarda sabahladılar. Sağdan soldan yemekler getirildi. Kimi hasta olsa da, geleceklerine sahip çıkma kararlılığından vazgeçmedi.
Toplumun geleceği ve en aydın kesimi olan onbinlerce gencin eğitim sistemine ve haksızlıklara isyan etmesi tüm gazetelerde, tv kanallarında ana haber bültenlerinde geniş yer tuttu. Yetmiş üniversitede irili ufaklı işgal eylemlerinin olması, bireycilikle damgalanan ve küçümsenen bir kuşağın harekete geçmesi bir çok önyargıyı da tuzla buz etti.
Stuttgart da öğrenci eylemlerine sahne olan kentlerden biriydi. Stuttgart DİDF ve ver.di Stuttgart şubesi de ortak bir bildiri çıkararak gençlere destek verdi. Öğrenci Birliği, ver.di Jugend, DİDF Jugend ve birçok kurumun çağrısını yaptığı yürüyüşe 6 bine yakın genç katıldı. Stuttgart polisinin zaman zaman öğrencilerin eylemine karşı provokatif bir tutum sergilemesi, üç beş  Nazi’nin saldırgan tutumu öğrencilerin eylemine gölge düşüremedi.
Son günlerde Stuttgart kent merkezi her gün bir başka eyleme gösteriye sahne oldu. Daha güzel bir dünya için çevre örgütleri, krize karşı birliğin protestosu ve sanatçıların eylemi rengarenk gösterilere seslerini duyurdular.
Stuttgart’ta daha önceleri yapılan öğrenci eylemlerinde orta öğrenim gençliğinin katılımı dikkat çekerken bu defa üniversitelilerin katılımı fazlaydı. Miting alanında konuşan üniversiteli genç şöyle sesleniyordu: “Zenginlerin parası var çocuklarının derdi yok. Eşitsizliğe ve haksızlığa dur demek için taleplerimiz kabul edilene kadar mücadelemiz değişik biçimlerde sürecek”.
Eylemin dikkat çeken bir başka yanı da göçmen gençlerin hem kürsüde hem meydanda temsil edilmesi oldu. DİDF Gençlik adına konuşma yapan Hewal Demirdöğen, göçmen gençlerin sorunlarını gözler önüne sererken, birlikte hareket etmenin önemini vurguladı.
Öğrenciler, eğitimin paralı hale getirilmesine, özelleştirilmesine, öğrenime müdahale edilmesine karşı harekete geçmiş durumda. Toplumun diğer kesimlerinden öğrencilere gösterilen sempatik yaklaşım açık desteğe dönüştüğünde başarının elde edilmesi daha da kolaylaşacaktır.
Bu sistem gençliğin özlemlerine ve kaynayan enerjilerine yanıt veremez, tam aksine kapitalist sistemin bağrında taşıdığı çelişkiler gençliğin geleceğini karartıyor.
Öğrenci eylemlerinin yaygın kitleselliği karşısında, hükümet sözde geri adım atacakmış gibi davranıyor. Sömürücü egemen sınıflar, genç kuşakların yüreğini ve beynini kazanmak için her türden yalan ve dolana başvuruyorlar. Tam da bu noktada öğrenci gençlik eylemlerinin diğer toplumsal sorunlarla birlikte ele alınmasının önemi büyük. Bunun için sınırlı sayıda da olsa sendika gençlik örgütlerinin eylemlere katılmasını küçümsememek gerek. Üniversiteleri yalnızca ‘seçkinler’ sınıfının gittiği yerler yapmanın planlarını bozmanın ve başarmanın yolu da buradan geçer. Gençliğin yaşam konusundaki tutkulu özlemleri, eğitim alanında katlanmak zorunda olduğu güçlükler, sistemin sorgulanmasını beraberinde getiriyor.
Yürüyüş boyunca kapitalizm aleyhine atılan sloganın yaygın destek bulması buna basit bir örnek. Dosta ve düşmana bir kez daha kendini hissettiren gençliğin doğal tepkisinin geliştirilip yaygınlaştırılması ve ilerletilmesi gerekiyor.

> ALİ ÇARMAN