S-(orumsuz) Bahn

Erdoğan Kaya

Başkent Berlin’de S-Bahn’larda 2009’un ortalarında başlayan ve günümüze kadar süren sorunlar bir türlü bitmek bilmiyor. Federal Demiryolları Dairesi’nin (Eisenbahnbundesamt) baskısıyla, bozuk trenlerin tamire çekilmesi – ki toplu taşımacılıkta ulaşıma sokulan bu trenler, yolcuların güvenliğini tehdit eder düzeye gelmişti – bu toplu taşıma aracına mahkum olan Berlinlilere büyük sorunlar yaşatmaya devam ediyor.
S – Bahn 600 araçtan (çift vagon) sadece 200’ünü ulaşıma sokabiliyor. Yıllarca, personel eksikliği, yedek parça eksikliği, tamirhane kapasitesinin düşürülmesi nedeniyle bakımı yapılamayan halen 400 araç tamirhanelerde bekletiliyor.
Bu yüzden S – Bahn iki yıla yakın bir süredir tam kapasite toplu taşımacılık hizmeti veremiyor. Kış öncesi verilen “kışa hazırız” demeçleri, karın düşmesiyle tuz buz oldu. Kapılar dondu. Makaslar (Weichen) dondu. Bir çok hat hiç çalışamaz hale geldi. Diğer hatlarda ise iki araç arasındaki bekleme süresi on dakikadan yirmi dakikaya, bazı hatlarda yarım saate çıkarıldı. Seferler iptal ediliyor. Eldeki sınırlı araçlar bir hattan çıkarılıyor, diğer bir hatta sokuluyor. Özellikle Berlin dışından gelenler –Berlinliler S–Bahn yerine BVG’yi tercih ediyorlar- büyük sorunlar yaşıyorlar. En çok da bu hatlarda büyük kısıtlamalara gidiliyor. S–Bahn’da yaşanan sorunlardan dolayı Banliyö trenleri (Regional Bahn) tercih edenler de yaya kalıyor, çünkü bu araçlar da bozulan ICE ve IC’lerin yerine devreye sokuluyor. Özel firmalardan kiralanan otobüsler, talebi karşılamada yetersiz kalıyorlar. Bu da S–Bahn duraklarında yığılmalara, trenlerin tıklım tıklım dolmasına, yolcuların işe, eve, randevusuna zamanında yetişememesine neden oluyor.

Yeni yıl sürprizi

Verilemeyen hizmet yüzünden yolcuların uğradığı zararın karşılanması tartışmalarının yaşandığı bir dönemde, yeni yılın ilk günlerinde S–Bahn ve diğer toplu ulaşım araçlarına binenler bir sürprizle karşılaştılar. 1 Ocak’ta bütün bilet fiyatlarına yüzde 10 kadar zam yapıldı. Berlinliler tam verilemeyen hizmet karşılığında bir de daha fazla bilet parası ödemek zorunda bırakılıyor. Yani açıktan halkla alay ediliyor!

Sorumlu kim?
Özellikle yerel basın S-Bahn yönetimine karşı yoğun bir saldırı kampanyası yürütüyor. Bütün büyük gazeteler S–Bahn’da yaşanan sorunları ve halkın tepkisini manşetten veriyorlar. Berlin Senatosu da yaşananların sorumlusu olarak S–Bahn’ı gösteriyorlar. Oysa tek sorumlunun ne S – Bahn yönetimi ve ne de ana tekel Deutsche Bahn olmadığı son günlerde yapılan kriz toplantılarıyla daha net açığa çıktı. Yaşananlardan S–Bahn’la 2017’ye kadar Ulaşım Anlaşması olan ve her yıl toplu taşımacılık hizmeti için 250 milyon Euro veren Berlin Senatosu da sorumludur. Kamu işçisine verdiği her kuruşun hesabını yapan Senato’nun 250 milyon Euro’nun nereye harcandığını bilmemesine kim inanabilir. İşsizlere parayı nasıl harcamaları gerektiği konusunda akıl veren senatörlerin, S–Bahn’a verilen milyonların nereye harcandığını bilmemesine kim inanabilir!

Federal Hükümet  sorumluluktan kaçamaz!
Yaşananlardan sadece Berlin Senatosu’nu sorumlu tutmak da tam doğru olmaz. Aynı zamanda – ki S–Bahn Deutsche Bahn’a bağlı bir işletmedir- Federal Alman Hükümeti de sorumlular arasındadır. Çünkü Deutsche Bahn hala devlet malı. Deutsche Bahn’ı altın yumurtlayan tavuk olarak gören Federal Hükümet ve önceki hükümetler, gerek Berlin’de yaşanan ve gerekse Almanya genelinde yaşanan ve yaşanacak olan sorunlarda pay sahibidirler. Geçtiğimiz yaz ICE’lerde klimaların çalışmaması, kışın kara teslim olan tekniğin, bozuk sinyal sisteminin, bakımı yapılamayan araçların sorumlusu, son yıllarda inatla sürdürülen tasarruf politikasının bir ürünüdür. Yıllarca tekelin rekabet gücünü artırmak adına yapılanların –böylelikle hizmetin kalitesinin de artacağının propagandası yapılıyordu- toplu taşımacılık hizmetlerini nereye getirdiği bir kez daha çarpıcı bir şekilde bir kez daha görüldü.

Karlar hizmete değil,  pazar payını artırmaya yatırılıyor!
Deutsche Bahn 2009 yıllında 1,8 milyar Euro kar yaptı. 2010’nun rakamları daha açıklanmadı. Federal Hükümet yapılan karın 500 milyonunu bütçe açıklarını kapatmak için istiyor. Peki geri kalan para nereye gidiyor? Geçen hafta toplanan bütün eyaletlerin ulaşım bakanları bu 500 milyonun daha iyi nasıl kullanacağını tartıştı. Bu tartışmaya yeni kurulan Demiryolu ve Ulaşım Sendikası da katıldı. Gerek bakanlar ve gerekse sendika başkanı bu paranın hizmetin kalitesini artırmak için yeni araç alımı, personel sayısını artırmak ve araçların bakımı için harcanması önerisi getirdi.
Ancak ne bakanlar ne de sendika yöneticileri geri kalan 1,2 milyarın nereye kullanılması gerektiğine hiç değinmediler! Neden acaba? Çünkü o para hem Avrupa Birliği sınırları içinde hem de Dünya’nın başka bölgelerinde özellikle yük taşımacılığı (Lojistik) hizmeti veren demiryolları şirketlerinin satın alınması için harcanacaktı!
Yani Deutsche Bahn vermediği hizmetten yaptığı karları; hizmetin kalitesini artırmak, ray üzerinde taşımacılığı daha ekonomik hale getirmek, araçların bakımını daha iyi yapmak, ulaşım ağını daha da genişletmek için harcamayacak! Tersine yapılan karlar pazarı genişletmek için harcanacak! Daha fazla demiryolu şirketi satın alınacak!
Halka hizmet, ulaşım hizmetinin kalitesinin yükseltilmesi, karların nereye harcanacağı üzerinden verilen mücadelenin sonucuna bağlı olduğu, bilinmek zorunda!

* Migrationsausschuss – ver.di