Entegrasyon Danışma Kurulu neyi değiştirecek?

Federal Hükümetin Uyumdan Sorumlu Bakanı Maria Böhmer, federal düzeyde faaliyet gösterecek olan bir Entegrasyon Danışma Kurulu (Integrationsbeirat) kurulacağını duyurdu. Yapılan ilk açıklamalara göre kurulun görevi, “göç, sığınma ve uyum politikaları konusunda, özellikle de eğitim, çalışma yaşamı ve kadınların durumu konularında danışmanlık yapmak ve bakanlığın bu alandaki çalışmalarını desteklemek” olarak belirlendi. Kurulda, Almanya çapında faaliyet gösteren 10 göçmen örgütü, işveren örgütleri, Federal Çalışma Ajansı, Alman Sendikalar Birliği, spor federasyonları, yerel yönetim birlikleri, sosyal yardım kuruluşları, kilise ve diğer dini kuruluşların temsilcileriyle biliminsanları ve “tartışmayı zenginleştirecek bağımsız şahıslar” yer alacak. Federal Meclis İçişleri Komisyonu Başkanı ile Eyalet Uyum Bakanları Konferansı’nın dönem başkanının konuk olarak katılacağı kurulun diğer 32 üyesi Böhmer tarafından atanacak. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre üçte ikilik çoğunlukla alınması gereken kurul kararlarını açıklama yetkisi Böhmer’in olacak.
Danışma Kurulunun oluşturulması kararı hakkında daha önce süren hazırlıklar ya da bu yönde planların bulunduğu konusunda kamuoyu bilgilendirilmemişti. Bu da, göçmenleri hedef alan tartışmaların ve son olarak 6 Aralık 2010’da, göçmenlere yönelik yaptırım tartışmalarının gölgesinde gerçekleştirilen Uyum Zirvesi’nin ardından, “göçmenlere yönelik sadece talepler ileri sürmüyoruz, aynı zamanda onlara katılım olanakları da sunuyoruz” mesajı verilmek istendiğinin açık göstergesi olarak yorumlanabilir. Böhmer, bu niyetini “kurulu oluşturmamızdaki amaç, şimdiye dek karmaşık ve hırçın şekilde süren uyum tartışmalarını olgulara dayanan bir zemine oturtmak” açıklamasıyla ortaya koydu.
Kaldı ki en küçük bir karar yetkisine sahip olmayan, kararlarını açıklama hakkını bile Böhmer’e devreden bir kurulun Federal Hükümet’in göç ve uyum politikalarını etkilemesi veya eleştirmesi bile öngörülmüyor. Dolayısıyla bir yanda göçmenlere karşı önyargıları kışkırtarak toplumu bölmeyi hedefleyen politikalarını sürdürecek olan hükümet, bu kararlarına göçmenleri de ortak ettiği izlenimini yaratma şansı bulacak.
Yetkisizliği ve göstermelik işleviyle geçtiğimiz yıllarda göçmenlere “siyasi faaliyet” olarak gösterilen Yabancılar Meclislerini, diğer adıyla Yabancılar Danışma Kurullarını hatırlatan yeni Göç Danışma Kurulu’nun da öncellerinden farklı bir şekilde fiyaskoyla sonuçlanması kimseyi şaşırtmayacaktır. Esas olarak topluma içi boş mesajlar verme işlevi yüklenen kurul, muhtemelen geçtiğimiz yıllarda işlevsizliğiyle dikkati çeken Uyum Zirvelerinin yerini alacak. Bu zirvelerde de, sözümona göçmenlerin temsilcisi olarak belirlenmiş, ancak kendinden başkasını temsil etme hakkı olmayan medyatik isimler davetli olarak yer almış, sadece birkaç cümle konuşma olanağına sahip olarak “göçmenleri temsil” görevlerini yerine getirmişlerdi (!). Kurula atanacağı duyurulan isimlere bakıldığında, bu plan açıkça görülüyor. Önceki zirvelere katılan sendikalar, işverenler birliği, kiliseler gibi kurumların yanısıra Almanya Türk Toplumu, Alman-Arap Dostluk Dernekleri gibi örgütler yine atanacak temsilciler arasında yer alıyor.
Bu da kurulun çalışmalarının bugüne dek ortaya konulandan farklı bir sonuca ulaşamayacağını gösteriyor. Lobbi kuruluşları esas olarak yine kendi taleplerini kurulun gündemine getirerek “göçmenlerin talep ve ihtiyaçlarını dile getirdik” deme, sorunların çözümüne ilişkin önerilerini bir kez daha tekrarlama, hükümet ise, “göçmenlerin görüşlerine başvurduk” deme fırsatı bulacaklar. Kısacası emekçileri birbirlerine karşı kışkırtan, önyargıları derinleştiren kampanyalar ve politikalar, bundan böyle “göçmenlere danıştık!” ifadeleriyle sürecek. Danışma Kurulu’yla değişecek olan tek nokta ise bununla sınırlı kalacak. (YH)