Bir vicdan gerekir…

Kars’ta yaptığı anıta Başbakan Erdoğan’ın “ucube” demesi üzerine Türkiye gündemine oturan ünlü heykeltraş Mehmet Aksoy, Berlin’de arkadaşımız Sinan Balta’nın sorularını yanıtladı.

Barışı ifade eden heykelleri yapan sanatçılardan birisiniz ancak, ancak hükümetler size çok barışçıl bakmıyor. Bu insanlık anıtıyla bunu bir kez daha gördük. Başbakan Erdoğan’ın Kars’taki heykelinizle ilgili sözleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Şimdi Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı. Ve tabii ki bir heykel onun hoşuna gitmeyebilir, gidebilir de… Burada bir sorun yok. Bu çok özgür bir şeydir.  Zaten sanat, özgür düşüncenin dışa vurumudur. Ben de heykelim üstünden, form dili üstünden özgür düşüncemi dışa vuruyorum. Kars’taki heykele gelirsek…  Başbakan geliyor Kars’a; çok da informasyonu yok heykel hakkında diye düşünüyorum. Ya da var, bilmemezliğe gelebiliyor. Aslında heykelde, içerik olarak onun karşı çıkabileceği hiç bir şey yok. Bizim dış politikamızla örtüşüyor. Biz bugün Ermenistan ile iyi ilişkiler kurmak istiyoruz; Barış kapılarının açılmasını istiyoruz.

Yani, “ucube” bilmem ne, “kaldırın bunu” gibi buyurgan bir tavırla bunu yok saymak… Bir başbakanın böyle bir şey söylememesi gerekir. Bizi korkutan birşeydir. Demokratik bir ülkede demokrasi kurumlarını yok saymaktır. Biz bu kurumlardan geçirerek yaptık bu heykeli. Gecekondu değil. Söylendiğinin tersine, bu heykel Erzurum Tabii Varlıkları Koruma Kurulu’ndan geçti…

Peki sizce bu işin asıl nedeni ne?

O zamanlar MHP’lilerin, “bu heykelde Ermenilere el uzatılıyor, Ermenilerle barış yapılmak isteniyor,  ki Türk halkı buna el uzatır mı” gibi çok aşağı bir yerden gerekçelerle bu anıta karşı çıkışları vardı.  Şimdi Başbakan oradaki MHP oylarına göz dikiyor. Bütün olay aslında bu. Bunun için de beni de heykeli de sanatı da harcıyor. Bu hakikaten totaliter bir zihniyetin ürünüdür, dışavurumudur.

Bu durumda, heykel ne olacak? Sizce yıkabilirler mi?

Fizik olarak da yıkamazlar çok güçlü bir yapıdır.  Bin 500 ton ağırlığında ve uçurumun kenarındadır. Ancak patlatabilirler. Eğer patlatırlarsa diyorum di, Talibana dönerler. Taliban nasıl ki Budha heykellerini yıkmak için o kadar bomba attı, füze attı, dinamit patlattı gene de tam yıkamadı. Dünyaya rezil oldu.  Öyle olur.

Türkiye Dışında da tartışmalı eserleriniz oldu.

Faşist hitler ordusundan kaçan askerler adına bir heykel yapılmak isteniyordu 1989’da. Ve bir tane yarışma açtılar. İşte asker kaçakları ile ilgili bir heykel. Ve bunu Bonn şehrine koymak istediler. Ve o zamanki hükümetler, Alman ordusuna hakaret olarak saydı. Karşı görüştekiler de “sen niye hakeret diyorsun ki, biz Hitler ordusunu insanlık şuçu işlemiştir diye suçlamıyor muyuz? Şimdi bu insanlar bu insanlık suçuna katkı vermedikleri için mi kötüler?  Sonunda halen yaşayan asker kaçakları vardı, onlarla birlikte biz Bonn’da anıtı açtık. Tartışma bitmedi. Mahkemeye verildi, Parlamentoda tartışıldı. Almanya’nın gündemine oturdu. Ve yarışma açıldı. Ve ben kazandım. Ve o heykel bütün eyaletleri dolaştı. Kiliseye iltica ettirdiler. Sonra Postdama geldi. “Asker Kaçağı” heykeli diye.