Eşit işe eşit ücret ve iş güvencesi!

Alman Sendikalar Birliği DGB, kiralık işçiliğin ve güvencesiz işlerin artmasına karşı mücadelesini yoğunlaştırma kararı aldı. Çelik işkolunda kiralık işçilere “eşit işe eşit ücret” ödemesini içeren sözleşmenin imzalanması ve Federal Anayasa Mahkemesi’nin Hıristiyan sendikaların imzaladığı sözleşmeleri geçersiz kılmasının ardından bu alana yönelik çalışmalar hız kazandı.

Başta IG Metall ve ver.di sendikaları olmak üzere DGB’ye bağlı değişik sendikaların, “bütün alanlarda güvenceli iş ve eşit işe eşit ücret için mücadele edeceğiz” diye ilan etmeleri kiralık işçi olarak çalışan yüzbinlerce emekçi arasında büyük beklentilere yol açıyor.

“BİR MİLYON SINIRINI AŞACAĞIZ”

Kriz öncesinde, 2008 Temmuz ayında kiralık işçi sayısı 823 bine kadar yükselmişti. Krizin üretim sektörüne yansımasıyla birlikte 300 binden fazla kiralık işçi işini kaybetmişti. Krizin etkisini yitirmesiyle birlikte ise bu kez kiralık işçi sayısında adeta bir patlama yaşandı ve 2010 Ekim ayında 923 bine çıktı.

İşçi kiralayan firmaların çatı örgütü BZA tarafından 5 Ocak 2011’de yapılan açıklamada ise değişik branşlara kiralanan işçi sayısının önümüzdeki haftalarda bir milyon sınırını aşacağı bildirildi. Ekonominin canlanmasıyla birlikte kiralık işçi talebinin arttığına dikkat çekilen açıklamada, “2011 genelinde branşımızda çift haneli büyüme kaydedilmesini bekliyoruz” denildi.

2010’un son aylarında IG Metall tarafından yapılan bir araştırmada, ekonominin canlanmasıyla birlikte istihdamın yüzde 85’inin güvencesiz alanlarda gerçekleştiğine dikkat çekilmişti. Buna göre işe alınan 100 işçiden sadece 15’i süresiz sözleşme imzalamıştı.

KİRALIK İŞÇİLER PLAN YAPAMIYOR!

Kiralık işçilerin karşı karşıya oldukları sorunlar yavaş yavaş gündeme geliyor. Kamuoyuna genel olarak “kiralık işçilik kötü ama işsiz olmaktan daha iyidir” kanısı hakim. Fakat kiralık işçilerin yaşam ve çalışma koşulları biraz mercek altına alındığında bu kanının büyük yanılgıdan ibaret olduğu görülmekte.

DGB tarafından ilk kez kiralık işçi olarak çalışmaya başlayanlar arasında 2009 yılında yapılan bir araştırmada (www.dgb.de), kiralık işçilerin ne tür sorunlarla karşılaştıkları çok çarpıcı olarak ortaya koyuluyor. Kiralık işçiler bir yanda düşük ücretlerle yaşamlarını sürdürmeye çalışırlarken diğer yanda her an işten atılma korkusuyla yaşıyorlar.

Araştırmada işçilerin, kiralandıkları branşlara göre kadrolu işçilerden yüzde 30 ila 40 arası daha düşük ücret aldıkları belirtiliyor. 2009 yılının ikinci yarısında 497 bin 646 işçinin ilk kez bu alanda çalışmaya başladığına dikkat çekilirken, bunların yüzde 11’inin (53 bin 454) bir hafta içinde işten çıkartıldığı, yüzde 50’sinin (249 bin 613) ise bir hafta ila üç ay içinde işten atıldıkları bildirilirken yüzde 39’unun ise (194 bin 579) ise üç aydan daha fazla kiralık işçi olarak çalıştıkları bildiriliyor. Geçmiş yıllarla yapılan kıyaslamada ise işçilerin daha hızlı işe alındıkları ve atıldıkları tespit edilmiş araştırmada.

Bu şartlarda çalışmanın ve insanca yaşamanın neredeyse mümkün olmadığını görülen DGB raporu, kiralık işçilerin uzun vadeli plan yapmaları mümkün olmadığını ortaya koyuyor. Normal bir işte çalışan işçi ev, araba satın alma planları yapmaya çalışırken kiralık işçi olarak çalışanlar ise bir ay sonrasının planını yapmakta dahi zorlanıyorlar.

UZUN VADELİ BİR KAMPANYA GEREKİYOR

Sendikaların çalışmalarını ücret eşitliğinin sağlanması ve kiralık işçilerin gereğinden fazla kullanılmaması ile sınırlamaları kampanyanın zayıf yanı olarak ortaya çıkıyor. Nitekim işverenler ücret konusunda yasalara sadık kaldıklarına dikkat çekerlerken kiralık işçileri de zaten gerektiği zaman işe aldıklarını vurguluyorlar.

Bu nedenle kampanyada ileri sürülen taleplerin en başına uzun vadede kiralık işçiliğin yasaklanması getirilmesi gerekiyor. Ancak bu şekilde kısa vadede kiralık işçilerin yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik kısmi başarılar da mümkün olacaktır. Kiralık işçiliğe prensip olarak karşı çıkmayan kampanyalar ise saman alevi gibi parlayıp kısa sürede sona erecektir. (YH)

Sendikaların talepleri:

–         Kiralık işçilere, ilk günden itibaren eşit işe eşit ücret ödenmeli

–          Bütün branşlar için genel yasal asgari ücret: 8,50 Euro saat ücreti

–          Sınır ötesi kiralık işçilikle ücret dampingi yapılması engellenmeli

–          Greve çıkan işletmelerde kiralık işçi çalıştırılması yasaklanmalı

–          İşyerlerinde ve kamu kurumlarında sürekli kiralık işçi uygulamasına son

–          Kiralık işçi alımında personel ve işçi temsilciliğinin yetkileri artırılsın

–          Maddi temeli olmadan iş sözleşmelerinin süreli hale getirilmesine son

–          Sözde “serbest girişimciliğe” mücadele