REN KIYISINDAN/ Özlem Alev Demirel*

Borçlar gökten zembille inmedi

Para için neler yapılmıyor ki? Önemli politik kararlar hep büyük paralar için alınıyor. Sonuç da sosyal hak gaspları şeklinde ortaya çıkıyor.

Almanya’nın genelinde olduğu gibi Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nin bir çok belediyesinde de yapılan bu! Federal Hükümet’in ‘borçların frenlenmesi’ni kararlaştırmasıyla eyaletlere de prangalar takıldı.

Halbuki borçlar gökten zembille inmedi. On yıllardır tekellere ve zenginlere vergi kolaylaştırmaları ve sübvansiyonlarla milyarlar hediye edildi. Devlet ve belediye bütçeleri çok küçük bir azınlığın çıkarı için talan edildi.

Bu konuda en göze çarpan örnek hükümetin mali piyasayı istikrarlı kılmak için kaşla göz arasında çıkardığı 480 milyar Euro’luk bankaları kurtarma paketi oldu. Paketin faturasının emekçilere çıkarılması için CDU, CSU, FDP, SPD ve Yeşiller, Federal Meclis (Bundestag) ve Federal Eyaletler Konseyi’nde (Bundesrat) borçların frenlenmesi kararını aldılar. 2016 yılından itibaren Federal Hükümet, 2020 yılından itibaren de eyaletlerin yeni borç yapması yasaklanmış oldu.

Kemerler sıkılacak da sıkılacak. Borçların frenlenmesine bağlı olarak hükümet, geçen yıl tasarruf paketini kararlaştırdı. İşsizlerden milyarlarca Euro tasarruf yapılacak. Çalışanlara baskı yapılarak ücretlerinin azaltılmasına boyun eğmeleri sağlanacak. Borçları azaltmak için banka, tekel ve zenginlerden para almak, onların çıkarları için çalışan neoliberal partilerin aklına bile gelmiyor.

Önümüzdeki Mart ayında, Kuzey Ren Vestfalya Anayasa Mahkemesi eyaletin ek bütçesiyle ilgili bir karar alacak. SPD ve Yeşiller’den oluşan azınlık hükümeti, 2010 yılı bütçesinde yeni borçlanmanın 1,8 milyar Euro’dan 8,4 milyar Euro’ya çıkarılması için başvuruda bulundu. Bu ek bütçede en büyük pay, 1,3 milyar Euro ile eyaletin malı olan, uluslararası pazarlarda spekülasyonlara giren ve büyük zarar gören West LB bankasına verilecek. Okullarda ve çevre koruma kurumlarında personel azaltılacak, borçtan harap olmuş yerel yönetimlere de sadece 300 milyon Euro ayrılacak.

Bu ek bütçeye karşı CDU ve FDP, ‘jenerasyonlar arasında adillik’ gibi sahte gerekçesiyle Münster’deki Eyalet Anayasa Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Eğitim, sosyal hizmetler ve çevre konusunda tasarruf yapılırsa gelecek kuşakların çıkarına olacakmış gibi bir görüntü yaratılıyor.

Mahkeme, eyalet hükümetini ek bütçenin yasalara uygun olup olmadığı kararlaştırılıncaya kadar yeni borç yapmama konusunda uyardı. Karar, hükümet içindeki tedirginliği arttırdı.

Mahkemenin uyarısından çok kısa süre sonra SPD’li Maliye Bakanı Norbert Walter-Borjans’in bütçede 1,3 milyar Euro’luk kullanılmamış para ve yüksek vergi kaynakları buluvermesi pek de tesadüfi değil.

Düşünün uyandığınızda bir bakıyorsunuz ki 1,3 milyar Euro fazla paranız varmış!

Maliye Bakanı’nın açıklaması ne denli ciddiyetsiz ve berraklık olmadan politika yapıldığını gösteriyor.

Bu ani “buluş”, NRW’deki yerel yönetimlerin durumu dikkate alındığında olağanüstü saçma. Belediyeler borç batağında, gençlik, kültür, kamu personeli ve sosyal alanda korkunç kısıtlamalara gidiliyor, her alanda harçlar arttırılıyor. Eyalet hükümeti, yerel yönetimleri ne kadar harcayabilecekleri konusundaki direktifleriyle ve sürekli kontrollerle kelepçelemiş durumda.

Parasızlıktan öğrenci harçlarının hemen kaldırılmasının, okulların donanımının arttırılmasının ve belediyelerin mali yönden güçlendirilmesinin mümkün olmadığını açıklayan Walter-Borjans, şimdi bütçede birden bire 1,3 milyar Euro buluveriyor!

Anayasa Mahkemesi, Mart ayında ek bütçeye karşı karar alırsa bir yandan parlamentoların nereye ne kadar para ayıracakları konusunda karar verme yetkisi yok edilerek demokratik haklar sınırlandırılmış olacak, diğer yandan da SPD ve Yeşiller,  eğitim, sosyal vb. alanlarda yaptıkları kısıtlamaları mahkeme kararına bağlayarak aslında halkın yararına politika yapmak istediklerini ama maalesef yapamadıklarını söyleyecekler. Halbuki SPD ve Yeşiller’in geçen yıllardaki Ajanda 2010 ve borçların frenlenmesi konularında aldıkları tavır bile onların sermaye ve zenginler için politika yaptığını gösteriyor.

Anayasa Mahkemesi’nin kararı aynı zamanda ilkbaharda kararlaştırılacak normal bütçesinde belirleyici bir rol oynayacak. Yeni bütçe ile yeni kısıtlamalar değil, başlatılan kısıtlamaların sürdürülmesi ve belediyelere ayrılan paranın azaltılmasıyla kısıtlamaların yerel yönetimler düzeyinde yaygınlaştırılması esas alınacak.

* Kuzey Ren Vestfalya (NRW) Eyalet Parlamentosu Milletvekili (Die Linke).