Hamburg 7. Kültür ve Edebiyat Günleri yapıldı

Hamburg DIDF tarafından bu yıl 7.’si düzenlenen Kültür ve Edebiyat Günleri zengin programıyla katılanların beğenisini topladı. Edebiyat, müzik, tiyatro ve söyleşilerin yanısıra etkinlik kapsamında indirimli kitap satışı da ilgi gördü.

Hamburg’da geleneksel hale gelen Edebiyat ve Kültür Günleri tiyatrodan edebiyat söyleşilerine, müzikten panellere zengin programıyla ilgi ve beğeni topladı. Türkiye ve Almanya’dan çok sayıda yazar ve sanatçının davetli olduğu program kapsamında edebiyatseverler iki gün boyunca indirimli kitap alma fırsatı da buldular. 3 gün süren etkinliğe yaklaşık 500 kişi katıldı.

Etkinlik kapsamında her yıl verilen onur ödülü ise bu yıl tanınmış tiyatro ve sinema oyuncusu Rolf Becker’e verildi. Barış, insan hakları ve eşit haklar konusundaki tutumu ve çabaları nedeniyle onur ödülüne değer bulunan sanatçı ödül töreninde yaptığı konuşmada duygulu anlar yaşadı. Böyle bir ödül almaktan son derece mutlu olduğunu söyleyen Becker’in, “Tek tek insanlar önemli değildir. Bu ödülü sizler adına alıyorum” sözleri alkışlarla karşılandı.

GÖÇÜN 50. YILI

Hamburg Edebiyat ve Kültür Günleri’nin bu yılki ana konusu ise Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün 50. yılı oldu.

Hamburg DİDF Başkanı Sinan Özbolat, etkinliğin açılış konuşmasında, göçün üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen göçmen olmaktan kaynaklanan sorunların devam ettiğini belirterek bu sorunları aşmanın yolunun ise emekçilerin din, dil, ırk ayrımı olmaksızın birlikte yaşam ve ortak haklar için mücadeleyi güçlendirmekten geçtiğine dikkat çekti. Özbolat, konuşmasını, “Artık Almanya’nın bir parçası olduğumuz, yaşam merkezimizin burası olduğu konusunda hemen hemen herkes hemfikir olmasına rağmen, pratik hayatta ne kadar buna uygun davranabiliyoruz? Alman devleti, her ne kadar resmi olarak bu gerçeği kabul ediyor gözükse bile, buna uygun yasalar ve düzenlemeler yapıyor mu? Sosyal ve kültürel hayata  katılabilmemiz için ne kadar çaba harcanıyor? Bu sorulara vereceğimiz yanıt maalesef çok iç açıcı değil. Bu yüzden DİDF olarak bu etkinliklere önem veriyor ve olanaklarımız ölçüsünde, sizlerin ve aydınlarımızın, sanatçılarımızın katkılarıyla bu alanda da çalışmalar yürütüyoruz. Zira biliyoruz ki, insanın değişim ve dönüşümü, aydınlanması, bilinçlenmesi buradan geçiyor.” diyerek sürdürdü.

Etkinliğin birinci günü Güneş Tiyatrosu sergilediği “Yarım Yüzyıl“ adlı tiyatro oyunuyla, göç sürecinde yaşananları kimi zaman güldüren kimi zaman düşündüren yönleriyle sahneye taşıdı.

Edebiyat ve Kültür Günleri’nde göçün konu edildiği bir başka etkinlikse, Hamburg 1 Televizyonu’ndan Bedo’nun yönettiği, “Göç ve Basın, Basın ve Göç“ paneli oldu. Kemal Doğan ( Hürriyet gazetesi), Pelin Şener (Yeni Hayat Gazetesi), İkbal Özakıncı (Hamburg Basın Birliği Başkanı), Nebahat Uzun ( Türkiye ve Post Gazetesi ), Süheyla Kaptan’ın (Anadolu Ajansı) katıldığı panel oldu. Panelde, hem Alman hem de Türkçe basının göç ve göçmenler konusundaki yaklaşımları ele alındı. Etnik ve dini kutuplaşmayı körükleyen yayınların öne çıkmasını eleştiren katılımcılar, yerli ve göçmenler arasındaki ortak yaşamın geliştirilmesi için basının daha pozitif rol oynaması gerektiğine dikkat çektiler.

Etkinlik çerçevesinde yapılan “Göç ve Kadın“ panelinde ise yazar Kadriye Bakşi, sosyal danışman Şehriban Yıldız-Karakış ve Pelin Şener 50 yıllık göç tarihinde kadınların sorunları ve hayatları üzerine düşüncelerini dile getirdiler.

EDEBİYAT SÖYLEŞİLERİ

7. Edebiyat ve Kültür Günleri birçok yazarın katıldığı edebiyat söyleşileri açısından da zengin bir programa sahipti. Emine Sevgi Özdamar’ın kitabından okuma yaptığı ve okurlarla söyleştiği etkinlikte, Rolf Becker, Michael Weber ve Rainer Schmidt’in şiir okuma akşamı katılımcıların beğenisini topladı. Bertoldt Brecht, Heinrich Heine ve Nazım Hikmet’in şiirlerini seslendiren sanatçılar dünyanın neresinde olursa olsun emekçilerin aynı özlem ve umutlara sahip olduğu mesajını verdiler.

Etkinlik kapsamındaki bir diğer söyleşi ise yönetmen Tonguç Baykurt ve oyuncu Yaşar Çetin ile gerçekleşti. Tonguç Baykurt, babası Fakir Baykurt’un “Eşekli Kütüphane“ adlı kitabından yola çıkarak hazırladığı film senaryosunu izleyenlerle paylaştı.

Şair-yazar Güney Özkılıç da “Nâzım Hikmet’in Bursa Yılları“ başlıklı bir dia gösterimi gerçekleştirdi. Nâzım Hikmet’in bilinmeyen bazı yönlerini izleyicilerle paylaşan Özkılınç, Nâzım’ın sadece bir şair değil, aynı zamanda bir öğretmen, bir devrimci olduğunu belirtti.

Etkinliğin son programı ise Kürt politikacı ve yazar Mehdi Zana’nın katıldığı söyleşi oldu. Kürt edebiyatı ve bölgedeki hayattan kesitler sunan Zana, kimi zaman neşelendiren kimi zaman hüzünlendiren anılarını toplantıya katılanlarla paylaştı. Zana, Kürt dili üzerindeki baskı ve yasaklara rağmen gerçeklerin üzerinin örtülemediğine dikkat çekti.

Yazar ve sanatçıların yanısıra siyaset dünyasından isimlerin de katıldığı etkinlikte, Sol Parti’nin Cumhurbaşkanı adayı Luc Jochimsen, Sol Parti Hamburg Eyalet Milletvekilleri Norbert Hackbush ve Mehmet Yıldız da birer konuşma yaparak 20 Şubat’ta yapılacak eyalet seçimlerinde güçlü bir sol muhalefet için katılımcılardan destek istediler.

Edebiyat ve Kültür Günleri’nin finali ise müzikle tamamlandı. Farklı uluslardan sanatçılardan oluşan Grup Az Bulutlu’nun değişik dillerden şarkılar sunduğu konser katılanların beğenisini topladı.

İzlenim: Güney Özkılınç (Eğitimci- Yazar)

Elbe’nin kıyısındaki işçi kenti Hamburg’da sokaklar afişlerle süslü bugünlerde ama öyle bizdeki gibi değil… Tahta panolara tutuşturulan afişler, kimi zaman bir direğe kimi zaman da bir ağaca yaslı. Ortada öyle düzensiz, savruk bir görüntü, flamalar vb. yok. Almanya’nın tek başına hem kent hem de eyalet olan bu ikinci büyük ve en zengin kentinde, 20 Şubat’ta gerçekleşecek eyalet seçimleri nedeniyle bir çalışma yürütülüyor. “Sosyal Hamburg“, “Eğitimden tasarruf yapılamaz“, “Terör histerisine son“ vb. türden seçim afişleri, emekçiler ve halkın yaşamının bu “zengin“ kentte de zorlaştı(rıl)ğını gösteriyor.

Orada olduğum kısa süre içerisinde Schell işçileri ve taşeron işçilerin eylemlerinin yanı sıra başkaca birkaç eylem; sokakta yatan işsiz, barınaksız insan sayısındaki artış, sokaklarda karşılaştığım afişlerde yer alan taleplerle Türkiye’deki taleplerin benzeştiğini de gösteriyordu. Farklı uluslardan emekçilerin ortaklaşan sorunları bu sorunlara karşı ortak mücadele ihtiyacını da…

Bu ihtiyaca hizmet etmek amacıyla Almanya ve diğer Avrupa kentlerinde Türk, Kürt, Alman ve diğer uluslardan emekçilerin birliği için mücadele eden DİDF’in Türk, Kürt ve Alman edebiyatçı ve politikacıların konuk olarak katıldığı 7. Kültür ve Edebiyat Günleri, buna uygun olarak değişik uluslardan emekçileri bir araya getirdi. İzleyiciler kimi zaman birkaç saati aşan etkinlik boyunca yerlerinden kalkmadan ve ilgiyle programları izlediler. Rolf Becker, Michael Weber ve Rainer Schmitt’in, Brecht, Heine, diğer toplumcu Alman şairleri ve Nazım Hikmet’ten okumalar gerçekleştirdiği etkinlik, kelimenin tam anlamıyla mükemmeldi. Rolf Becker DİDF‘in 3. kez verdiği  “onur ödülü“nü alırken yaptığı konuşma, bu ödülün ne kadar da isabetli birine verildiğinin bir kanıtıydı. Göçün 50. yılında ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı yerli ve göçmen emekçilerin ortak sorunları için mücadelenin bugün çok daha önemli olduğu günümüz koşullarında bu amaca hizmet eden Hamburg DİDF’li dostları kutluyorum.