Kopyacı baron havlu attı

Almanya iki haftadır yoğun bir şekilde doktora tezinde hırsızlık yapan Federal Savunma Bakanı Karl-Theodor zu Guttenberg’i tartıştı. Geleceğin Federal Başbakanı ya da Bavyera Başbakanı gözüyle bakılan bu genç siyasetçiye Alman sermayesinin bağladığı umut hiç de az değildi.

Bavyera’nın zengin toprak sahibi bir ailesinden gelen, Bismarck’ın torunuyla evli, zengin, yakışıklı, hırslı, 1971 doğumlu Gutenberg, 2002’de parlamentoya geçilirken, daha 38 yaşında iken, Michael Glos’un istifası üzerine Federal Ekonomi Bakanlığı’na atanmıştı. Bu denli genç bir şahsiyete böylesine ağır yükümlülükleri olan bir bakanlığa atanması ilk etapta şaşkınlıkla karşılansa da, kısa bir sonra bunun hizmet ettiği ve geldiği sınıf açısından geleceğe büyük bir yatırım olduğu anlaşıldı.

Şubat 2009’da Ekonomi Bakanlığı’na atanan Gutenberg aynı yılın ekim ayında bu kez Federal Savunma Bakanlığı’na getirildi. Alman ordusunun dünya üzerinde izlemiş olduğu saldırgan, operasyonel politikası görünürde artık bu genç siyasetçinin elinde idi.

Bir yılı aşkın bir süre, kendisinden beklentileri boşa çıkarmadı, ordunun daha militarist bir karakter kazanması için uzunca bir süredir tozlu raflarda bekletilen reformu karar altına aldı. Küçük ve vurucu ordu politikasında ilerleme sağladı, zorunlu askerliği fiili olarak kaldırdı.

Yıldızı sürekli parlatılan, Federal Ordu’nun Afganistan’da yaptığı katliamlar nedeniyle bazı dönemlerde yoğun eleştiriler almasına rağmen, Guttenberg’in yükselişi devam etti ve Almanya’na aylarca “en çok sevilen politikacı” oldu. Ta ki, doktora sahtekarlığı ortaya çıkana kadar.

PARAYLA AKADEMİK KARİYER SATIN ALDI

İki hafta önce ortaya konulan belgelerde, Guttenberg’in 2007 yılında “doktor ünvanını” almasına neden olan tezin pek çok bölümünün başka akademik çalışmaların, gazete makalelerinden “kopyala yapıştır” yöntemiyle oluştuğu sabitlendi. Bakan, ortada çok açık ve net bulgular olmasına rağmen kendisini aklamak için manevralar yaptı, ama sonunda pes etti.

Guttenberg’in doktora tezinin kopya olması gerçeği, hem sermaye sınıfından gelenlerin bu akademik kariyerleri nasıl aldığı hem de bilimin nasıl satın alındığını göstermesi bakımından öğretici.

Berliner Tagesspiegel gazetesi, Guttenberg’in diplomasını aldığı Bayreuth Üniversitesi Hukuk ve İktisat Bilimleri Fakültesi’nde yeni bir kürsünün açılması adına 1999-2006 yılları arasında tam 747 bin 764 Euro havale ettiğini ortaya koydu. Aynı yıllarda Gutenberg, ailesinin yüzde 26,5 hisse ile temsil edildiği tekelin denetleme kurulunda yer alıyordu.

2006’ya kadar 7 yıl boyunca yapılan 747 bin Euro’nun karşılığı olarak Bayreuth Üniversitesi de 2007’de hiç bir bilimsel incelemeden geçirmeden, adeta gözü kapalı bir şekilde Guttenberg’e pekiyi derecesiyle “Doktor” unvanını veriyor ve o da bunu ticari ve siyasi kariyerinde kullanıyor.

Guttenberg’in “akademik kariyeri” bugün pek çok ülkede onun gibi zengin ailelerin çocukları tarafından tam anlamıyla ticari bir ünvana dönüşmüş durumda.

Yoksul ya da orta gelirli ailelerden gelenler yoğun çaba ve enerjiye rağmen bu kariyeri yıllarca edinemezken, Guttenberg gibiler bunu çok kolay bir şekilde alabiliyor.

MERKEL Mİ HARCADI?

Sermaye sınıfının gelecek için umut bağladığı Guttenberg’in bakanlıktan istifasının daha çok Başbakan Merkel’in işine yaradığı genel bir görüş. Şimdi en azından bir dahaki genel seçimlerde Guttenberg’in Merkel’e rakip olma ihtimali oldukça düşük. Geçen yıl  CDU içinde “And Birliği” üyesi olarak bilinen 6 eyalet başbakanın görevini bırakması ya da başka görevlere atanması Merkel’i parti içinde adeta rakipsiz bırakmış görünüyor. (YH)