‘Dayanışmayı öğreniyoruz’

Duisburg’un Huckingen semtinde, yaklaşık  iki yıldır her Salı buluşan kadınlar, hem 8 Mart hazırlıklarını hem de buluşmalarının kendini nasıl etkilediğini gazetemize anlattılar.

Yasemın Darilmaz:
Türkiye’den  7 yıl önce evlenerek geldim. İki yıl sonra eşimle anlaşamadık ve ayrıldım. Dil sorunum olduğu için komşum olan Aysel abla ‚kağıt‘ işlerimle uğraştı. Zaten mahallede pekçok kadın arkadaşa da yardımcı oluyordu. Bir gün bizi Duisburg’daki ‚İşçi ve Gençlik Kültür Derneği’ndeki kahvaltıya davet etti. Semtten bir grup kadın arkadaşla kahvaltıya gittik. Daha sonra da böyle bir kahvaltıyı semtimizde düzenlemeyi düşündük ve yer için Caritas ile görüştük. Ve her salı günü buluşabilmemiz için yer verdiler. O zamandan beri buluşuyoruz. Bazen kahvaltıdan önce spor yapıyoruz.  Bazen 10 bazen 20 kişi oluyoruz.
Burada dayanışmayı öğrendik. Örneğin; bu semtte işini kaybeden işçilerin çadırlarını ziyaret ettik, yürüyüşlerine ve toplantılarına katıldık. Geçtiğimiz yıl tiyatro çalışması yaptık. ‚İşçi ve Gençlik Kültür Derneği’nin düzenlediği  ‚8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde 250 kişinin karşısında oyunumuzu sergilemek bizim için güzel bir duyguydu. Bu yıl da göçün 50. Yılı olduğu için tiyatromuzun konusu göç ile ilgili. 8 Mart’a bu yıl daha heyecanla hazırlanıyoruz. Çünkü bu yıl hem semtimizde, hem de 12 Mart’ta Krefeld ve 13 Mart’ta da Duisburg’da oyunumuzu sergileyeceğiz.

Marika Bungardt:
Semtimizde kadınlar uzun zamandır buluşuyorlar. Fakat ben arasıra katılıyorum. Güzel bir ortam. Burada tiyatro çalışmaları var. 8 Mart’a hazırlanıyorlarmış. Ben 8 Mart’ın içeriğini burada öğrendim ve çok etkilendim. Bugüne kadar bunu bilmemek benim büyük eksiklikti. Benim de katkım olsun diye tiyatroya katıldım. Çevremi de bu anlamalı güne katacağım. Çok heyecanlıyım.

Emine Çarpi:
1,5 yıl önce Caritas’a Almanca öğrenmeye geldim. Ve buradaki arkadaşlarla tanıştım. Benim için çok iyi oldu. Çünkü düne kadar kimsenin  sorunu beni  ilgilendirmiyordu. Fakat şimdi ilgilendiriyor. En azından burada tanıştığım arkadaşlarımın sorunu olduğunda veya aileden biri hasta ise ziyaret etmek, sormak gibi konularda kendimi sorumlu hissetmeye başladım. Çünkü arkadaşlarımdan bunu öğrendim. Geçen sene tiyatro grubumuzla ilk kez kalabalığın karşısına çıktım.  Be sene de 8 Mart’a bu duygularla hazırlanıyoruz.

Havva Deniz:
1968 yılında Almanya’ya geldim. 20 yaşındaydım. 18 yıl işçilik hayatım var. 8 yıl önce de eşimi kaybettim. Sonra evden çıkamadım, içime kapandım. Oysa ben 1975 yılında ehliyet almıştım, yani hayatı seven biriydim. Şimdi buraya katılmaya başlayınca kendimi psikolojik olarak da daha iyi hissediyorum.  Tiyatro grubuna katılıyorum. 50. yılı konu olan bir oyunda oynamanın benim için başka bir anlamı var. Buradaki arkadaşlarla 8 Mart’a hazırlanmak güzel bir şey. Eşimi-dostumu da o gün getireceğim.

Melek Erdoğmuş:
Başından beri buradaki grupla beraberim. Her Salı buluşuyoruz. Sadece buluşma değil. Bazen gazete, bazen şiir okuyor, bazen hep beraber türküler söylüyoruz. Yazın piknik yapıp, yürüyüş yapıyoruz. Şu anda da hep beraber 8 Mart hazırlığı yapıyoruz.
Yüksel Antal: Ben her Salı gününü ‚iple çekiyorum‘. Burada bütün stresimizi atıyoruz. Daha önceleri  8 Mart’a sadece katılıp, izliyordum. Ama geçen sene tiyatroda oynadım. Ve ilk defa çevremi tiyatroya kattım. Gene tiyatroda oynuyorum. 8 Mart’a daha çok kadını katmak için çaba sarfedeceğim.

Aysel Toktaş:
İki senedir semtimizde pek çok çalışmayı beraber yaptık. Çocuklarımızın eğitimi  ile ilgili toplantı yaptık, ‚hepatit B aşısı‘ konusunda doktorla bilgilendirme günü yaptık, sağlık sigortasından birini davet ettik, ‚enerji tasarrufu‘  konulu bilgilendirme için ‚Arbeitsamt’tan  birini davet ettik. Böyle bilgilendirme, birlikte öğrenme amaçlı toplantıların yanı sıra, bunları birlikte örgütlerken arkadaşlarımızda dayanışma, paylaşma,  işe ve ‚birbirine sahip çıkma‘ duyguları da gelişiyor. Bir örnek vermek istiyorum. Azerbeycan’dan gelen ilticacı bir kadın arkadaşa bizim grubumuza gelmesini önermişler. Geldi. Arkadaşlarla görev paylaşımı yapıp, okul sorunundan resmi kurumlardaki işlerine kadar ilgilendik. Bazı ihtiyaçlarını karşılayabilmek için hepimiz evimizden birşeyler getirip, kaldığı yurda gittik. Bu çok güzel bir duyguydu. Bu tür çalışmalarımız çok yönlü ve hepimiz birşeyler öğreniyoruz.  100. Yılında 8 Mart hazırlığımız da böyle. Hep beraber hazırlanıyoruz. Ve bu sene daha çok Alman arkadaşımızla, komşularımızla birlikte kutlamak istiyoruz.