200 bin emekçi açık sinyal verdi

BÜLENT BOZKURT
IG-Metall Sendikası’nın ‚adil ve güvenilir iş‘ sloganıyla çağrısını yaptığı eylem gününe, 1360 işletmeden 210 bin emekçi katıldı. 24 Şubat’ta Almanya genelinde işyerleri içinde ve önünde, çeşitli il ve ilçe merkezlerinde iş bırakan emekçiler, çalışma koşullarının her geçen gün kötüleştirilmesine, taşeronlaştırmaya, güvensiz, süreli, düşük ücretli çalıştırmaya karşı tepki gösterdiler.
Metall işçileri bu eylemleri ile hükümete ve işverenlere; ‚Güttüğünüz ucuz işgücü stratejinize hayır diyoruz!‘, ‚İş, adil ve güvenilir olmalı!‘ talepleri ile yanıt verdiler.
DGB’ye bağlı Ver.di, IG Metall, IG BCE, NGG ve EVG sendikalarının çağrısını yaptığı eylemleri değerlendiren DGB Başkanı Sommer‚ „Eşit işe eşit ücret! talebimiz hayat buluncaya kadar sendikalar olarak susmayacağız“ diye açıklamada bulundu.
BADEN WÜRTTEMBERG
Eyalet genelinde gerçekleştirilen, miting, yürüyüş bilgilendirme toplantıları, stand gibi etkinliklere yüzlerce işletmeden yaklaşık 92 bin emekçi katıldı. İşyeri önlerindeki belli başlı mitingler, Daimler’in Sindelfingen, Untertürkheim, Mannheim, Rastatt ve Metingen işletmelerinde, Porsche Zuffenhausen ve Feuerbach, Bühl ve Waiblingen’de bulunan Bosch fabrikaları önlerinde gerçekleşti.
Bruchsal’da bulunan SEW, Friedrichshafen’dan Kern-Liebers ve ZF’in yanısıra Mahle GmbH, Schuler, Audi Neckarsulm’da çeşitli eylemler yapıldı. Schwabisch Hall, Reutlingen ve Ludwigsburg kent merkezi meydanlarında ise mitingler düzenlendi.
İşveren Birliği Başkanı Dieter Hundt’un yöneticiliğini yaptığı Allgeier Uhingen’de, König Metall’den Metall Güney-Batı İşverenler Birliği Başkanı Rainer Dulger’in ve diğer bir çok İşverenler Birliği yöneticisinin işyerlerinde de eylemler gerçekleşti.
IG-Metall bölge yöneticisi Jörg Hoffmann, Sindelfingen’de gerçekleşen mitinge katılan 6 bin Daimler çalışanına yönelik yaptığı konuşmada, „İlerleme/kalkınma on binlerce insan için düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmak anlamı taşıyorsa, birilerinin kalkınması, diğerlerinin gerilemesini biz kabul etmiyoruz, kabul etmeyeceğiz“ diyerek hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.
„Avrupa normları eşit işe eşit gelir içerirken bu Almanya’da karşılık bulmuyor. Bir toplumda aynı işi farklı ölçülerle ölçmenin, sağlıklı bir akıl için adaletsizlik, haksızlık olduğu açıktır“ diye konuşmasını sürdüren Hoffmann, Çalışma Bakanı Ursula von der Leyen için ‚işverenler önünde kayıtsız bir biçimde diz çöktüğünü“ de söyledi. Özellikle gençlerin geleceği için süresiz iş olanakları olması gerektiğini vurgulayan Hoffmann, taşeronlaştırılma, süreli iş akitleri ve işyerine özgü anlaşmalarla bunun önünün alındığını, bu tür girişimlere artık bir set çekilmesi gerektiğini ifade etti. IG Metall yöneticisi, eylem gününü eleştiren işveren birliklerine yönelik ise, „Bunlar dünyamıza yabancı, kriz dönemi yüz binlerce taşeron işçi sokağa atıldı, sadece Baden Württemberg’de bu rakam 40 bin kişiyi  buluyor“ diyerek taşeron firmalarda çalışanların sadece yüzde 7’sinin süresiz iş akdine sahip olduğunu belirtti.
KUZEY REN VESTFALYA
Kuzey Ren Vestfalya (NRW) Eyaleti’nde 415 işletmeden, 40 bin’in üzerinde işçinin  kiralık işçilerin adil bir ücret almasını öne çıkararak eylemlere katıldı. IG-Metall Bölge yöneticisi Oliver Burkhard yaptığı açıklamada, Çalışma Bakanı von der Leyen’in kiralık işçilere yönelik yasa tasarısının hiç bir sorunu çözmediğini belirterek, hükümetin kiralık işçileri ‚yağmur altında bıraktığı’nı söyledi.
Bu tasarı ile iş güvenliğinin kaldırılmaya devam edileceği, sabit işçi yerine kiralık işçiliğin geçirileceği, böylece işçilerin yüzde 30 veya yüzde 50 daha az ücret alarak ikinci sınıf çalışan durumuna düşürüleceğini‘ belirterek hükümet politikasını eleştiren Burkhard, kiralık işçilerin ücretinin Hartz IV düzeyine getirileceğine dikkat çekti.
Köln’de değişik fabrika ve işletmelerde de toplam 7500 işçi eylemlere katıldı.
Duisburg TyssenKrupp’ta ellerinde sembolik olarak tutukları mum, meşale ve el lambaları ile sabaha karşı işletme kapısı önüne çıkan 500 çelik işçisi, düşük ücretli ve güvencesiz işleri kabul etmeyeceklerini ifade ettiler.
Hütenheim HKM, Hütenheim Tyssen, Krefeld ve Dinslaken’den toplam 300 işçi eylemlere katıldı. Yapılan konuşmalarda  ‚Eşit işe eşit ücret ve sadece çelik sektöründe değil bütün branşlarda asgari ücret talep edildi. İşçiler, sendikanın eylemlere ciddi bir katılım çalışması sürdürmediği eleştirisinde bulundular.
Düsseldorf Daimler-Sprinter ve Köln Ford’da da işyeri içinde mitingler  gerçekleştirildi.
Dordmund-Dorsfeld de bulunan Continental işletmesi önünde yapılan yürüyüş ve mitinge 11 işletmeden 850 işçi katıldı. Essen’de  Kennametal Widia, Kolektor’da çalışan 200 işçi protesto eyleminde biraraya geldi. Gelsenkirchen’de ise, TRW işletmesi önünde gerçekleştirilen eylem kahvaltısına 15 işletmeden 300 işçi katıldı.
KUZEY ALMANYA
Almanya’nın kuzeyinde taşeronlaştırmaya, güvencesiz, düşük ücretli işlere ve gençlerin meslek bitiminden sonra işe alınmamasına karşı gerçekleştirilen eylemlere 10 binin üzerinde emekçi katıldı. 90’ın üzerinde işletmede mitingler, işyeri toplantıları ve bilgilendirme toplantıları ile kiralık işler yerine adil ve güvenceli iş talepleri dile getirildi.
VW Emden kolu önünde gerçekleştirilen ve bir çok işletmeden 1500 işçinin katıldığı mitingde konuşan IG Metall Küste Bölge yöneticisi Juta Blankau ‚iş, güvenli ve adil olmalı, bu bizim için kiralık işçilik değil, sabit ve süresiz iş demektir‘ dedi.
Pappenburg’da Mayer Werfl işletmesi önünde yapılan eyleme 2 bin kişi, Bremerhaven’de gerçekleştirilen mitinglere 500 kişi katıldı.
Airbus Bremen de kiralık işçiliğe karşı gerçekleştirilmek istenen bilgilendirme toplantısını işverenlerin ‚teknik nedenleri‘ bahane ederek iptal etmesi üzerine, 250 işçi işi bırakarak İşyeri İşçi Temsilciliği önünde toplandılar.
Unterelbe bölgesinde de 33 işletmeden yaklaşık 2 bin 500 işçi iş bırakarak eylem yaptı. Kiel ve Neumünster’de 20 işletmede eylemler gerçekleştirildi. Hamburg’ta eylem yapılan işyeri sayısı ise 25 oldu.
SÜRESİZ ÇALIŞMA AZALIYOR
Yapılan bir araştırmaya göre işletmelerin üçte ikisi, kiralık işçilik ve süreli iş aktiyle üretimi sürdürüyor. İşletmelerin yüzde 83’ünde işçi açığı olmasına rağmen işe yeni alınanların sadece beşte biri normal işçi statüsünde. Geri kalanlar ise süreli iş akti ya da kiralık işçilerden oluşuyor.
Ayrıca özel işyeri anlaşmaları ile işçilerin ücretlerinin düşürülmesi ve çalışma şartlarının zorlaştırılması sağlanıyor. Her üç işyerinden birinde bu anlaşmalar çalışma ve ücret politikalarında esnekleştirmenin aracı oluyor ve fatura her zaman olduğu gibi sabit çalışanlara çıkarılıyor.
Araştırmaya göre her üç işletmeden ikisi, gençleri meslek bitiminden sonra süreli iş akti ile işe alıyor. Meslek eğitimini bitiren gençlerin sadece  yüzde 22’si süresiz iş akti ile iş bulma şansına sahip oluyor.