Belediyeler iflasın eşiğinde

REN KIYISINDAN

Özlem Alev Demirel*

Kent ve bölge belediyeleri, kamu yatırımlarının yüzde 70’lik bir oranını omuzlamakta ve bundan ötürü maddi açıdan büyük sorun ve sıkıntı yaşamaktalar.
Geçtiğimiz dönemde federal ve eyalet parlamentoları, şehir ve bölge belediyelerinin sırtına daha fazla yük ve sorumluluk yıkmış, ama belediyeleri bunların altından kalkabilmesi için ihtiyaç duydukları maddi kaynaklardan yoksun bırakmıştı. Aksine belediyelere ayrılan bütçelerde sürekli kısıtlamalara gidildi. Buna bir örnek olarak belediyelere eyalet tarafından yapılan birlik ödentilerini gösterebiliriz. Bu birlik ödentilerinin oranı 1983 yılında yüzde 28,5 iken, günümüzde yüzde 23’e düşmüştür.
Belediyeler de maddi imkansızlıklarını yüzme havuzlarını, gençlik merkezlerini ve kütüphaneleri kapatarak giderme yoluna gitmekteler. Bu bağlamda çocuklarımız ve vatandaşların geleceği  için önem arz eden sosyal ve kültürel ihtiyaçlara dönük hizmetler rafa kaldrılmaktadır.
Kuzey Ren Vesfalya Eyaleti’nde bulunan her üç belediyeden birinde zorunlu bütçe uygulaması mevcut. Bu aslında günümüzde belediyelerin çalışmalarını finanse edemediği anlamına geliyor. Eyalet çapında bütün belediyelerin bütçe kredisi ortalama olarak 19,5 milyar Euro tutarında seyretmekte.
NRW Eyaleti’nde bulunan belediyelerin yüzde 90’nı bu yılki  bütçe açıklarını kapatamayacaktır. Eyalette bulunan 396 belediyeden sadece 8’i bütçe açığını yapısal olarak kapatabilme olanağına sahip bir bütçeyle yönetilmektedir. Şu an bile dokuz belediyenin borcu, toplam mal varlıklarından daha fazlaya ulaşmış durumdadır.
Eğer dümen kararlı bir şekilde bunun tersine çevrilemez ise bu borçlanmalar giderek daha geniş bir alanı kapsayacak, daha fazla belediyeyi borç girdabına çekecektir.
Ekonomik kriz ve gelir dağılımı politikaları, geride derin yaralar bırakmıştır. Yoksulluk büyümüş, zengin ve fakir arasındaki uçurum derinleşmiştir. Gelir dağılımı sadece fakirden zengine doğru bir akım seyretmekle kalmamış, aynı süreçte belediyeler de federal devlet ve eyaletler tarafından talan edilmiştir. Çözüm bekleyen sorumluluklar daha fazla belediyelerin sırtına yıkılmış, bununla eş zamanlı olarak sorunların üstesinden gelebilmek için zorunlu ihtiyaç duyulan maddi kaynaklar yaratılmamıştır. Bu durum en şiddetli bir biçimde Hartz yasaları kapsamında belirginleşmiştir. Hartz IV Yasası sadece “yasa kaynaklı yoksulluk” anlamını taşımıyor, bu yasa aynı anda sosyal yükün federal devletten belediyelere kaydırılması, belediyelerin sırtına yüklenmesi olarak ta anlaşılması gerekmekte. Sırf bu nedenler bile, insanlık onurunu ayaklar altına alan bu yasanın yükümlülükten kaldırılmasına yetecek nedenler olarak görülmeli.
Ama belediyelerin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı ve sarsıntıyı sadece bu bağlantı ve etkileşimin göz ardı edilmesi ile açıklamaya çalışmak yanlış olacaktır. Bu durum ekonomik krizin de bir sonucu değildir. Daha da önemlisi belediyeler yapısal sorun yaşamaktadır.
Burjuva çevrelerin ve medyanın iddialarının tersine belediyeler harcama alanında sorun değil, gelir ve tahsilat elde etme alanlarında problem yaşamaktadır. Belediyeler yasal statüleri gereğince kendi başlarına vergileri artıramadıkları ya da yürürlülüğe koyamadıklarına göre, bu konuda federal devlet, eyalet parlamentoları ve belediyelerin birlikte çalışmalarının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda belediye kasalarına bütçe sağlamanın bir çok yolu bulunmaktadır: Milyonerler ve transaksiyon vergilerinin uygulamaya konması, servet vergisinin tekrar canlandırılması, işletme sektör vergisinin belediye ekonomik vergisine doğru genişletilmesi ve işverenler vergisinin genişletilmesi bu konuda atılabilecek adımlar arasında yer almaktadır. Bu denli bir çalışma programı NRW eyaletinde elde edilen geliri 22 milyar Euro’luk bir oranda güçlendirecektir. Ve bu gelirin sadece 14 milyar Euro’su ile belediyelerin borçlarının geriye çekilmesi doğrultusunda ve altyapı yatırımları olarak kullanıla bilinir.
Yeni eyalet hükümeti belediyelerin yanında olacağını, onlara borçlarını ödeyebilmeleri için maddi destek sağlayacağını açıkladı. Bu tabi ki olumlu bir adım olarak değerlendirilmelidir. Lakin bu konuda bahsi geçen 350 milyon Euro kızgın taşın üzerine düşen damla teshirinden başka bir işe yaramayacaktır. Bu miktar NRW Eyaleti’nde bulunan büyük şehirlerden sadece birinin bile borçlarını kapatmaya yetmez. Bu nedenle protesto etmek, mücadeleyi güçlendirmek zamanı gelmiştir.

* NRW Eyalet Parlamentosu Milletvekili (Die Linke)