Neukölln’de neler oluyor?

İki hafta içinde 7, yılbaşından beri 12 yangın olayının yaşandığı Berlin’in Neukölln semtinde neler oluyor?

Barış Işık/Hasan Bektaş
Yabancıların ağırlıklı olarak oturduğu Berlin’in gelir düzeyi en düşük semtlerinden Neukölln’de son günlerde ardı ardına yaşanan yangınlar semt halkını her geçen gün daha tedirgin ediyor.
12 Mart günü Sonnenalle 18 numaralı adreste yaşanan ve biri bebek olmak üzere 3 Yugoslav vatandaşın yaşamını yitirdiği ve12 apartman sakininin dumandan zehirlendiği yangından sonra art arda yangınlar yaşanması dikkat çekti.

BU KADAR TESADÜF FAZLA!
İki hafta içinde yedisi Neukölln çevresinde, biri Wedding diğeri de Tiergarten’da olmak üzere 9 yangından sonra artık olayların kundaklama sonucu olduğu daha bir netlik kazanmış durumda. Hemen bütün olayların bebek arabaları veya apartman içindeki kağıtların ispirto kullanılarak yapılması, yangınların planlı ve örgütlü olduğunu gösterirken olayların art arda ve yabancıların oturduğu semtlerde ve apartmanlarda meydana gelmesi ırkçı bir saldırı olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Savcılık olayların ırkçı bir yönünün olmadığı konusunda ısrar ederken gelen bilgilere göre Berlin Polisi bu neden üzerinde durmakta. Asıl şaşırtıcı olan ise medyanın tutumu. Alman medyası bu yangınlar zincirine çok az yer vermekte, verdiği zamanda basit bir kriminal olaymış gibi ele almakta. Olayın olası nedenleri üzerinde ise hiç konuşulmamakta, ya da Süddeutsche’nin internet bölümünde yaptığı gibi: „Kıskançlık mı, intikam mı, sigortadan para alma için yapılan dolandırıcılık mı?“ biçiminde verilmekte.
Bu arada Berlin polisi olayları açığa çkarcak bilgi verenlere 25 bin Euro gibi yüksek bir para ödülü verileceğini açıklaması dikkat çekti.

TANIKLAR ANLATIYOR
Yeni Hayat olarak yangınların yaşandığı apartman sakinleri ve olayların görgü tanıklarıyla konuştuk, onların duygu ve düşüncelerini aldık.
Ölümlerin yaşandığı tek yer olan Sonnenalle 18 numaralı apartman yanında Unlu Mamüller satan Mehmet Toprak yangını polise ilk bildiren kişi. Olayın saat 06.00 sularında gerçekleştiğini belirten Toprak, müşteri ile ilgilendiği için olayı biraz geç fark ettiğini, çığlık seslerini duyunca yangın yerine gittiğini ve Türkçe- Almanca yardım seslerini duyduğunu anlatıyor. İlk aklına gelen şeyin polisi aramak olduğunu belirten Toprak, ondan sonra beklemekten başka yapacak bir şeyin olmadığını aktarıyor. Ölenlerin kendi komşuları, müşterileri olduğunu söyleyen Toprak, olayların hala etkisinde olduğunu anlatıyor.
Yangında ölenler için apartman girişindeki çiçeklerle bezenmiş küçük anıtı sorduğumuzda ise „o kendiliğinden oluştu, sonuçta ölenler insandı, burada yaşayanlar insani bir tepki gösterdi, burada yaşayanların birbirleri ile sorunu yok, bizi birbirimizden ayıranlar politikacılar“ cevabını aldık.
Erlangerstr. 7 numaralı apartmanda yaklaşık 1 hafta sonra meydana gelen kundaklamada ise birçok kişi duman zehirlemesi geçirirken olayın gece 22.00 sularında yaşanması ve polislerin olaya erken müdahale edip yangını söndürmesi ölümleri engellemiş. Görüşlerini aldığımız Murat Balcı, yangın sırasında evinin içine dumanlar dolmaya başladığını, bantlarla sızmayı engellemeye çalıştığını ve yangın sönene kadar balkonda beklemek zorunda kaldığını belirtiyor. Olayların ardından acaba yine olur mu korkusunu yaşadıkları aktaran Balcı, apartmanın her iki cephesinde birçok milletten insanın yaşadığını.

ALMAN KOMŞU KURTARDI
Sonnenalle caddesindeki başka bir yangın ise ilk yangının olduğu yerin biraz ilerisinde ve birkaç gün sonra meydana gelmiş. Saat 24.00 sularında başlayan yangının bir Alman komşusu tarafından su dökülerek söndürüldüğünü belirten apartman sakinlerinden Orhan Aras, korkudan uyuyamadıklarını ifade ediyor.
Neukölln’de ardı ardına yaşanan yangınların diğer semtlerde de görülmesi ve birçok söylentiye rağmen henüz soruşturmalarda dişe dokunur bir ilerlemenin olmaması, faillerin yakalanmaması olayların daha nereye kadar süreceği sorusunu akla getiriyor. (YH)