NATO Libya’dan hemen defol!

Emperyalist ülkelerin Kaddafi’ye devirmek üzere Libya’ya yönelik NATO eliyle başlatmış olduğu askeri saldırının kapsamı giderek genişliyor.
BM Güvenlik Konseyi tarafından alınan kararda, sivillerin korunmasından söz edilirken, gerçekte NATO tarafından yapılan bombalanmaların sivillere zarar vermesi dikkat çekiyor.
Paskalya Bayramı sırasında Libya’ya yönelik hava bombardımanını yoğunlaştıran NATO uçakları, başkent Trablus ve Misurata’yı bir kez daha bombaladı. Çok sayıda sivil yerleşim yeri de bombaların hedefi oldu. Saldırılarda 45 sivilin yaralandığı duyuruldu. Ancak yerel kaynaklar yaralı sayısının daha fazla olduğunu ve ölenlerin de olduğunu belirtti. Saldırıdan Libya hükümetine ait binalar da nasibini aldı.
NATO sözcüsü, saldırının açık bir şekilde Muammer Kaddafi’yi öldürmeye yönelik olduğunu bu yüzden de kalması muhtemel olan sığınak bölgelerini hedef aldıklarını doğruladı.
NATO tarafından saldırıyla ilgili olarak verilen bilgiye göre, 31 Mart’ta başlatılan hava operasyonları kapsamında şu ana kadar 3700 savaş helikopteri uçuşu yapıldı ve 1500 bombalama gerçekleştirildi.
Fransa, İngiltere ve ABD’nin başını çektiği diğer ülkeler tarafından da desteklenen Libya’ya yönelik askeri saldırının hedefinde şimdiki rejim bulunurken, işbirlikçi milisler de desteklenmeye devam ediyor. Ancak, hava saldırılarıyla Kaddafi’nin devrilmesi beklenmiyor. Bu nedenle Kaddafi’ye gücü yetmeyen muhalif gruplara daha fazla destek vermek amacıyla kara harekatına gerek olup olmadığı da tartışılıyor.
İngiltere ve Fransa, en kısa süre içinde karadan bir operasyonun düzenlenerek Kaddafi’nin düşürülmesini savunuyor.
RUSYA’DAN ARABULUCULUK TEKLİFİ
BM Güvenlik Konseyi’nde çekimser kalarak Kaddafi’ye yönelik saldırının başlatılmasına kimsen de olsa yeşil ışık yakan Rusya, bu kez arabuluculuk için devreye girmek istediğini duyurdu.
Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, RT televizyonuna yaptığı açıklamada taraflara derhal ateş çağrısında bulunarak, arabuluculuk için BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ile görüşeceğini söyledi.
Ancak, Kaddafi’yi devirmeye kararlı olan batılı güçlerin buna yanaşması beklenmiyor. Kaddafi karşıtlarının desteklenmesi için ABD yüksek bir maddi yardımda bulundu. Devlet Başkanı Barack Obama kesinin ağzını açarken, muhafazakarların önemli isimlerinden senatör John McCain, Bingazi’de muhaliflerin temsilcileriyle bir araya geldi. McCain, buluşmadan sonra bütün batılı ülkelere, direnişçilere silah yardımı yapma çağrısında bulundu. İngiltere, Fransa ve İtalya’nın buna olumlu yanıt vermesi bekleniyor.
Böylece, Libya’ya önce BM sonra NATO eliyle sürdürülen askeri operasyonun açık bir işgale dönüşme ihtimali giderek güçleniyor. (YH)

Fas’ta protestolar yükseliyor

Değişim rüzgârlarının estiği Kuzey Afrika’da Tunus, Mısır ve Libya’dan sonra bölgenin bir diğer önemli ülkesi Fas’ta da reform sesleri daha güçlü yükselmeye başladı.
Başkent Rabat’la birlikte ülkenin en büyük kentlerinden Kazablanka, Şubat ayından beri devam eden gösterilerin en geniş katılımlısına sahne oldu.
10 binden fazla gösterici, yolsuzluğa, işkenceye ve işsizliğe karşı yürüdü. Siyasi tutukluların serbest bırakılmasını da isteyen protestoculara, toplumun her kesiminden çok sayıda kişi destek verdi.
Anayasal monarşiyle yönetilen Fas’ta Kral Muhammed, protestoların komşu ülkelerdekinin benzeri bir halk isyanına dönüşmemesi için, geçtiğimiz ay anayasada reform sözü vermiş ve yetkilerinin bir kısmından vazgeçeceğini duyurmuştu. Ancak, adını gösterilerin başladığı günden alan ’20 Şubat Hareketi’ adlı grup, kralın vaatlerinden tatmin olmuşa benzemiyor. (YH)

Suriye’de baskı artıyor

Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esad’ın iktidarına karşı başlayan protestolar beşinci haftasına girerken, birçok kentte kan akmaya devam ediyor.
Güvenlik güçlerinin yanı sıra rejim yanlısı silahlı milislerin dünkü protestolar sırasında göstericilerin üzerine ateş açtığı Ceble’de ölü sayısı 13’e yükseldi.
Bu arada, Esad hükümeti reform hareketinin doğduğu kent olan Dera’ya asker konuşlandırdı. Zırhlı araçlar eşliğinde kente giren binin üzerindeki askerin açtığı ateşte en az 20 göstericinin daha hayatını kaybettiği bildirildi. Bölgedeki kaynaklar ölü sayısının 50’ye kadar çıkabileceğini belirtiyor. Dera’da 500 civarında kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor. Ürdün sınırı yakınlarındaki kentte, ayrıca elektriklerin kesik olduğu ve iletişimin de sağlanamadığı haberleri geliyor.
Şam yönetiminin rejim karşıtlarının direnişini bastırmak için orduyu devreye sokması sonrasında, komşu ülke Ürdün’le olan sınırı da kapatıldı. (YH)

Salih’in koltuk inadı sürüyor

Yemen lideri Ali Abdullah Salih ise aylardır süren protestolara rağmen, 32 yıldır oturduğu koltuğu kolay kolay bırakmayacağı söyledi. “Görevi kime devredeceğim, isyancılara mı?” diyen Salih, 2013’teki seçimlere kadar iktidarı terk etmeyeceği sinyalini verdi.
Yemen hükümeti, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin sunduğu ve Salih’in bir ay içinde istifasını öngören geçiş planını kabul etmişti. Aylardır Ali Abdullah Salih aleyhtarı protestolara sahne olan ülkede, söz konusu plana muhalefet de büyük ölçüde sıcak bakıyordu.
Körfez ülkelerinin Yemen’deki krize çare olarak sunduğu planın sözde kalacağından endişe duyan muhalifler, Salih’in bir an önce istifasını istiyor. (YH)