Terörden beslenmeye devam

Almanya, demokratik hakları budamak için “terör”den nemalalanmaya devam ediyor. Daha önce Federal İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich’in gündeme getirdiği 11 Eylül saldırısı sonrasında karar altına alınan güvenlik yasalarının bir bölümünün yürürlükte kalması gerektiği biçimindeki girişimine Başbakan Angela Merkel de destek verdi.
‘Terörle mücadele’ adı altında çıkarılan yasalar, terörle alakası olmayan milyonlarca insanın hayatını etkilerken, hükümet ve güvenlik birimleri halen bu yasaların ‘Almanya’nın güvenliği’ için gerekli olduğunu ileri sürüyor. Buna dayanak olarak da “terör saldırısında bulunacaklardı” gerekçesiyle El Kaide bağlantılı olduğu ileri sürülen üç kişilik bir grubun Nisan ayı sonunda yakalanması gösterildi.
Basın tarafından “Büyük bir kentte toplu ulaşım aracına saldıracaklardı” biçiminde sunulan gözaltılar ile asıl olarak, demokratik hakların budanmasına zemin hazırlnamak isteniyor.
Bin Ladin’in öldürülmesi ve ardından El Kaide tarafından yapılan tehdit dolu açıklamalar da bütün bu propagandanın tuzu biberi oldu.
Saldırı planlarının Almanya’nın açık bir şekilde terör örgütlerinin hedefinde olduğunu gösterdiğini ileri süren Merkel, bu nedenle daha önceki hükümetler tarafından karar altına alınan “Anti-Terör Yasaları”nı yine süreli olarak uzatacaklarını açık bir şekilde dile getirdi.
2001 yılında karar altına alınan yasaların 2012’nin başına kadar geçerli olması öngörülmüştü. Aradan geçen 10 yıllık sürede Almanya’da açıktan bir terör saldırısı yaşanmaz iken, zaman zaman terör saldırısı hazırlığı yapıldığı yönünde büyük operasyonlar düzenlendi. Ancak bu operasyonların bir kısmı istihbarat örgütlerinin de içinde olduğu düzmece planlar olduğu görüldü. Bunların başında aralarında iki Türkiye kökenlinin de bulunduğu “Sauerland Grubu”na yönelik yapılan operasyon geliyor.
Grubun, Türk, Alman ve ABD istihbarat örgütleri tarafından yönlendirildiği ortaya çıkmıştı.
BİLGİLER KAYDEDİLMEYE DEVAM EDİLECEK
10 yıl önce çıkarılan terörle mücadele yasalarını yine süreli olarak uzatacaklarını söyleyen Merkel, bu yasalar arasında en çok da, bilgilerin kaydedilmesine önem veriyor. Bu konuda atılan adımların daha da güçlendirilmesi gerektiğini savunan Merkel, “Terörle mücadelede kişilere ait bilgilerin kaydedilmesi büyük bir önem taşıyor” dedi.
Federal Kriminal Dairesi Başkanı Jörg Ziercke de, kişilere ait bilgilerin istihbarat örgütleri tarafından kaydedilmeye devam edilmesinin büyük yararları olduğunu dile getirdi.
İçişleri Bakanı Friedrich de, çıkarılan yasaları olduğu gibi uzatmaktan yana olduğunu söylemiş ve bu konuda gerekli girişimlere başladıklarının mesajını vermişti.
Koalisyon hükümetinin küçük ortağı FPD ise şahıslara ait bilgilerin somut bir zan olmadan toplanmasına karşı çıkıyor. Muhalefette iken buna karşı çıkan, hatta konuyu Federal Anayasa Mahkemesi’ne kadar götüren şimdiki Adalet Bakanı Sabine Leutheusser-Schnarrenberger (FDP) şimdilik, somut bir tehlike olmadan yasaların sertleştirilmesinden yana olmadığını söylüyor. Terörle Mücadele Yasaları’nın olmadan da var olan yasalar çerçevesinde terörle etkili bir şekilde mücadele edilebileceğini söyleyen adalet bakanı, bundan 10 yıl önce çıkarılan yasaların hangilerinin gerekli hangilerinin gereksiz olduğunun bugün çok daha iyi görülebileceğini söyleyerek, “uzlaşma” mesajı verdi.
Ancak, özellikle muhafazakar demokratlar yapılan sertleştirilmelerin ortadan kaldırılmasından ziyade mevcut yasaların daha da sertleştirilerek etkili önlemler alınması gerektiğini savunuyor. Bu da, hükümetin önümüzdeki dönemde demokratik hakların kısıtlanması konusunda yeni adımlar atabileceğini gösteriyor. (YH)