Ver.di Birinci Göçmen Konferansı yapıldı


Birleşik Hizmet Sendikası (ver.di) Birinci Göçmenler Konferansı 6-7 Mayıs tarihlerinde Berlin’de yapıldı. Sendikanın 10 eyalet teşkilatının gönderdiği delegelerin yanında IG Metall’den Hüseyin Aydın, IG Chemie’den Giovanni Pollice, DGB’den Volker Roßocha, Kumpelverein Gelbe Hand ve mültecilere yardım eden sendikal Migrar örgütü temsilcileri de konferansa misafir olarak katıldı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan ver.di Göçmenler Sekreteri Sonja Marco, göçmen üyelerin de kadınlar ve gençler gibi kendi grubuna kavuşmalarını selamlayarak, önümüzdeki dönemde sendikanın göçmenlerle ilgili gelişmelerde daha aktif olacağını, ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı eşit haklar için çaba harcayacağını bildirdi.

VERDİ YÖNETİMİNE ELEŞTİRİ

Ver.di Genel Yönetim Kurulu üyesi Elke Hannack, 1 Mayıs’tan itibaren Almanya’da  yürürlüğe giren serbest dolaşım hakkı kapsamında gelecek işçilerden değil, ücretleri aşağıya çekmek için onlardan yararlanacak işverenlerden rahatsız olduğunu belirterek, yasal asgari ücretin önemini dile getirdi.

Ver.di’nin hizmet sektöründe, etnik ve dini kökeninden bağımsız her emekçinin sendikası olduğunu belirten Hannack, delegelerin ilk konferansa katılmakla tarihi bir misyon yerine getirdiklerini söyledi. Önceki dönem ver.di Göçmen Komisyonu üyeleri İbrahim Işık ve Erdoğan Kaya’nın faaliyet raporunu okumalarının ardından sendikanın kiralık işçilik, taşeronlaştırma, geçici sözleşmeyle işçi çalıştırma konusundaki tavizleri, Sarrazin tartışmasında sessiz kalınması, Federal Hükümetin politikaları ve topladığı sözüm ona göçmen konseyleriyle ilgili tepkisizlik eleştirildi.

YENİ KOMİSYON SEÇİLDİ

Daha sonra Federal Göçmenler Komisyonu, ver.di kongresine gönderilecek delegeler ve sendika konseyine temsilci seçildi. 13 kişilik yeni komisyon kendi içinde yaptığı seçimle Berlin’den Erdoğan Kaya’yı başkanlığa, Hessen’den Marie Pozimski ve Rheinland Pfalz’dan Mehdi Jafari Gorzini’yi başkan yardımcılıklarına getirdi. Konferansın ilk günü ver.di Genel Başkanı Frank Bsirske’nin konuşması ve ardından sürdürülen canlı tartışmalarla sona erdi.

Konferansın ikinci günü ver.di kongresine gönderilecek önergelerin kararlaştırılmasına ayrıldı. Daha önceden konferansa sunulan 19 önerge yanında konferans sırasında hazırlanan beş önerge üzerine tartışmalar yapıldı ve karar altına alındı. Göçmenleri ilgilendiren çifte vatandaşlık, genel seçim hakkı, köken ülkede elde edilen mesleki formasyonların Almanya’da kabul edilmesi gibi önergelerin yanında kiralık işçiliğin yasaklanması ve DGB ve BDA (Alman İşverenler Birliği) arasında imzalanan TİS Birliği sözleşmesinin reddedilmesi gibi ileri işçiler tarafından öne sürülen taleplerle ilgili önergeler de yer aldı.

Konferans katılımcıları daha sonra, aynı hafta sonunda konferansını gerçekleştiren ver.di Özel Hizmetler Branşı delegeleriyle birlikte 1 Mayıs’ta yürürlüğe giren serbest dolaşım hakkıyla ilgili olarak AB üyesi ülkelerden gelmesi  yıllık muhtemel 140 bin işçiye ‚eşit işe eşit ücret ve yasal asgari ücret talepleri için birlikte örgütlenelim‘ mesajını vermek için sendika önünde yolu trafiğe kapatarak bir eylem yaptılar. Eylemde konuşan Hamburg delegesi Eltayeb-Khalifa Mohamed; İşçi ve emekçiler için sosyal bir Avrupa’nın gerçekleştirilmesi, ırkçılığın, yabancı düşmanlığının sona erdirilmesi için eşit işe eşit ücret uygulamasının koşulsuz hayata geçirilmesi, Almanya’da yasal asgari ücretin garanti edilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.

ÖNERGELER

Kiralık işçilik yasaklansın

Kiralık işçilik ve taşeronlaştırma sadece özel sektörde değil kamu alanında da işçilerin bölünmesine, ücretlerin düşürülmesine ve çalışmalarına rağmen yoksulların artmasına neden oluyor. Bu nedenle çok önemli talepler olan işe başlanılan ilk günden itibaren eşit işe eşit ücret ve 10 Euro’dan düşük olmamak üzere yasal asgari ücret talepleri yanı sıra kiralık işçiliğin yasaklanması talebini ileri sürüp, bunlar için mücadele ederek patronlara karşı baskı oluşturulmalıdır.

DGB ve BDA arasındaki TİS Birliği İnisiyatifi’ni reddediyoruz

Alman Sendikalar Birliği ve Alman İşverenler Birliği arasında imzalanan ve daha yüksek ücret ve daha iyi çalışma koşulları talep eden küçük sendikaları devre dışı bırakmayı hedefleyen TİS Birliği inisiyatifini reddediyoruz. Bir işletmede tek sendikanın örgütlenmesi ve herkes için geçerli tek TİS’in imzalanması sendikaların baştan beri mücadele ettikleri haklı bir taleptir. Ancak bu, grev hakkının sınırlandırılması ve taviz politikasının sürdürülmesi anlamına gelmez. Değişik sendikal yapılar arasındaki farklar, yasal düzenlemelerle değil, tartışma, güvene dayalı ortak çalışma ve ikna faaliyetleriyle ortadan kaldırılabilir.