Yunanistan’ın kanını emiyorlar!

AB ve IMF’nin baskıları üzerine Yunanistan Hükümeti 78 milyar Euro hacminde tasarruf paketi karar altına aldı. Bunun yanı sıra 50 milyar Euro tutarında özelleştirme yapma kararı da alan hükümet, yasa tasarılarını Haziran başında parlamentoya sunacak. KKE ve SYRİZA işçi sınıfını mücadeleye çağırırken ülkenin bütün sendikaları önümüzdeki günlerde kapsamlı grev ve gösteriler yapılacağını ilan ettiler. Bu arada ülkede hükümetin düşebileceği de tartışılıyor.

Yunanistan hükümeti ekonomik dar boğazdan kurtulmak adına ülkenin bütün mal varlığını satışa çıkardı. IMF ve AB’nin dayatması üzerine 50 milyar Euro’luk özelleştirme paketini karar altına alan hükümet bununla birlikte 78 milyar Euro hacminde tasarruf paketi hazırladı.

Hükümetin planlarına göre özelleştirme ve tasarruf paketiyle ilgili yasalar Haziran başında parlamentoya sunulacak.

KURTARMA PAKETİ BATIRDI!

Bundan tam bir yıl önce AB ve IMF, “Yunanistan’ı kurtarmak için” 110 milyar Euro’luk bir kredi paketi hazırlamıştı. Sözde “kurtarma paketiyle” Yunanistan bir yandan borçlarını geri ödeyecek, bütçe açıklarını kapayacak ve bir dizi önlemle ekonomiyi yeniden canlandıracaktı.

O günden bu yana Yunan halkının yaşam ve çalışma koşulları kötüleştiği gibi, devletin ekonomik durumu daha da kötü bir noktaya geldi. Ekonomi geçen sene yüzde 4,2 daralırken devlet bütçesi yüzde 10,5 açık verdi. Devlet borçları ise GSMH’nın yüzde 142,8’ine çıktı. İçinde bulunduğumuz yılda da ekonominin en azından yüzde 3,2 daralması bekleniyor ve alınacak yeni önlemlerle bütçe açığının yüzde 7,4 ile sınırlı kalması hedefleniyor. Ancak bunu karşın ülkenin borcu GSMH’nın yüzde 150,2’sine çıkacak görünüyor.

“TEMMUZ AYINDA ÜLKEMİZ İFLAS EDEBİLİR”

Avrupa İstatistik Dairesi EUROSTAT ve Yunanistan İstatistik Dairesi ELSTAT tarafından yapılan açıklamalarda 2010 yılını 328,58 milyar Euro devlet borcu ile kapayan Yunanistan’ın devlet borcunun 2011’in ilk beş ayında 340 milyar Euro’ya çıktığı bildirildi.

Bunun üzerine IMF ve AB, Yunanistan’ın “ev ödevlerini yerine getirmediğini” ve “reform çabalarında yeterince ciddi tutum sergilemediğini” ileri sürerek, açılan 110 milyar Euro’luk kredinin 12 milyar hacmindeki üçüncü diliminin dondurulacağını açıkladı.

Oysa Yunanistan İMF ve AB’nin bütün istemlerini harfiyen yerine getirmiş olduğu için bu duruma düşmüştü. Nitekim ücretlerin düşürülmesi, dolaylı ve direk vergilerin artırılması sonucu halkın alım gücü düşmüş ve ekonomi daralmıştı. Bu aynı zamanda devletin vergi gelirlerinin yüzde 30 gerilemesine neden olmuştu. Ayrıca Yunanistan, “yardım” adı altında aldığı krediler için yüzde 5 civarında faiz ödemek zorundaydı. Bütün bunlar üst üste konulduğunda devlet borçlarının neden arttığı da anlaşılıyor.

“Sadece Temmuz ortasına kadar bütçemiz var” diye konuşan Başbakan Yorgo Papandreu, “Eğer kredinin üçüncü dilimi olan 12 milyar Euro ödenmezse, ülkemiz ödemelerini yapamaz dolayısıyla iflas edebilir” dedi. IMF ve AB yetkilileri bir yanda kredinin üçüncü diliminin dondurulacağı üzerine açıklamalar yaparken diğer yandan ülkenin ekonomisini iflastan “kurtarmak” için 60 milyar Euro’luk ek krediye ihtiyaç duyduğunu söyleyerek Yunanistan üzerine spekülasyonların artmasına neden oluyor.

YUNANİSTAN SATILIK DEĞİLDİR!

İMF ve AB’nin talebi üzerine hazırlanan 50 milyar Euro hacmindeki özelleştirme paketi ülkede büyük öfkeye neden oldu. Gazeteler “Bir halkın soyulmasının planı” başlığıyla özelleştirme planlarını duyururken bağımsız bir parlamenter, meclisin kapısına “Yunanistan satılık değildir” pankartı astı.

İMF ve AB heyetleri Papandreu’ya sözkonusu paketleri hükümetin salt çoğunluğuyla karar almak yerine muhalefet partilerini de karara ortak etmesini ve bu yoldan tepkileri en asgariye indirmesini öğütlemişlerdi.

Yunanistan Komünist Partisi (KKE) ve Radikal Sol Birlik Partisi (SYRİZA), emperyalistlerin işbirlikçileriyle ortak hareket etmeyeceklerini ilan ederek işçi sınıfını emperyalist kuşatmaya karşı mücadeleye çağırdılar.

Ülkenin bütün sendika konfederasyonları özelleştirmelere ve tasarruf planlarına karşı kitlesel gösteri ve kapsamlı grevlere gideceklerini açıkladılar. “Ülkemizin emperyalistlere peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz” denilen açıklamalarda, “önümüzdeki günler Yunanistan halkının kaderi belirlenecek” denildi. Özellikle İspanya’da devam eden kitlesel gösterilerin Yunanlı işçi ve emekçileri olduğu gibi gençlerin mücadelesine de yeni ivme kazandırması bekleniyor.

Emekçilerin kararlı tutumları milletvekillerinin bir bölümünü ciddi olarak etkiliyor. 300 sandalyeli mecliste 156 vekille çoğunluğa sahip olan hükümet partisi PASOK içinde çözülme belirtilerinden söz eden bazı gazeteler , “Haziran ayında tasarruf ve özelleştirme yasaları yerine erken seçim kararı alınabilir. Nitekim PASOK’lu bazı vekiller hükümetlerinin planlarına destek verme niyetlisi değiller” iddialarını ortaya attılar.

Haziran ayında Yunanistan’da bu kez olağanüstü sıcak geçecek ve meclisten hangi kararın çıkacağını mücadele belirleyecek. (YH)

Satılacak devlet işletmeleri

–          OTE – Yunanistan Devlet Telefon işletmesinin elde kalan hisseleri

–          Posta Bankası

–          Selanik ve Pire limanları (bunların yanı sıra bir dizi küçük liman daha satışa çıkartıldı)

–          Devlet Su İşletmeleri

–          Devlet emlakları

–          DEPA-Devlet Gaz İşletmesi

–          Kavala açıklarında denizdeki doğal gaz kaynağı

–          OPAP-Devlet Lotarya İşletmesi

–          Uluslararası Atina Havaalanı’nın yüzde 50’si ve Atina Hellinikon Havaalanı  (bunların yanı sıra bir dizi küçük havaalanı daha satışa çıkartıldı)

–          Devlet Elektrik İşletmesi DEİ bazı bölümleri

–          Alüminyum fabrikası

–          Kamyon fabrikası

–          Devlet Demiryolları

–          Silah endüstrisinin bazı bölümleri

–          Paralı yolların ve otobanları işletme hakkı

–          Atina yakınlarında bir kumarhane