Nazım Brecht Buluşması

Ali Çarman

Eğer yolunuz Almanya’nın güneyinden geçmişse ‘Üniversiteler kenti Ulm’ tabelesini okumuşsunuzdur. Einstein’nın da memleketi olan Ulm, kültürel açıdan güneyin en zengin şehri sayılır.

Ulm’de yürüttüğü kültürel sosyal faaliyetlerle dikkat çeken kurumlardan biri de DİDF Ulm. Yerli ve göçmen halkın kaynaşmasına katkı sunan etkinliklere imza atan Ulm Dostluk, Kültür ve Gençlik Derneği, geçtiğimiz hafta da Jugendhaus’da çocuklar için, Nazım-Brecht Buluşması adı altında bir şiir okuma etkinliği düzenledi.

Çocuklar kadar ailelerin de heyecanla hazırladığı etkinlikte Nazım Hikmet ve Bertolt Brecht’ten şiirler okundu, konuşmalar yapıldı.

„Çocukların avuçlarında günlerimiz sıra bekler,
günlerimiz tohumlardır avuçlarında çocukların,
çocukların avuçlarında yeşerecekler.”

Geleceğimiz olan çocuklar için böyle demiş şiirin Nazım Ustası. Kara ormanlardan bir başka ses, Brecht ise annelere şöyel seslenmiş:

Söz konusu olan çocuğundur, ana:
Koru onu, dikil karşılarına,
Biz milyonlarca kişi
Savaşı yener miyiz?
Bunu sen bileceksin.

Şiirler ki, türküleşip gönülden gönüle dünyayı dolaşıyor. Şiirler ki, kavga alanlarında döviz ve pankartlarda taşınıyor. Şiirler ki çocukların o masumane ve heyecanlı okumalarıyla toplantılarda, şenliklerde, okullarda ulaşır seslenir bizlere…

Ulm’de, çocukların şiire ve okumaya olan ilgisini arttırmak, yeteneklerini bir nebzede olsa geliştirmeye yardımcı  olmak için geleneksel hale getirilen şiir okuma yarışmasına 18 çocuk katıldı. Etkinlikte Juliane Barthold tarafından Bertolt Brecht’in yaşamını konu alan bir sinevizyon da sunuldu. Sanatçının sosyalist dünya görüşü ve arkadaşları, Hitler faşizminin işbaşına getirilmesinin ardından başlayan sürgün yılları ve meydanlarda faşistlerce yakılan kitapların görüntüleri… Bu sunumun yanı sıra Wolfgang Barthold da tiyatral bir tarzda Brecht’in şiirlerini okudu.

Grup Dostluk’un okuduğu Nazım şiirlerinden derlenen şarkılara izleyicilerde eşlik ettiler. Katıldığı her toplantıda, okuduğu her şiir öncesinde  Stuttgart 21 projesinin büyük bir aldatmaca olduğunu dile getiren Elaattin Demirbaş da gitar tınılarının eşliğinde Nazım’dan şiirler okudu.

Ve heyacanlı an geldi. Şimdi çocuklar Brecht ve Nazım şiirlerini okuyacaklar. Etkinlik boyunca heyacandan yerinde duramayan çocuklar sahneye davet edildiler. En küçüğü altı, en büyüğü ise onyedisinde. Kimisi ezbere kimisi kağıda bakarak  kimi Almanca kimi Türkçe okudu şiirlerini. Heyecandan neredeyse bayılacak olandan, hiçbir şey yokmuşcasına gayet rahat davranana kadar çocuklar çok güzel bir tablo sergilediler. Çocuklar şiirleri okurken kendilerinden ziyade anne ve babalarının heyacanı dikkat çekiyordu. Ve henüz okula dahi gitmeyen altı yaşındaki bir kız çocuğu final şiirini ezbere okudu:

En güzel deniz:
Henüz gidilmemiş olanıdır.
En güzel çocuk:
Henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz:
Henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
Henüz söylememiş olduğum sözdür…‘ Alkışlar dinmek bilmiyor.

Ulm Şehir İdaresi Göç Bölümü Sorumlusu, Dostluk, Kültür ve Gençlik Derneği, Büchsenstadel yetkilileri gelecek yıl bu kez Nazım ile Neruda buluşması yapacaklarını ve çalışmayı okullara taşıma kararı aldılar.

Ulm Göçmen Sorumlusu, konuşmasında‚ „şehrimizde sadece Schwabenler yaşamıyor.. Ulm, değişik uluslardan insanların bir arada kardeşce yaşadığı enternasyonal bir şehir“ sözlerinin pratik yansıması oldu Nazım–Brecht Buluşması. Alkışlar çocuklara ve  Ulm DİDF üyelerine….  böyle anlamlı, güzel bir etkinliği gerçekleştirdikleri için.