‘Almanya’da da Türkiye’de de yanlış bir imaj var’

Karikatürist ve kaberattist Muhsin Omurca, göçün 50. yılı hakkında Yeni Hayat’ın sorularını yanıtladı.

Göçün üzerinden 50 yı geçti; Alman toplumuyla ilişiler konusunda nereye gelindi; uyum ve ortak yaşam konusunda neler yapılmalı sizce?
Bu konuda ilk adım, Alman devleti ve Alman toplumundan gelmeli. Her şeyden önce göçmenlere artık aynı göz hizasızdan bakılmalıdır. ‚Onlar yukarda biz aşağıda‘ durumu değişmeli. Bu şuna benziyor; ‚bir zamanlar villasına işçi-hizmetçi olarak aldığı kişi, zamanla villa sahibi olmuş, onunla komşuluk yapmaktadır‘. Ee bu da zoruna gidiyor haliyle ve aynı seviyede olduğunu kabullenmesi zor oluyor. Bu değişmediği sürece bizim tavrımız da haliyle, ’sen bana böyle bakarsan ben de sana her gördüğüm yerde dirsek atar, çelme takarım‘ biçiminde oluyor…  Biz Türkiyeliler arasında da değişmesi gereken davranışlar, yaşam tarzları var tabii. Mesela evlilik yoluyla geliniyor, topluma karışamadan evde hapis hayatı yaşanıyor.. Tabii burada 3 milyon Türkiyeliden bahsediyoruz, büyük çoğunluğu bu durumda değil.
Kültür sanat açısından gelinen yeri nasıl değerlendiriy‚Almanya’da da Türkiye’de de yanlış bir imaj var’orsunuz?
Oldukça iyi bir noktadayız diye düşünüyorum. Mesela kabare tiyatro alanında azımsanmayacak sayıda profesyonel sanatçı yetişti, hemen her kentte tiyatro grupları var.. Bu sanatçılar televizyonlar veya kendi programları aracılığıyla onbinlerce Alman izleyicisine de hitap ediyorlar… Ama maalesef bu olumlu tablo ne Türkiye’de ne de Almanya’da tam olarak görülmüyor…
Burada Alman arkadaşlarıma durumu anlattığımda „Aa biz bu kadar olduğunu bilmiyorduk‘ diyorlar. Canım niye bilmiyorsunuz, biraz da siz ilgi gösterin ‚bu göçmenler arasında neler oluyor‘ diye. Türkiye’de ise hala yılar öncesinin ‚Almancı imajı var: Türkiye gittiğimizde hepimizin başına gelmiştir; Almanya’dan geliyorum dediğinizde, ‚ Gene geldi, kazma…‘ gözüyle bakılır! Mesela Türkiye’den çok ünlü bir tiyatro sanatçısı gelmişti Alman kanalında bir programa katıldı ve Türkiyelilere şu mesajı verdi: ‚Siz de uyum için lütfen bir şey yapın, Anadolu’daki hayat tarzınızı artık orda bırakın. Orda yaşadığınız gibi burada yaşayamazsınız!‘ Bahsettiği tablo ve buradaki insanlar üzerine onun hayalindeki yaşam tarzı  sanki bu insanlar Almanya’da tavuk koyun besleyip bahçecilik yapıyorlarmış gibiydi. Yani Türkiyelilerin Almanya’daki yaşamları, geldikleri yer bilinmiyor ya da çok farklı zannediliyor…