Alman Kültür Konseyi Başkanı Max Fuchs: Geleceğe umutla bakmamız için nedenlerimiz var

Emek Şenliği’nde konuşmacıydınız. Katılımı nasıl buldunuz?

DİDF, çok güzel ve anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Bu kadar insanın bir araya gelmesi insanı heyecanlandırıyor. Özellikle iki dilli kabareler, tıpkı “Almanya” filminde olduğu gibi herkesi geçmişe götürerek güldürdü.

Benim için üzücü olan çoğunluk toplumun temsilcilerinin sayısının burada az olması. Almanya Kültür Konseyi olarak, göçmen ve çoğunluk toplumunun bireylerini bir araya getirmeye çalışıyoruz. Bu yüzden göçmen örgütleri tarafından düzenlenen bu türden etkinliklere Almanların da katılması anlamlı olur.

Ben, çoğunluk toplumunun bir ferdi olarak salondakilerle daha yakınlaşmak için Nazım Hikmet’in bir şiirini Türkçe okumaya çalıştım. Nazım Hikmet aynı zamanda Almanya’daki protest kültürün de önemli sembollerinden. Daha gençlik yıllarında, bir çok Türkiyeli göçmen örgütleriyle birlikte, nükleer başlıklı füzelere, savaşa karşı omuz omuza yürüdüğümüzde Nazım Hikmet yakınlaşmamız için önemli bir semboldü.

Türkiye’den Almanya’ya göçün 50. yılında göçmenler ile Almanlar arasındaki yakınlaşmayı güçlendirmek için kültür cephesinden neler yapılabilir?

Bir çok şey yapılabilir elbette. Kültür ancak karşılıklı alış veriş ile yaşayabilir. Almanlar ve göçmenler arasında bu karşılıklı alış veriş, etkileşim çoktan başlamış durumda. Bir çok alanda bu yaşanıyor.

Almanya’nın kültür hayatında bir çok tanınmış Türkiyeli kabaretist, sinemacı, yazar, moderatör var. Bir çok alanda normalleşmeye doğru ilerliyoruz. Bu yüzden bir çok politikacının ifade ettiği, bunlar arasında Başbakan Angela Merkel’in ‘çok kültürlülük öldü’ açıklaması da bulunuyor, bu sözler tamamen yanlıştır. Bunlar gerçeğe uymuyor.

Bu son 50 yıl içinde ortaya çıkan pek çok olumluluktan söz ediliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Aileleriyle buraya gelen insanlar, buranın kültürü ile yetiştiler, buranın diline hakimler. Bu yüzden bana göre Türkiye’den çok Almanyalılar. Bu durum üçüncü kuşakta çok daha ilerlemiş durumda. Bu gayet normal. Ben buna rağmen gelinen ülkenin gelenekleri ile bağlantının koparılmamasını da olumlu buluyorum. Bu nedenle, geleceğe olumlu ve umutla bakmamız için pek çok nedenimiz var.