Saldırı bütün emekçilere…

Sınıfın İçinden/ Erdoğan Kaya

İspanya ve Yunanistan’da onbinler, krizin yükünü taşımak istemiyoruz diyerek, yine alanlara çıktılar. Yunan polisi parlamento önünde geniş güvenlik önlemleri aldı. Yunanistan’da değişik sektörlerde grevler devam ediyor. Yunan Hükümeti’nin yaptığı kabine değişikliği de işe yaramadı. Papandreou, ulusal hükümetin kurulması için diğer partilere çağrıda bulundu. Muhallefet bu teklifi reddetti. İspanya’da da ülke genelinde önemli şehir merkezlerinde açılan çadırların yerini, geniş kitlesel katılımlı protesto gösterileri aldı…

AB Maliye Bakanları ise biraraya gelerek, Yunanistan’ı nasıl “kurtaracaklarını” tartışıyorlar… Özellikle AB’nin patronu Almanya, yardımın geciktirilmesi için yoğun çaba harcıyor. Yardımın geciktirilmesinin en önemli nedeni, Yunanistan’ın tam bir boyunduruk altına alınmak istenmesidir. İşte tam da bu yüzden, Yunanistan’da sokağa çıkan işçiler artık Almanya’yı da protesto ediyorlar.

Sorun borcun nasıl ödeneceği!

Asıl tartışma Yunanistan’a verilecek borcun nasıl ödeneceğinde düğümleniyor. Yunan Hükümeti’nin kabine değişikliğinin de arkasında yatan temel neden, AB patronlarına güven verme! Avrupa Birliği (AB), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa Merkez Bankası’nı (AMB) korkutan ise daha çok sokak hareketi… Yunan emekçilerinin direnişi bitmiyor… Bitmesi de kolay görülmüyor. Çünkü dayatılan reçete, çok ağır bir reçete… Reçete AB, IMF ve AMB yetkililerinin haftalardır sürdürdükleri görüşmelerle daha da ağırlaştı…

Özelleştirme saldırısının yanında, ücretlerin aşağı çekilmesi, çalışma sürelerinin 37,5 saatten 40 saate çıkarılması, sosyal hakların gaspı, kamu sektöründe işçi kıyımı, yatırımların aşağı çekilmesi, kamusal desteklerin azaltılması, sağlık ve eğitime daha az kaynak ayrılması gibi bir dizi saldırı planı var… Hem Yunan Hükümeti, hem de diğerlerini –AB, IMF ve AMB– asıl düşündüren, halkın büyük bir bölümünü kapsayan bu saldırı politikasının nasıl hayata geçirileceği. Esas tartışma konusu bu…

Ortak hareket saldırıyı püskürtebilir!

Son aylarda Yunanistan’da ortaya çıkan emekçi hareketi, hükümetin işinin ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Ama bu kapsamlı saldırının geri püskürtülmesinin sadece Yunan emekçilerinin çabalarıyla olmayacağı açık! Özellikle Almanya ve diğer AB ülkelerinde Yunan emekçilerle dayanışmanın güçlendirilmesi gerekiyor. Fakat bu, geçtiğimiz günlerde EGB’nin (Avrupa Sendikalar Birliği) çağrısıyla Luxemburg’da toplanan bir kaç bin kişilik yasak savma eylemleriyle olmayacağı açık.

Daha güçlü dayanışma eylemlerinin örgütlenmesi gerekiyor… Çünkü bugün kriz nedeniyle Yunan halkına içirilmek istenen acı reçete, yarın diğer ülkelerdeki, Portekiz, İrlanda’da olduğu gibi, bütün emekçilere içirilmek istenecektir. Bu yüzden saldırının geri püskürtülmesi bütün emekçilerin kazanımı olacaktır!