Unutulanların mezar taşları

ROBERT PROBST

Almanya, özgürlük için mücadele eden kahramanlarını anmada hep zorluk çekti. Ama en sonunda 1848 yılında Berlin’deki direniş sırasında ölenler onurlandırılacak.

Rus elçisi çok etkilenmişti: ”Direnişin odak noktası Alexanderplatz’dı. Sarayın karşısında kurulan barikatlarda Cumhuriyet bayrağı dalgalanmaktaydı. Halkın çoğunluğunun direnişe katıldığı gözlerden kaçmıyordu, hatta ev sahipleri bile barikat yapımı ve kaldırım taşlarının sökülmesine yardım etmekteydiler. Çocuk ve kadınlar taşları evlerin damlarına taşıyorlardı. Ordu acımasızca özgürlük savaşçılarına saldırıyordu.“

Subaylardan biri; „Friedrich Strasse’deki 190 numaralı evin kapısını kırmayı başardık. Ancak dama çıkan merdivende isyancıların sert direnişiyle karşılaştık. Liderlerinin yaralanmasıyla cesaretlerini kırabildik.“ diye anlatmaktaydı. Yaralanan, kanının son damlasına kadar geçit vermeyen Gustav von Lenski idi. Bir kurşun bacaklarını parçaladı. Askerler onu merdivenlerden aşağıya sürüklediler. Ve o gece 183 Berlinli katledildi. Katledildiler ama devrim kazandı, en azından geçici olarak…

Tarih 18 Mart 1848’i gösteriyordu. Ertesi gün kral, tümenlerin Berlin’den çekilmesi emrini verdi. Kısa bir süre için de olsa birlik, özgürlük, demokrasi ve sosyal adalet hayallerinin gerçekleştiğini görenler ölüleri, devrimin kahramanları olarak andılar…

Ama ne yazık ki onların kemikleri, onyıllardan beri hiç kimsenin haberi olmadan Friedrichshain Halk Parkı’ndaki Mart Şehitleri Mezarlığı’nda bulunmakta. Berlin’de bile burayı tanıyan, hatırlayan yok! Bir dernek ve belediye bu mezarlığı Alman tarihinin pozitif durak taşlarından biri olarak nitelediğinden tanınmış kişilerden oluşan bir yönetim kurulu aracılığıyla Frankfurt Paul Kilisesi ile denk ayarda milli anıtlardan biri haline getirmek için çaba harcıyor.

AVRUPA’DA ÖZGÜRLÜK SAVAŞLARI

19. Yüzyıl’ın başından itibaren Avrupa fokurdamaya başlamıştır.. Aydınlanmacılar ve filozoflar devlet yönetimiyle ilgili olarak yeni fikirler ortaya atarak küçük devlet anlayışı ve monarşiye karşı eleştiriler yöneltmeye başlarlar. Almanya’da da prensliklerden duyulan hoşnutsuzluk dillendirilmeye başlanır. Liberal düşünürler özgürlükçü talepler ileri süremeye başlar. Paris’te 1848 Şubat Devrimi, cumhuriyetin ilanıyla sonuçlanır. Tüm kıta, devrime duyulan hayranlıkla ateşlenir… Büyük Alman şehirlerinde ‚Mart Talepleri‘  adı verilen talepler ortaya atılır: Basın ve toplanma özgürlüğü, bağımsız mahkemeler, anlamlı bir işte çalışma hakkı, vatandaşlık hakları ve Alman Parlamentosu’nun ilanı… Sokağın baskısı kısa zamanda başarıya yolaçar, monarşistler geri adım atarlar ve liberal hükümetler kurulur.

Almanlar ilk kez ciddi bir ‚devrim‘ yapmışlardır ama Prusya Kralı Dördüncü Friedrich Wilhelm bunu kabul etmeyerek başkent Berlin’deki askeri gücü aracılığıyla halkın isyanını bastıracağını düşünür. Halk öfkelidir, 17 Mart’ta ileriye sürdüğü en önemli taleplerinden biri asker gücünün çekilmesi, yerini silahlı halk birliklerinin almasıdır. Bir gün sonra Kral sansürü kaldırır, parlamentoyu ilan eder ve tüm Alman devletleri için geçerli bir Anayasa’nın gerekliliğini kabul eder. Sarayın önünde toplanmış olan halk, sevinç gösterileri yapmak yerine askerlerin çekilmesini, militarizme son verilmesini ister. Orduya sarayın önünü boşaltma emri verilir. Çıkan arbedede iki el silah sesi duyulur ve ayaklanma başlar!

DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞI

Mart Şehitleri Mezarlığı, Friedrichshain Halk Parkı’nın güney ucunda bulunuyor. Kocaman hastane binasının ardında saklanmış gibi… Burası mezarlığa bile benzemiyor. Çevresinde şehitlerden birkaçının mezar taşı var. Bunlardan biri de Gustav von Lenski’ye ait. Birileri anlatmasa ne olduğunu bilmeden, dikkate bile almadan gelip geçersiniz. Ama artık bu değişecek. 5 Haziran’da orada ‚Demokrasinin Temel Taşı’nda‘ diye bir sergi açılıyor. Çok sayıda tabeladan oluşan bu sergi 1848 şehitlerini hatırlatacak.

„1848 Mart’ı. Saray çevresinde oluşturulan barikatlarla askerlerin semte saldırısı engellenmeye çalışıldı. Eşit olmayan bir mücadele; askerlerin silahlı gücü karşısında siviller başarı elde etmesi imkansız gibi. Onların silahı cesaretleri ve haklı bir davaya olan inançları!  Askerlerin azgın saldırısı değişik kesimlerden insanlar arasında güçlü bir dayanışmaya yol açtı. Kanlı mücadeleye işçiler, gençler, evsizler, zanaatkarlar bu yoksul semtin tüm insanları katıldı. 18-19 Mart’ın bilançosu 270 sivilin katli… Bu savaşa burjuvalar katılmadı. Subay Lenski sadece bir istisnaydı.

Tanıklardan biri olan Doktor Rudolf Virchov gelişmeleri şöyle anlatmaktaydı: „Dün öğle saatlerinde mücadele başladı. 12 saat boyunca şehir top ve kurşun sesleri ile inledi. Şimdi halk zaferini, devrimi kutluyor.“ Dördüncü Friedrich Wilhelm, mağlubiyeti kabul etti, orduyu çekeceği sözünü verdi. Saray önündeki sivil ölülerin cenazelerinin taşınmasına bizzat katıldı. Liberal bir hükümetin kurulacağı açıklandı. 21 Mart’ta kolunda sarı siyah, kırmızı bir bant taşıyan kral, Almanya’nın birliği ve özgürlüğü ifadelerini kullandı. Prusya’nın Almanya’ya dönüşeceğini söyledi. Mart şehitlerinin Gendarmenmarkt’ta yapılan cenaze törenine 100 bin kişi katıldı. Her yer siyah-kırmızı-sarı ile donatılmıştı. Ressam Adolph Menzel, halkın coşkusunu, örgütsüz iyimserliğini tarihi eserine dönüştürmek için resim yapmaya başladı. Cenaze alayı saatlerce şehirde dolaştı. Halk, 17 Mart’ta ölen 20 askerin sivillerle aynı mezarlığa gömülmesine izin vermedi. Kral’ın arabası da hiçbir zaman tabutlardan birinin önüne geçemedi. Saatlerce tabutların geçmesini beklemek zorunda kalan Dördüncü Friedrich Wilhelm, bu şekilde aşağılanmış oluyordu.

MEZARLIK YASAĞI

Kısa süre içinde karşı devrimci güçler,iktidarı öyle kolay bırakmayacaklarını gösterdiler. Kral, yasaların geçerli olmadığı durumdan, anarşiden kurtulanacağı iddiasıyla, 5 Aralık 1848’te Berlin Milli Meclisi’ni dağıttı. Demokrasi hareketi bastırıldı ama mezarlık muhalefet için demokrasi sembolü haline geldi. Ayaklanmalar, protestolar orada başlatıldı. Bu nedenle yıllar boyu mezarlığa girmek yasaklandı, politik pankart veya çelenkler polis tarafından kaldırıldı. Kayzer döneminde de Mart Şehitleri unutulmadı, devlet terörüne rağmen binlerce kişinin katıldığı protesto gösterilerine sahne oldu. 1848 Alman Devrimi, çoktan tarihe karıştı. Weimar Cumhuriyeti döneminde devrim şehitleri konusunda sosyal demokratlar arasında farklı yaklaşımlar ortaya çıktı. 1918 Kasım Devrimi sırasında katledilen 33 devrimci de aynı mezarlığa gömülünce uzun süre SPD ile KPD arasında farklı farklı kutlamalar yapılmaya başlandı. Uzun süredir, mezarlığın ulusal anıtlar arasında sayılması için çaba harcanıyor. Paul Singer Derneği ve Friedrichshain-Kreuzberg Semt Müzesi, geçen hafta açılan büyük bir sergiyle hem 1848 Devrimi’ni hem de Almanya’nın pozitif tarihini tekrar bilinçlere çıkarmak istiyor. Geçen yaklaşık 170 yılda unutulanları hatırlatmak için açılan sergide Adolph Menzel’in resmi de yer alıyor. Menzel, resmini tamamlamamış, aynı 1848 Mart Ayaklanması’nın tamamlanmasını beklediği gibi o da tamamlanmayı bekliyor…

(Süddeutsche Zeitung’dan çeviren Semra Çelik)