Gençler için alternatif tatil

DİDF Gençlik tarafından yüzlerce gencin katılımıyla geleneksel olarak düzenlenen gençlik kampları, hem eğlenceli atmosferi hem de kültürden politikaya öğretici özelliğiyle, gençler için bu yaz da farklı bir alternatif sunuyor.

DİDF Gençlik tarafından ‚alternatif tatil‘ olarak her yaz geleneksel olarak düzenlenen gençlik kampı için hazırlıklar tamamlandı. 29 Temmuz 7 Ağustos tarihleri arasında Almanya ve Avusturya’dan gençlerin katılımıyla gerçekleştirilecek gençlik kampının bu yılki adresi, Avusturya’nın tanınmış turistik bölgelerinden biri olan Villach/Döbriach. „Böyle yaşamak istiyoruz“ adı altında düzenlenen kampa yaklaşık 300 gencin katılması bekleniyor.

Millstätter See gölünün kenarına kurulu kamp alanı, bu yıl da kültürel sportif etkinliklerden, çeşitli konularda yapılacak söyleşi ve panellere kadar zengin bir programa sahne olacak. Gençler hem bilgi ve becerilerini arttırma imkanı bulacaklar, hem de dostluk ve arkadaşlık ortamı içinde eğlenceli günler geçirecekler.

‘PARASI OLANA TATİL’

Her yıl izin sezonunun yaklaşmasıyla birlikte, gençler de, „bütün yılın stres ve yorgunluğunu bir kaç haftalığına da olsa, nasıl giderebiliriz?“ sorusuna yanıt ararlar. İşçi ve emekçiler gibi gençleri için de bu sorunun yanıtı çok kolay olmaz; çünkü, inceden inceye hesap kitap yapmak gerekir. Günümüzün ekonomik şartları gözönüne alındığında istediği gibi bir tatile gitmek bir lükstür zira.

Her an işsiz kalabilme korkusu, az gelirli-güvencesiz çalışma koşulları, sosyal haklarda yapılan kısıtlamalar, birçok emekçiyi tatil dönemini, haftasonu gezileriyle ‘kurtarma’ya zorlamakta. Gençler içinse durum daha vahim. Ailelerinden bağımsız tatile çıkabilen gençlerin sayısı her yıl azalmakta. En iyi durumda ‘last minute’ fırsatından yararlanabilenler de, en az 400 Euro’dan başlamak üzere, bir haftalığına ‚Mallorca yapıyorlar‘. Ki, bütçenin hayli dar olmasından dolayı, böylesi tatiller, pansiyon odası kumsal arasına sıkışıp kalmakta. Herhangi bir sosyal ya da kültürel aktivite, gezi vs. ye bütçe el vermemekte.

DİDF GENÇLİK KAMPLARI VE TATİL

DİDF Gençlik kamplarının en başta gelen özelliği, katılan gençlerin kamp süresince birçok alternatiflerinin olması. Belki hayatlarında bir daha gitme imkanı bulamayacakları yerlere geziler yapma (örneğin bu yıl Venedik ve Viyana gezisi planlanmakta), resimden müziğe, danstan tiyatroya çeşitli kültürel-sanatsal çalışmalar, sportif aktivitelerde bulunma imkanı sunulmakta. Ayrıca, gençliği yakından ilgilendiren ve bugününü olduğu gibi geleceğini de ilgilendiren, farklı konular ve gelişmeler üzerinde tartışma toplantıları, uzmanların hazırladıkları seminerler gibi, bilgilerini artırabilecekleri, kafalarındaki sorulara cevaplar bulabilecekleri, kendi fikir ve düşüncelerini paylaşabilecekleri etkinlikler düzenlenmekte. Yüzlerce genç bir yandan dinlenme imkanını bulurken, aynı zamanda yetenek, beceri ve bilgilerini de geliştirebilecekleri, rahat, dostça ve çok yönlü bir ortam bulmaktalar. Bireyciliğin değil paylaşmanın, rekabetin değil dayanışmanın, tek tek kişilerin çıkarı değil de kolektivizmin yaşandığı bir on gün yani.

DİDF Gençlik Yönetim Kurulu ve Kamp Hazırlık Komitesi Üyesi Çiğdem Ronaesin’in, kamp çalışmalarıyla ilgili yaptığımız görüşmede söylediği şu sözler dikkat çekici: „Kamplarımızın içerik olarak zengin olması, coşkulu, dostça ve başarılı geçmesi, ön hazırlıklarımızın yanısıra, kampa gelen arkadaşlarımızın katkılarıyla da bağlantılı. Öyle bir ortam oluşuyor ki, sorunları çözümsüzlüğe iten değil, birlikte aşan, ayrılıkların değil ortak yanların öne çıktığı büyük bir aile oluşuyor çabucak. Kampa gelmeden önce birbirini çok yüzeysel tanıyan veya tanımayanlar, bu on gün içinde doğal olarak kaynaşıyor, arkadaş, yoldaş oluyorlar. Kendine güveni olmayan onlarca arkadaşımız kamplarımızda özgüvenlerini kazanıyorlar, yetenek ve becerilerini keşfediyorlar. Öncesinden „ben bunları bilmem, anlamam“ dedikleri bir çok konuya artık farklı yaklaşabilir hale geliyorlar. Hayatlarında bir tabağı ya da bardağı, odasından mutfağa götürmemiş olanlar, birşeyler taşınacaksa, oluşan zincirin en önüne geçebiliyorlar. Çadırlarımızı yağmur bastığı yılı hatırlıyorum. Hiç bir arkadaşımız yanlızca kendi eşyalarını ve çadırını düşünmedi. Türküler, şarkılar eşliğinde yanındaki arkadaşlarının çadırını  veya ortak kamp eşyalarını kurtarmaya girişti. Kamplarımızda bu şekilde sayısız örnekler yaşandı. Ve tabi ki bu kadar olumluluğun yanında ufak tefek aksaklıklar, sorunlar da olmuyor değil. Burada belirleyici olan, ortaya çıkan sorun ve aksaklıkları hep birlikte çözebilmiş olmamızdır. Kendim için söyleyecek olursam, örgütlü mücadeleye katılmamda, bu mücadelede görev ve sorumluluklar almamda, dünyaya ve yaşananlara kendi dar penceremden değil de, daha geniş bir pencereden bakabilmeme neden olan şeylerin arasında, kampların çok önemli bir payının olduğunu içtenlikle söyleyebilirim“.

Bu yılki kamp programında, tartışma ve seminer olarak ise, „Avrupa’da gelişen gençlik hareketi“, „Arap ülkelerindeki ayaklanmalar“, „Atom santralleri-doğa tahribatı ve çevre politikaları“, „Facebook ve diğer iletişim ağlarının gençliğin yaşamındaki yeri“, „Kadınların toplumdaki ve toplumsal mücadeledeki yerleri“, „Eğitim sistemi nereye gidiyor; neden herkes için tek okul sistemi istiyoruz?“, „İşçi gençlik ve sendikalar/kampanyalar“, ve „Göçün 50. Yılında 3. kuşağın durumu“ gibi konulara yer verilmiş.

Her gencin kendi ilgi ve yeteneğine göre seçenek bulacağı hayli zengin aktivitelere sahne olacak gençlik kampına kayıt ve daha ayrıntılı bilgi almak için www.didf.de adresine başvurulabilir.

Kayıt yaptırmak isteyenlerin elini çabuk tutması gerekiyor