Yunanistan talana açıldı!


Emperyalistlerin dayatmasına boyun eğen işbirlikçi PASOK hükümeti, bütün ülkeyi talana açtı. 28,5 milyarlık tasarruf paketini karar altına alan hükümet, 50 milyarlık özelleştirme paketini de parlamentodan geçirdi. “Yunanistan’a özelleştirme konusunda yardımcı oluruz” diyen Alman sermayesi, ülkede gerçekte 300 milyarlık bir özelleştirme potansiyelinden söz ediyor. Hükümetin işbirlikçi tutumunu 48 saatlik genel grev ve direnişle protesto eden emekçiler, AB’den çıkılmasını, borçların silinmesini talep ediyorlar.

Yunanistan uluslararası mali sermayenin ve tekellerin talanına açıldı. Geçen sene Atina’ya verilmesi karar altına alınan 110 milyar Euro’luk “kurtarma kredisinin” beşinci dilimi olan 12 milyar Euro’yu vermekten son anda vazgeçen Avrupa Birliği (AB), Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Uluslararası Para Fonundan (IMF) oluşan üçlü, şimdi ülkeye son darbeyi vurmaya hazırlanıyor.

YUNANİSTAN HIZLA BORÇLANDIRILIYOR

12 milyar Euro’yu aktarmak için 28,5 milyar Euro tutarındaki beş yıllık tasarruf paketini ve 50 milyar Euro hacminde özelleştirme paketini kabul etmesini dayatan AB-AMB-IMF üçlüsü, “Eğer paketler onaylanmazsa, ki biz bunu düşünmek bile istemiyoruz, o zaman sadece Yunanistan için değil bütün Avrupa için zor bir dönem başlayacak” diyor.

“Orta Vadeli Mali Çerçeve Stratejisi 2012-2015” adı altında Yunanistan’a dayatılan paketlere gerekçe olarak ise, “Yunanistan önüne koyulan bütün hedeflere ulaştı ama ekonomi buna rağmen düzelmedi, vergi gelirleri beklenildiği gibi yükselmedi. Dolayısıyla ülkenin borçları artıyor” gösteriliyor ve “bunu engellemek için Yunanistan’ın ikinci bir tasarruf paketine ihtiyacı olduğu gibi ikinci kredi paketine de ihtiyacı var” deniliyor. Buna göre eğer Yunanistan emperyalistlerin dayatmalarına boyun eğerse, 2014 yılında ikinci 100 milyar Euro’luk kredi verilecek

Fakat ne var ki, Yunanistan’a verilen “kurtarma kredisi” Yunanistan’ın daha fazla batmasına neden oldu! Geçen sene 260 milyar Euro olan devlet borcu, “yardımlardan” sonra 330 milyar Euro’ya fırladı! Geçen sene GSMH’nin yüzde 120’si dolayında olan devlet borcu böylece yüzde 155’e çıktı!

Geçen sene bu aylarda AB-AMB-IMF üçlüsünün dayatmasıyla karar altına alınan 30 milyar Euro hacmindeki tasarruf paketi nedeniyle ülkedeki alım gücü olağanüstü düşmüş ve ekonomi daralmıştı. Bu yılın ilk üç ayında da yüzde 4,8 oranında daralan ülke ekonomisi, aslında AB-AMB-IMF üçlüsünün “kurtarma operasyonunun” gerçekte Yunanistan’ı batırma operasyonu olduğunu gösteriyor.

ENDÜSTRİ POLİTİKASI YAPILMIYOR!

Yunanistan’ın emekçi halktan yana bilimcileri “tasarruf paketine değil, endüstri politikasına ihtiyacımız var” diyerek sorunun kaynağına işaret ediyorlar. Ülke endüstrisinin geçmiş yıllarda uluslararası tekellerin lehine tasfiye edildiğini söyleyen bilim insanları, “Yunanistan’ın rekabet gücünün yükselmesi gerektiği söyleniyor. Peki, bu hangi alanda gerçekleşecek? Turizm alanında mı, tarım da mı? Rekabet gücünün yükselmesi için ülkede öncelikle endüstri olması ve bunun araştırma ve geliştirme fonlarıyla teşvik edilmesi gerekiyor” görüşünü savunuyorlar.

Fakat Atina’daki hükümet ve parlamento, bu seslere kulak vermek bir yana emperyalist ülkelerin bütün dayatmalarına boyun eğiyor. PASOK hükümetinin tek itirazı dayatmaların çok hızlı olmasına. AB-AMB-IMF üçlüsü ise hükümetin hiçbir şekilde direnmeye takati kalmadığının farkında olarak, ülkeyi sınırsıy bir talana açma derdinde.

“YUNANİSTAN’A HER TÜRLÜ YARDIMA HAZIRIZ”

“Krizde önümüze çıkan bütün fırsatları değerlendireceğiz” anlayışını temel ilkeleri arasına alan Almanya’nın Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble, Almanya’nın, Yunanistan’a özelleştirmeler konusunda her türlü yardıma hazır olduğunu açıkladı.

Almanya’nın özelleştirmelerle ilgili çok büyük tecrübeleri olduğunu söyleyen Schäuble, “Doğu Almanya’daki devlet işletmelerinin özelleştirilmesini son derece hızlı yapmamızın sırrını Yunan dostlarımıza açıklamaya hazırız” diyor. 1990 yılında kurulan “Treuhand” isimli özelleştirme komisyonunda Almanya’nın en büyük bankalarının ve tekellerinin temsilcileri yer almıştı. Komisyon üyelerine cezai takibata maruz kalmama taahhüdüyle birlikte atılacak bütün adımlarda sınırsız haklar tanınmıştı. Öyle ki Federal Meclis bile özelleştirmeler hakkında bilgi sahibi değildi.

Schäuble, Yunanistan’a sadece teorik olarak değil pratik olarak da yardımcı olabileceklerini söyledi. Treuhand komisyonunda görev yapmış kişileri de Yunanistan’da kurulacak komisyonda çalışmak için gönderebileceklerini belirten Schäuble, “Yeter ki Yunanistan kendine uzanan yardım elini tutsun” dedi.

Bu arada Almanya’nın önde gelen ekonomi araştırma kurumları, Yunanistan’ın 50 milyar Euro’nun yanı sıra daha 300 milyar Euro’luk özelleştirme potansiyeli olduğunu keşfetmiş bulunuyorlar. Değişik gazetelerde yapılan yorumlarda, “Atina bazı adalarını büyük seyahat acentelerine kiraya verebilir” deniyor. İki yıl önce “Akropolis’i ve adalarınızı satın” başlıklı gazetelerin “kötü bir şaka” yaptıkları düşünülüyordu, şimdi ise bunlar gayet ciddi öneriler olarak gündeme getiriliyor. (YH)

AB’den çıkılsın – Borçlar silinsin!

Emperyalistler Yunanistan’ı aralarında paylaşmak için talan planlarını adım adım uygulamaya çalışırlarken emekçiler de bütün güçleriyle bu saldırılara karşı mücadele etmeye çalışıyorlar.

Bu yıl dördüncü kez genel greve çıkan Yunanlı emekçiler, ülkelerinin talan edilmesine boyun eğmeyeceklerini gösteriyorlar. Kamu ve özel sektörde aynı anda yapılan ve 48 saat süren genel greve ülke genelinde yüksek katılım oldu.

Genel Grevi örgütleyen Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (GSEE) ve Yunanistan Memur Sendikaları Konfederasyonu (ADEDY) ve Komünist Partisi KKE’ye bağlı PAME, önümüzdeki aylarda eylemlerin devam edeceğini açıkladılar.

Diğer yandan Atina’daki Sintagma Meydanı’nda bir aydan fazla süredir devam eden ‘akşamüstü protesto gösterileri’ için toplanan gençlik örgütleri, İnternet üzerinden halkı gösterilere katılmaya çağırıyor. Günlerdir parlamentoya çıkan yolları kapatarak bölgeyi abluka altına alan kitlelerin öfkesi giderek büyüyor.

Meclisten geçen paketler dört yıl içinde devlet bütçesinde 78 milyar Euro kazandırmayı planlıyor. Bu da yaklaşık 11 milyon nüfuslu ülkede kişi başına yaklaşık 7 bin Euro tasarruf anlamına geliyor.

Yapılan kamuoyu yoklamaları, nüfusun üçte ikisinin tasarruf önlemlerine karşı olduğunu gösteriyor. Aynı yoklamada halkın üçte ikisinin AB’den çıkılaması ve borçların silinmesini istediği de ortaya çıktı. (YH)