AB ülkelerinde işçilerin alım gücü düşüyor!

Erdoğan Kaya
Geçtiğimiz günlerde, Avrupa Birliği Komisyonu’nun verilerini değerlendiren Hans Böckler Vakfı, Avrupa Birliği’ne bağlı ülkelerde işçilerin reel ücretlerinin bu yıl yüzde 0,8 gerileyeceğini açıkladı. Birliğe bağlı sadece 9 ülkede ücretler de artış yaşanacak… Reel ücretlerin düşmesine; tüketim maddelerine yapılan zamlar, böylelikle alım gücünün düşmesi ve AB’ye bağlı bir çok ülkede yaşanan ekonomik kriz ve krizin yol açtığı kısıtlama politikaları, neden olarak gösteriliyor…
Özellikle Güney Avrupa ülkeleri İspanya, Portekiz ve Yunanistan’da, kamu sektöründe çalışan emekçilerin ücretlerinde bir yıl içerisinde yüzde 30 düşüş yaşandı. Yunanistan’da ücretlerin bu yılda da yüzde 3,4 ve gelecek yılın başında tekrar yüzde 8,2 düşmesi bekleniyor. Benzer gelişmelerin önümüzdeki dönem İtalya’da da yaşanacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Geçtiğimiz günlerde İtalya Parlamentosu 70 milyarlık tasarruf paketini onayladı. Paketin içinde kamu giderlerinin kısıtlanması, böylelikle kamu işçilerinin ücretlerinin düşürülmesi de yer alıyor.
Ücretler sadece ekonomik kriz içinde olan ülkelerde düşmüyor, aynı zamanda ekonomik olarak daha iyi durumda olan ülkelerde, örneğin Fransa ve Avusturya’da da düşüyor. Almanya’da ise bu yıl ortalama reel ücretler yüzde 0,1 gibi çok düşük oranda artmış bulunuyor.
ALMANYA’NIN ROLÜ…
Hans Böckler Vakfı’nın AB Komisyonu’nun verilerine dayanarak yaptığı araştırma, zaten bir süredir gözlenen gerçeğin altını bir kez daha çizmiş bulunuyor. AB ülkelerinde reel ücretlerin düşmesi sadece tüketim maddelerine yapılan zamlarla ya da ekonomik gidişattaki sorunlarla – ki en önemlisi de bu zaten – tek başına açıklanamaz.
AB ülkelerinde işçilerin reel ücretlerinin düşmesini, AB’nin patronu ya da patronlarının izlediği ekonomik politika ve bu politikanın sonuçlarının bir dışa vurumu olarak görmek gerekiyor. Almanya’da reel ücretler yıllardır bir düşüş içinde… Bu Almanya’nın diğer AB ülkelerine göre rekabet gücünün artması anlamına gelmektedir. Almanya’da üretim maliyeti gittikçe düştüğünden dolayı, Alman malları daha fazla rağbet gördü. Bu durum Almanya’nın – ki Almanya en büyük ihracatı AB ülkelerine yapıyor – arka arkaya ihracat rekorları kırmasını beraberinde getirdi.


AB’DE EMEKÇİLERE YÖNELİK SALDIRILAR GENİŞLİYOR…

AB içinde ekonomisi güçlü ülkeler – bunların başında Almanya geliyor – sorunlarını daha hızlı çözerken, ekonomileri zayıf ülkeler daha fazla batağa sürükleniyor. Almanya AB içindeki güçlü konumunu kullanarak yıllardır uyguladığı politikaları ekonomik zorluklar yaşayan ülkelere dayatıyor. Yunanistan, Portekiz, İspanya, İrlanda ve son olarak İtalya krizden çıkış yolu olarak, yatırımların düşürülmesi, ücretlerin düşürülmesi, işten atmalar, özelleştirmeler ve daha fazla borçlanmayla krizden çıkış yolu arıyor. AB, IMF ve Avrupa Merkez Bankası’nın kıskacı yetmiyormuş gibi, birde Rayting Ajanslarının kıskacı eklendi.
ÜCRETLER DAHA DA DÜŞECEK!
Ekonomik kriz içinde bulunan ülkelerin kısa bir süre içinde sorunlarını çözmeleri güç. Bu yüzden borçlu AB ülke egemenleri, krizin yükünü emekçilerin sırtına daha fazla yıkma çabalarını artıracaklar. Bu çabaların sonuç verip vermeyeceği, yine bu ülkelerde işçilerin bu politikalara verecekleri mücadeleyle belli olacak. AB patronları da ekonomik kriz içinde debelenen ülkelerin emekçilere yönelik başlatılmış olan saldırı politikasının başarılı olması için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Dolayısıyla sadece ekonomik krizin yaşandığı ülkelerde değil, kısmen durumu iyi olan ülkelerde de işçi ücretlerinin önümüzdeki dönem yükselmesi kolay görülmüyor.


FARKLI BİR SENDİKAL ÇİZGİYLE
ÜCRETLERİN DÜŞMESİ ÖNLENEBİLİR!

Ücretlerin artması, işçilerin yaşam koşullarının düzeltilmesi, başta Almanya olmak üzere diğer ülkelerdeki feragatçi sendikal çizginin terk edilmesine bağlı. Bunun olanakları düne göre daha fazla. Çünkü AB ülkelerinde işçiler ayağa kalkıyor. Son yıllarda AB sınırları içinde yaşanan grev ve genel grevler hiçbir dönem yaşanmadı. Almanya’da muhalif sendikal çevreler tekrar bir araya geliyor. Birlikte hareketin sorunlarını tartışıyor. Almanya’da DGB ve Alman İşverenler Birliği arasında “grev hakkını sınırlamak” için oluşmuş birlik sendikal tabanın baskısıyla dağılıyor. Tüm bu gelişmeler düne göre daha farklı bir yerde olduğumuzu gösteriyor. Bu yüzden mücadeleci kesimlerin daha cesur adımlar atmasının da önü açılmış oluyor. İşçilerin yaşam koşullarının düzeltilmesi, ücretlerin artırılması mücadelesi, sendikaların vazgeçemeyeceği bir sorundur! Sendikaların varlık nedenidir!