Irkçı şarlatana yer yok

SPD üyesi, Merkez Bankası Yönetim Kurulu eski üyesi Thilo Sarrazin, son yıllarda başta Türkiye ve Arap ülkelerinden gelen göçmenlere karşı düşmanlık ve nefret üretenlerin başında geliyor. Yazdığı “Almanya kendisini yok ediyor” kitabıyla istediği tartışmayı yaratan ve satışı yakalayan Sarrazin, bu kez tam bir şarlatan gibi, hakaret ettiği, aşağıladığı göçmenler arasında dolaşarak, nasıl bir tepki ile karşılaşacağını ölçmeye çalıştı! Kreuzberg ve Neuköllnlüler de, ırkçı şarlatana gereken dersini verdi.
Televizyon kanalı ZDF’de hazırlanan “Aspekt” programı için kitabında konu ettiği Berlin’in Kreuzberg ve Neukölln semtlerinde dolaşmaya çıkan Sarrazin, gittiği her yerde “Irkçı buradan defol” sloganıyla karşılaştı. Sarrazin ile hakaret ettiği kesimleri karşılaştırıp tartıştırmak olarak çerçevesi belirlenen program kapsamında pazaryerine, Türkiyelilerin işlettiği lokantaya, Alevi Kültür Merkezi’ne gidildi.
Sarrazin’e ilk tepki Türkiyeli esnafların yoğun olduğu pazaryerinde geldi. Türkiye kökenlilerin ve Arapların manavlık başka bir şey bilmediklerini ileri süren Sarrazin’e pazar esnafı, “Nazi defol”, “Sen bir ırkçısın” şeklinde tepki gösterdi.
Burada hak ettiği tepkiye alan Sarrazin, bu kez televizyon ekibiyle birlikte Kreuzberg’te bulunan Hasır Restoranı ziyaret etti. Ancak burada da hem restoran sahibi hem de misafirler tarafından tepkiyle karşılaşan Sarrazin’e “Türkler normalde misafirperverdir, ama size bu misafirperverliği göstermeyeceğiz” denilerek servis yapılmadı.
Restorandan da kovulan Sarrazin’in bir sonraki istikameti ise Berlin Anadolu Alevi Kültür Merkezi oldu. Türkiye kökenli ve Alman çok sayıda kişi, merkezin giriş kapısının önünde toplanarak, Sarrazin’in içeri alınmayacağını ifade etti ve “Buradan defol” sloganları attı. “Nazi buradan defol” sloganı atan göstericiler, ‘yerli ve göçmenler arasında önyargıları körükleyen birisine Alevilere ait bir mekanda yer olmadığını’ vurgulayarak Sarrazin’i televizyon ekibiyle birlikte buradan da kovdular.
Kitabının yayınlanmasının üzerinden bir yıl gibi sürenin geçtiğini ve sokakta hiç bir zaman bu denli tepkiyle karşılaşmadığını söyleyen Sarrazin, kendisine tepki gösterenlerin ‚düşünce özgürlüğüne saygı gösteren demokratlar olmadığı’nı ileri sürdü. Sarrazin, restoran çıkışında yoğun protestolar olduğunu söyleyerek, “dövülen bir köpek muamelesi gördük” dedi.

SARRAZİN’E SAHİP ÇIKTILAR
ZDF tarafından yeniden gündemleştirilen Sarrazin’e karşı gösterilen tepkiler özellikle Berlin’deki gazete ve televizyonlarda geniş bir şekilde yer alırken, Sarrazin gibi tepkilerin “hoşgörülü” olmadığını savunanlar da ortaya çıktı. CDU Eyalet Başkanı Frank Henkel yaptığı bir açıklamada, Berlin gibi hoşgörülü bir kentin ortasında Sarrazin’e gösterilen tepkinin ölçüsüz olduğunu ileri sürdü. Henkel, buna gerekçe olarak da “Bu türden tepkiler insanlarda uyum konusunda konuşmama duygusu yaratabilir” şeklinde dile getirdi.
SPD ve Yeşiller’den politikacılar ise, Sarrazin’in göçmenlerin yoğun yaşadığı semtlerde tura çıkmasını eleştirirken, vatandaşların medeni cesaret örneği larak tepkilerini göstermelerinin normal olduğunu dile getirdiler.


IRKÇIYA TEPKİ HOŞGÖRÜSÜZLÜK MÜ?
Sarrazin ile aynı düşünce yapısına sahip magazin gazetelerinin birçoğu da, gösterilen tepkiyi ‚düşünce özgürlüğüne tahammülsüzlük‘ olarak yorumladı.
Kreuzberg ve göçmenlerin hoşgörüsünü ölçmek için sanki başka yol ve yöntem kalmamış gibi, ırkçı fikirleriyle toplumda tepki uyandırmış birine karşı haklı tepkiyi bu şekilde demokratik olmayan aşırı tepki olarak göstermek, „hem suçlu hem güçlü“ dedirtecek cinsten bir davranış.
Sarrazin’in yazdıkları ve söylediklerinin düşünce değil, halklar arasında düşmanlık yayan görüşler olduğunu görmek istemeyenler, bu nedenle gösterilen tepkileri “düşünce özgürlüğüne hoşgörüsüzlük” çerçevesinde ele alıyorlar.
Kreuzbergliler Sarrazin’e hak ettiği tepkiyi göstererek sokakta rahat dolaşmasına izin vermemişler; ve yeni Sarrazinler’in ortaya çıkmaması için kendi çapında bir mesaj vermişlerdir. (YH)