Vatandaşlığa geçenlerin sayısı yerinde sayıyor

Her yıl Alman vatandaşlığına geçen göçmenlerin toplam sayısı 100 bin civarında kalmaya davam ediyor. 1 Ocak 2000’de SPD-Yeşiller Hükümeti tarafından yürürlüğe konulan ve 1990 yılından sonra doğanların da Alman vatandaşlığını kazanması nedeniyle bu yıl içinde vatandaş olanların sayısı 186 bin 700’e çıkmıştı.
Ancak 2000’den sonra sürekli azalmaya başlayan vatandaşlığa geçenlerin sayısı ilk olarak 2008 yılında 100 bin sınırının altına düşmüştü. Federal İstatistik Dairesi tarafından verilen yeni bilgiye göre 2010 yılında Alman vatandaşlığına 101 bin 600 göçmen geçti.
2008 yılında 94 bin 500, 2009 yılında ise 96 bin 900 göçmen Alman vatandaşı olmuştu.
Son üç yılın rakamları, büyük değişimler olmaması durumunda ortalama vatandaşlığa geçiş sayısının bu civarda seyretmeye devam edeceğini gösteriyor.

GENÇ NÜFUS VATANDAŞ  OLUYOR
İstatistik dairesi tarafından yapılan açıklamaya göre, 2010 yılında Alman vatandaşı olan 101 bin 600 göçmenin ortalama yaşı 30 ve bunların Almanya’da kalma süresi ise ortalama 15 yıl. Bu durum özellikle genç nesillerin Alman vatandaşı olmayı tercih ettiğini gösteriyor. Vatandaş olanların yüzde 51’ini kadınlar oluşturuyor.
Vatandaşlığa geçenlerin yüzde 73’ünü ise (73 bin 670), 8 yıldan fazla Almanya’da yaşayan ve yeterli gelirle yeterli Almanca’ya sahip olan “yabancılar” oluştururken, geriye kalanlar evlilik ve çocuk nedeniyle daha kısa sürede vatandaşlık hakkını kazananlardan oluşuyor.


İLK SIRADA TÜRKİYE KÖKENLİLER VAR
2010 yılında Alman vatandaşı olan göçmenler arasında Türkiye kökenliler ilk sırada yer alıyor. İstatistik dairesinin verilerine göre geçen yıl 26 bin 200 Türkiye kökenli Alman vatandaşı oldu. Türkiye kökenlileri 6 bin 500 ile eski Yugoslavya ülkeleri izlerken, üçüncü sırada ise 5 bin 200 ile Irak’tan gelenler bulunuyor.

NEDEN VATANDAŞ  OLMUYORLAR?
İstatistik dairesinin açıkladığı rakamlar arasında en dikkat çekici olan ise uzun süredir Almanya’da yaşayan ve vatandaş olma potansiyeli bulunan göçmenlerin azımsanmayacak bir bölümünün vatandaşlığa geçmemesi. 2000 yılında yürürlüğe konulan Vatandaşlık Yasası’nın, “kan bağı esasını” kaldırması bir olumluluğu içerirken, buna karşılık başta yeterli gelir, yeterli Almanca ve çifte vatandaşlığı yasaklama gibi birçok engel getirmişti. Özellikle geldikleri ülkeleri ile bağlarını tam olarak koparmak, mal varlıkların kaybetmek istemeyen yaşlı kuşakların önemli bir bölümü için Alman vatandaşlığı cazip gelmiyor. En büyük grubu ise uzun yıllardır burada yaşamalarına rağmen, yeterli derecede geliri olmayan ve Almanca bilmeyenler oluşturuyor.
İşsiz kalan, devletten yardım almak zorunda olan göçmenlere Alman vatandaşlığı kapısını kapayan yeni yasa pek çok kişiyi mağdur ediyor.
Bu nedenle birçok demokratik kurum ve kuruluş, 5 yıldan fazla bir süre Almanya’da yaşayan ve geleceğini bu ülkede kurmak isteyen herkese Alman vatandaşlığına geçişi düzenleyecek yönde yasaların çıkarılmasını talep ediyorlar.
Dolayısıyla bu değişiklikler yapılmadığı sürece, Başbakan Angela Merkel’in ve Başbakanlık Dairesi’nin düzenledikleri vatandaşlık törenlerinin Alman vatandaşlığına geçenlerin sayısını artırmaya yetmeyeceği görülüyor. (YH)