Vize duvarı ne zaman kalkacak?

Türkiye’den Almanya’da turist olarak gelmek bile insanlar için adeta işkence. Geri dönüşü güvence altına almak için istenen nice belge, bilgi ve süren kuyruklar, beklemelerden sonra kimilerine izin veriliyor, kimilerine de verilmiyor. Vize alamayanların buna itiraz etme hakkı da bulunuyor.
Ancak, Avrupa Adalet Divanı’nın, „hizmet almak ve vermek üzere Avrupa Birliği ülkelerine gitmek isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vize almak zorunda olmadığı“ yönünde iki yıl önce aldığı kararı (Soysal Kararı), bugüne kadar hiç bir hükümet tarafından tanınmadı. Başta Münih olmak üzere kimi kentlerdeki yerel mahkemeler, Avrupa Adalet Divanı’nın kararını destekler yönde karar vermesine rağmen, Almanya’da hükümet bu konuda bir adım atmaya niyetli görünmüyor.


ALMANYA KARARI TANIMIYOR
Almanya ve Türkiye arasında 1980’de imzalanan Serbest Dolaşım Anlaşması ile vize şartı getirilmişti.
Ancak, Avrupa Adalet Divanı tarafından verilen “Soysal Kararı”nda bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının vizesiz Almanya’ya girebilmesi için yaptığı başvuruya olumlu yanıt verildi. Yani, vizesiz Almanya’ya girilmesine yeşil ışık yaktı.
Alman hükümeti daha önce yapılan anlaşmalar gibi Avrupa Adalet Divanı’nın bu konudaki kararını ad gözardı ederek, hukuku çiğneyen tavrını bugüne kadar sürdürürdü ve bu uygulamada ısrarlı.
Daha önce Federal İçişleri Bakanlığı yetkilileri tarafından yapılan açıklamada „Soysal Kararı’nın ancak tır sürücüleri ve akademisyenler için geçerli olabileceği“ ifade edilse de, bu kişiler için vizeyi kaldıran düzenlemeler de bugüne kadar yapılmış değil.
Bu konuyla ilgili olarak en son olumlu bir karar da Federal Parlamento Bilim Komisyonu’ndan çıktı. Sol Parti’den Milletvekili Sevim Dağdelen’in girişimiyle Bilim Komisyonu tarafından hazırlatılan bir raporda da, turistik amaçla ya da çalışmak üzere Almanya’ya gelecek olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vize almak zorunda olmadığı saptandı. Partilerüstü bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ve vizenin gereksiz olduğunu içeren rapor konusunda bir açıklama yapan Dağdelen, “Almanya Hükümeti’nin vizede ısrar etmesi öncelikle şöyle bir ikiyüzlülük içeriyor: Her fırsatta, Almanya’da yaşayan göçmen kökenli insanlardan hukuka ve yasalara uyum sağlamalarını talep ederken, hükümetin hem Alman hukukunu hem de Avrupa Birliği hukukunu çiğnemesi, açık bir ikiyüzlülüktür. Ayrıca Almanya’ya yerleşmek isteyen insanların Almanca testine tabi tutulması, tüm ülkelerin vatandaşları için değil, Türkiye vatandaşları için uygulanan bir şart. Burada Türkiye kökenli insanlara karşı alınmış bir tavır, ayrımcı bir uygulama sözkonusu” dedi.

BU HAKTAN HERKES YARARLANABİLMELİ
Son yıllarda Soysal Kararı çerçevesinde sadece işverenlere ve akademisyenlere vize olmadan Almanya’ya giriş yapmalarının tartışıldığını ifade eden Dağdelen devamla, “Türkiye’den gelenlere vize uygulamasının değişmesi, hukuka uygun bir şekilde hareket edilmesi ve Türk vatandaşlarına vizesiz Almanya’ya gelme fırsatı tanınması gerekiyor. Sadece Türk hükümeti ya da işveren birliklerinin işverenler için dile getirdiği talepler doğrultusunda değil, herkes için, Almanya’ya vizesiz girebilme, akrabasını, ailesini ziyaret edebilme serbestliği uygulanmasını istiyoruz. Herkesin turist olarak gelebilmesine olanak sağlanmalıdır. Burada eşitlik istiyoruz.” dedi. (YH)

Türkiye’den Almanya’ya gelenler 50 yıl sonra azaldı

Almanya’ya gelen yabancı ülke vatandaşları arasında son 50 yıldır ilk sırada yer alan Türk vatandaşları, geçtiğimiz yıl ilk kez bu konumunu kaybetti.
OECD tarafından hazırlanan Göç Raporu’na göre, Türkler son 50 yıldan bu yana ilk kez Almanya’ya göç edenler arasında ilk üçe giremedi. Rapor, Almanya’ya en fazla göçmenin Polonya, Romanya ve Bulgaristan’dan geldiğine işaret ediyor. Raporu kaleme alan uzmanlardan Thomas Liebig, Türkiye ekonomisinin güçlenmesinin bu gelişmede etkili olduğunu ifade ediyor. Liebig, “Türkiye’den göçün azalması sadece Almanya’ya özgü de değil, OECD ülkelerinin tümüne göç eden Türklerin sayısında azalma var. Almanya’da ise aile birleşimiyle gelen göçmenlerin sayısı azaldı. Bunun nedenlerinden biri uzun yıllardır Almanya’da yaşayan Türklerin artık sadece Türklerle değil, Almanlarla da evlilik yapmaya başlamış olması” dedi.
Federal İstatistik Dairesi’nin verilerine göre de, Türkiye’den Almanya’ya göç 1960’lı yıllarda yılda ortalama yüz binin üzerinde seyrediyordu. Bu sayı aile birleşimine olanak tanındığı 1970’li yıllarda, yılda ortalama 250 bine kadar yükseldi. 1980’li yıllardan itibaren ise gelenlerin sayısı yılda ortalama 80 bine, 2000’li yıllarda ise ortalama 50 bine düştü. Aile birleşiminin önüne çıkarılan zorluklar ve iltica hakkının kısıtlanması ile birlikte bu sayı 2010 yılında 18 bine kadar düşmüş bulunuyor. (YH)