Asıl katil kim?

Norveç’te yaşanan katliam, başta Avrupa olmak üzerebütün dünyada şok etkisi yarattı. Saldırının „radikal Hıristiyan“ Norveçli bir ırkçı tarafından yapılmış olması ise şokun daha da büyük olmasına neden oldu. Ancak ne var ki ilk günlerde yaşanan şok çabuk atlatıldı ve hükümetler ve medya neredeyse olayın üstünü ‘küllemeye’ başladı; en az 11 Eylül kadar sarsıcı olan bir olay ‘acı bir hatıra’ olarak unutulmaya terkedildi… Esas olarak da böyle bir alçakça katliamı hazırlayan politikalar gözardı edilmeye çalışılıyor.  Hükümetlerin ve sermaye basınının bu tutumunda şaşacak birşey yok, ama ilerici-demokratik çevreler açısından da katliam karşısında gösterilen reaksiyonların cılız kaldığı söylenebilir.
Belli başlı Avrupa ülkelerinde önü açılan ırkçılığın toplumu nasıl zehirlediğini görmek için illa da böyle ağır ve sarsıcı bir katliam olması gerekmiyordu; ama  Norveç’te yaşanan olay, ırkçılığa, toplumu etnik ve dini değerler üzerinden kutuplaştırma politikalarına  karşı köklü bir hesaplaşma konusunda dönüştürülebilirdi.
Herşeye rağmen, üzeri küllenmeye çalışılsa da ‘Norveç Katliamı’ siyaset dünyasında ve toplumda birçok bakımdan iz bırakacak görünüyor.
Biz de sayfalarımızda daha çok, asıl katilin kim olduğu sorusunu cevaplamaya ve üzeri örtülmeye çalışılan  siyasi gelişmeler konusuna yer vermeye çalıştık.

Avrupa’da son ayların hatta yılların neredeyse değişmez gündemi haline gelen ekonomik ve mali krizle ilgili gelişmelerse hızından birşey kaybetmeden sürüyor. Yunanistan’ı teslim alan büyük devletler ve tekeller planlarını adım adım ilerletirken, VW gibi tekellerin kaydettiği gelişme ve elde ettikleri karlar ise, krizin kaybedenleri kadar kazananları olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

İzin dönemi yaşadığımız bugünlerde, gelecek sayımız 19 Ağustos yerine 2 Eylül’de elinize ulaşacak.
Yeni yayın döneminde buluşmak dileğiyle…