BR’de işçilerin değil sermayenin temsilcisi

Avrupa’nın en büyük ve dünyanın üçüncü büyük otomobil tekeli Volkswagen (VW), 2011 yılının ilk altı ayını rekorlarla kapadı. Tekel tarafından yayınlanan raporda, dünya çapında otomobil satışlarının yüzde 14,3 artarak 4,129 milyona çıktığı, cironun yüzde 25,8 artarak 77,8 milyar Euro’ya yükseldiği ve vergi öncesi kârın ise 8,5 milyar Euro olarak gerçekleştiği bildirildi.
Dünya otomobil piyasasının yüzde 12,4’üne sahip olan tekelin net kârı 6,1 milyar Euro olarak gerçekleşti. Tekel tarafından yapılan açıklamada, Çin’de satılan 1 milyon 107 bin aracın satış rakamlarına yansıtıldığını ancak ortaklıklar nedeniyle ciroya yansıtılmadığına da dikkat çekildi. Kısacası tekelin hem cirosu hem de kârı aslında daha yüksek.

“REKABETE HAZIRIZ”
2018 yılında dünyanın en fazla araç satan ve en fazla kâr yapan otomobil şirketi olma hedefinde, “iyi yol kat ettiklerini” söyleyen VW Tekeli Baştemsilcisi Bernd Osterloh, “sürekli sertleşen rekabet sürecine iyi hazırlandık. Siparişlerin artması ve bütün alanlarda sağlanan büyümeden de görüldüğü gibi müşteriler arabalarımızı beğeniyorlar” dedi.
Buna rağmen dünyanın bir numarası oluncaya kadar bir takım zorlukların daha aşılması gerektiğine inandığını söyleyen Osterloh, “Bence yapılması gereken daha çok işimiz var. Doğal afetlerden olumsuz etkilenen rakibimiz Toyota’yı bence küçümsememek lazım, onlar hala yarışın en önünde yer alıyorlar, ama biz de rekabete hazırız” dedi.
Özellikle Korelilerin güçlendiğini söyleyen Osterloh, “Onların büyüme oranları ve hızları olağanüstü. Bence bizim asıl rakiplerimiz Koreliler olacak” dedi. VW’nin bir bütün olarak daha iyi ürünlere ve müşterilere konsantre olması gerektiğini söyleyen Osterloh, “Bir yanda gelişmekte olan ülkelerdeki üretim tesislerimizi artırmamız gerektiği gibi diğer yanda üretimimizi mümkün olduğunca esnekleştirmeliyiz. Öyle esnek olmalıyız ki gerektiğinde aynı üretim bandında birçok modeli üretebilmeliyiz. Bu hem piyasadaki iniş çıkışları daha kolay göğüslememizi hem de üretim kapasitelerimizi daha iyi değerlendirmemizi sağlayacaktır” diyor.


“BREZİLYA BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
VW tekelinin ucuz otomobil üretenlerden korkmadığını söyleyen Osterloh, “Satış rakamları, müşterilerimizin kaliteli mal için daha fazla para harcamaya hazır olduklarını gösteriyor. Bizim asıl sorunumuz bütün piyasalarda hazır olamamamız” dedi.
Tekelin daha büyümesi gerektiğini söyleyen baş temsilci Osterloh, “Özellikle Brezilya’da büyümemiz gerekiyor. Latin Amerika’da hamle yapmak için en kısa süre içinde bu bölgeye yönelik kapasitemizi artırmak zorundayız. Pikap tipi modellerde hamle yapacak modelimiz hazır ama diğer modellerde de benzeri hamleleri yapmak zorundayız” dedi.


“MAN, BİZİM İÇİN KAZANIM”
VW’nin bir süredir tamamen devralmaya çalıştığı MAN’ın tekel için çok önemli olduğunu da söyleyen Osterloh, “MAN bizim için sadece ağır vasıta üretimi için önemli değil. MAN aynı zamanda motor üretimi alanında da değerli bir mücevher gibidir” dedi.
VW tekelinin küçük gemi ve yat motorlarının yanısıra bir süredir siteler için kalorifer ürettiğini hatırlatan Osterloh, “MAN bu alanda da bize tecrübelerini sunacaktır. Bazı basın organlarında MAN’in parçalanıp satılacağı yönünde haberler çıktı. Bunların hiçbiri doğru değil. Böyle bir olasılığı bir saniye düşünmemiz için bile deli olmamız gerekir. MAN ile birlikte birinci sınıf üretim yapacağız ve iyi para kazanacağız” dedi.

Alman otomobil üreticileri rekor kırıyor

*Volkswagen tekel olarak yılın ilk altı ayında satışlarını yüzde 14,3 artırarak 4,129 milyon araca çıkardı.
*VW tekeline bağlı Audi satışlarını yılın ilk altı ayında yüzde 18 artırarak 653 bine çıkardı.
*VW tekeline bağlı Porsche yılın ilk altı ayında satışını yüzde 36,8 artırarak 60 bin 659’a çıkardı.
*Mercedes-Benz yılın ilk altı ayında satışını yüzde 9,7 artırarak 610 bin 531 araca çıkardı.
*BMW yılın ilk altı ayında satışlarını yüzde 20 artırarak 833 bin 400’e çıkardı.

‘Bu ayın co-menajeri kimdi?’

Eğer “bu ayın co-menajeri kimdi?” başlıklı bir yarışma olsaydı Temmuz ayının ki kesin Bernd Osterloh olurdu. “Osterloh kimmiş” diye sormak bile ayıp aslında. Almanya’nın neresinde yaşarsanız yaşayın Osterloh’u bilmeniz gerekir.
Bu ayın başından sonuna kadar onlarca gazete ve dergiye demeç veren, söyleşileri yayınlanan Osterloh’u aslında herkesin tanıması gerekiyor. Hiçbir gazete ve derginin okuyucusunun bu ünlü şahsın parlak düşüncelerinden mahrum kalmaması için Alman Haber Ajansı DPA bile özel haberler, özel söyleşiler hazırlayarak abonelerine gönderdi. Osterloh’a ulaşamayan veya demeç alamayan gazete ve dergiler de DPA’nın hazır metinlerini bastılar.

“YENİ BİR İŞÇİ MENAJERİ TİPİ”
Günlük ticaret gazetesi Handelsblatt’a göre Osterloh, “yeni bir işçi menajeri tipini” simgeliyor. Gazete 6 yıl önce Osterloh’u okurlarına tanıtırken, “kırmızı kalpli büyük adam” benzetmesi yapmıştı. Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi biraz daha yalın bir dille, “Bölüm şefi gibi maaş alan yardımcı menajer” den söz etmeyi yeğliyor.
Hala Osterloh’un kim olduğunu bilmeyenlere söyleyelim: Bernd Osterloh, Volkswagen tekelinin “en baş” işçi temsilcisidir. 1977’de VW Wolfsburg’da işe giren Osterloh’un kariyeri 1990 yılında işyeri temsilciliğine seçilmesiyle başlıyor.
14 sene sonra temsilciliğin ikinci başkanlığına seçilen Osterloh bu görevi sadece bir yıl yaptı. Nitekim 2005 yılına kadar temsilciliğin başkanı olan Klaus Volkert, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve seks skandalı nedeniyle istifa ettirilmiş ve yerini Osterloh’a bırakmıştı.
Bazı kesimler Volkert’in pisliklerinin ortaya çıkmasında Osterloh’un parmağı olduğunu bile söylüyorlar, ama bu sadece bir söylenti…

VW’DE BAŞTEMSİLCİ OLMAK BASİT BİR İŞ DEĞİL..
VW tekelinin merkezinin bulunduğu Wolfsburg’da baştemsilci olmak demek bütün tekelin baştemsilcisi olmak anlamına geliyor. Yani tekele bağlı bütün firmaların da baştemsilcisi olunuyor. Bu yetmezmiş gibi ayrıca VW tekelinin Denetleme Kurulu’nun da ikinci başkanı olunuyor. 55 yaşındaki Osterloh bugün Avrupa, Asya, Kuzey ve Güney Amerika ve Afrika’nın 22 ülkesinde bulunan 61 fabrikada çalışan 435 bin işçinin baştemsilcisi.
Şimdi bazıları “kıyak bir iş” diye düşünebilir. Ama VW’de baştemsilcilik yapmak o kadar basit değil. Çünkü VW’nin baştemsilcisi kendini her gün kanıtlamak zorunda. Hayır, işçilerin haklarını koruyarak değil. VW’de baştemsilcilerin işçi haklarını korumaktan daha önemli başka işleri oluyor çünkü! Bu baştemsilciler, “tekel hangi ülkelere yatırım yapmalı” veya “verimliliği nasıl artırabiliriz” veya “rakiplerimizin durumu nedir” gibi daha önemli konulara kafa yormak zorundalar.
Zaten baştemsilci olmadan önce temsilcinin kendisini bu alanda kanıtlaması gerekiyor.
Osterloh 2000 yılında dönemin VW Personel Müdürü Peter Hartz ile birlikte ünlü VW çalışma modeli olan 5000X5000 modelini geliştirdi ve 2001’de yürürlüğe girmesini sağladı. Genel kamuoyunda ve IG Metall sendikası içinde bütün tepkilere boyun eğmeyerek 5000X5000 modelini geliştirmesi Osterloh için bir dönüm noktası oldu. Bu tarihten itibaren Volkert’in yerine seçilecek baştemsilcinin kim olduğu netleşmişti.

“SATILMIŞ” DEMEK DOĞRU OLMAZ
Eğer yandaki haberi ve bu kutuyu okuduktan sonra Bernd Osterloh hakkında “satılmış bir sendikacı” diye düşünüyorsanız bu doğru değil! Nitekim Osterloh sınıfına ihanet eden ve kendi çıkarı için kendini satan biri değil. Onun tekel çapında işçilerin hakları konusunda kafa yormadığı da doğru değil.
O daha fazlasını yapıyor! İşçilerin haklarının nasıl kısıtlanacağına, üretimin nasıl esnekleşeceğine, verimliliğin her yıl nasıl yüzde 10 artacağına, rakiplerin ne yaptığına, yatırımların hangi alanda yoğunlaşması gerektiğine vs. vs. bütün bunlara kafa yoruyor Osterloh. O satılmıştan da öte biri! (YH)