Berlin’de senato seçimine doğru

Mehmet Çallı

Almanya’nın başkenti Berlin, 18 Eylül’de gerçekleştirilecek eyalet meclisi ve ilçe meclisleri seçimlerine hazırlanıyor. Yapılan kamuoyu yoklamaları, iki dönemdir SPD-Sol Parti koalisyon hükümeti tarafından yönetilen eyalet kentte, seçimler sonrasında siyasi dengelerin ve hükümetin değişeceğini gösteriyor. Bu anket sonuçlarına ve tartışmalara bakılacak olursa, seçimlerden sonra CDU-Yeşiller ortaklığı da dahil olmak üzere değişik seçeneklerin gündeme gelebileceği görülebiliyor.
Buna göre SPD, 2006 seçimlerindeki yüzde 30,8 olan oy oranını artıracak. Cüzi oy kaybına uğraması beklenen CDU, Yeşiller partisiyle ikincilik mücadelesi veriyor. Hükümetin küçük ortağı Sol Parti ise, kan kaybetmeye devam ediyor ve tahminen oyları yüzde 11’in altına düşecek. Geçen seçimlerdeki yüzde 7,6’lık oy oranını koruması beklenmeyen FDP’nin eyalet meclisine yeniden girmesi tehlikeye girmiş durumda. NPD ve diğer ırkçı partiler, bu tahminlere göre yine meclise giremezken, ‚Türk Partisi‘ olarak bilinen BİG’in alacağı sonuçlar da merak konusu. Öte yandan bugün FDP ile aynı oranda görülen Korsanlar Partisi’nin (Dir Piratenpartei) meclise girmesi, seçimlerin tek sürprizi olabilir.


KAMPANYAYA GÜVENLİK KONUSU DAMGA VURUYOR

Ağustos ayının ortasında okul tatillerinin sona ermesiyle başlayan seçim çalışmalarının en önemli konusunu içgüvenlik tartışmaları oluşturuyor. Geçtiğimiz aylarda metro istasyonlarında yaşanan saldırılar ve son haftalarda artan otomobil kundaklama olayları, güvenlik tartışmalarını gündemin baş sıralarına yerleştirdi. CDU’dan NPD’ye dek birçok partinin bu konuda getirdiği öneriler, “daha fazla güvenlik için daha fazla polis devleti” şeklinde özetlenebilir. Konunun, seçmenlerin yakından ilgisini çeken yakıcı sorunların başında geldiğine inanan Yeşiller de, son aylarda anket sonuçlarında ortaya çıkan gerileme nedeniyle bu konuda sertlik yanlısı ifadeler kullanma yolunu seçti.
Özelleştirme politikalarının dolaysız bir sonucu olarak Berlin genelinde kiraların yükselmesi, su ve elektrik fiyatlarının artması, toplu taşımacılıkta yaşanan sorunların giderek artması, eğitim alanına yönelik talepler ise, seçimlerde önemli rol oynayan diğer konular olarak seçim afişlerini süslüyor.
Oylarını artırma hesabı yapan SPD, seçimlerden galip çıkarak Klaus Wowereit’ı yeniden eyalet başbakanı seçtirme çabasında. Kentte popülaritesi yüksek olan Wowereit’ı seçim kampanyasının merkezine yerleştiren sosyal demokratlar, adı geçen sorunları arka plana itmeye çalışıyor. Başbakana duyulan sempatiyi son damlasına dek kullanma çabası, iki dönemdir süren hükümet politikalarının sonuçlarını perdeleme çabalarının da somut ifadesi oluyor.
Bu politikalara yaklaşık on yıldır ortak olan Sol Parti ise, özellikle eyalet kentin doğu ilçelerindeki oy ve kan kaybına çare aramakla meşgul. Geleneksel olarak Sol Parti’nin sağ kanadının egemen olduğu eyalet teşkilatının sözcülerine göre, partinin yaşadığı güven kaybının nedeni özelleştirme politikalarının altına imza atması değil; tersine parti genel merkezinden yapılan sol-radikal açıklamalar. Küba ve Berlin Duvarı konusunda yapılan açıklamaların Berlin’de eyalet teşkilatının seçim çalışmalarına darbe indirdiğini söyleyen Sol Parti Eyalet Başkanı Klaus Lederer, SPD ile koalisyon ortaklığını sürdürmek için son ana kadar seçim çalışmalarını sürdüreceklerini ifade ediyor.
IRKCILAR BOŞ DURMUYOR
Emekçileri etnik kökenlerine görüp ortak yaşama ve mücadelelerine balta vuran diğer bir güç ise ırkçı-faşist partiler. NPD, Pro Deutschland, Die Freiheit partileri, bunlar arasında en dikkat çekenler. BİG ve Pro Deutschland partilerinin Thilo Sarazin’in resimlerinin yer aldığı afişleri kullanması, ilginç bir benzerlik olarak seçmenlerin karşısına çıkıyor. Pro Deutschland’ın “Thilo’nun tezleri için seçimlere katılalım!” sloganı, mahkeme kararıyla yasaklandı. Bunun üzerine ‚Thilo’nun‘ ibaresinin üzerine kırmızı bir bant çekerek ’sansürlenmiştir‘ ibaresini yerleştiren partinin afişleri Berlin sokaklarını kirletmeye devam ederken, BİG Partisi’nin Sarrazin portreli ve ‚SPD kendini yok ediyor‘ sloganlı afişlerine karşı herhangi bir mahkeme kararı alınmadı.
Kamuoyu yoklamaları, ırkçı-faşist partilerin  hiçbirinin yüzde beş barajını aşamayacağını gösteriyor. Anket sonuçlarına göre, NPD’nin yüzde üç oranında oy toplayacağı tahmin ediliyor. Diğer partilerin oy oranı hakkında bir tahmin olmasa da, ırkçılık karşıtı çevrelerin oluşturduğu bir inisiyatif, ırkçı seçim propagandalarına karşı çalışmalarını sürdürüyor. İnisiyatif, bu partilerin düzenlediği toplantıları engelleme yönündeki çabalarını, seçim gününe dek sürdüreceğini açıkladı.

TÜRKİYELİ GÖÇMENLER VE SEÇİMLER

Peşinde koşulan önemli seçmen kesimlerinden birisini, göçmenler ve özellikle de Türkiyeli göçmenler oluşturuyor. Nüfusunun dörtte birini göçmenlerin oluşturduğu başkentte, Türkiye kökenli seçmen sayısı yüzbine yaklaşıyor. Bu durumda seçimlere katılan partilerin büyük çoğunluğunun listelerinde Türkiye kökenli adaylara yer vermesi şaşırtıcı olmuyor. Bu konudaki çarpıcı bir örnek, Kreuzberg ilçesindeki üç nolu seçim bölgesinde yaşanıyor. Kreuzberg’in merkezindeki bu seçim bölgesinde CDU, SPD, Yeşiller ve Sol Parti’nin adaylarını Türkiye kökenliler oluşturuyor.
Türkiye kökenli seçmenleri hedef kitle seçen diğer bir parti ise, geçtiğimiz yıl Kuzey Ren Vestfalya eyalet seçimleri öncesi kurulan BİG Partisi. “Sadece göçmen partisi değiliz” iddiasındaki partinin 18 adayının tamamı göçmen ve erkek. Bu adayların 16’sı ise Türkiye kökenli. AKP’ye yakın çevrelerden gelen parti kurucularının siyasi görüşleri de bu nedenle şaşırtıcı değil. Eşçsinsel evliliklerine karşı çıkma, faizsiz banka sistemi kurma gibi öneriler, göçmenlere sosyal-siyasal yaşamda şans eşitliği tanınması taleplerinin gölgesinde gözlerden kaçıyor.
Emekçileri etnik kökenlerine göre bölmediklerini ve sınıfsal kökenlerinin belirleyici olduğunu söyleyen parti yöneticileri diğer yandan seçim çalışmalarını göçmenlerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde yoğunlaştırıyor. Camiler, Türkiyelilerin işlettiği marketler, kahvehaneler ve Kreuzberg, Neukölln gibi semtler, BİG Partisi’nin seçim afişlerinin yoğun olarak asıldığı mekanlar.