Bir hastabakıcının gerçek hikayesi

SINIFIN İÇİNDEN

Erdoğan Kaya
Neden hikaye? Çok güncel olmasına rağmen, bu güncel olayı hikaye kılan şeyin kendisi, bir geçmişinin olması. Geçmişi anlatmadan, olayın anlaşılmasının zor olacağından… Olayın geçtiği yer bir üçüncü dünya ülkesi değil! Dünyanın sayılı zengin ülkelerinden birisinde Almanya’nın Başkenti’nde gerçekleşmiş olması, hikayeye başka bir boyut kazandırıyor.
Olayın geçtiği yer bir yaşlılar yurdu. Bakıma muhtaç insanların yaşadığı yurtta, yaşlıların altı saatlerce değiştirilmiyor. Yaşlılar pislik içinde saatlerce bekletiliyor. İlaçları zamanında verilmiyor. Yemekleri ve içecek ihtiyaçları tam giderilmiyor. Bir hastabakıcıya tam 45 bakıma muhtaç yaşlı düşüyor. Yönetimin yaşanan bu sorunlara gösterdiği gerekçe ise, herkesin yıllardır bildiği ve yaşadığı bir gerekçe: Tasarruf politikası…
Brigitte Heinisch 2002’de Vivantes yaşlılar bakım yurdunda işe başlıyor. Bir süre sonra yaşlıların içinde bulunduğu, yaşadığı koşulları ve çalışma koşullarını kötü buluyor ve yurt yönetimine koşulların düzeltilmesi için müracaatta bulunuyor. Yurt yönetimi Brigitte’nin uyarılarını dikkate almıyor. Bütün uygulamalar olduğu gibi devam ediyor. Hastabakıcı kadın işin arkasını bırakmıyor ve Sağlık Dairesi’ne (Medizinischen Dienst der Krankenversicherung – MdK) başvuruyor. Sağlık Dairesi yurtta inceleme yapıyor ve hastabakıcının tespit ettiği eksiklikleri rapor haline getirerek, düzeltilmesi için, yurdun bağlı bulunduğu Vivantes tekeline uyarıda bulunuyor. Ne yurt yönetimi ne de Vivantes koşulların düzeltilmesi için gerekli işlemleri yapıyor. Bu kez Brigitte yurdun yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Bu yurdun yönetimi için bardağı taşıran son damla oluyor ve 2005’te Brigitte’yi işten atıyor.
İş mahkemesi hasta bakıcıyı haklı bulurken, eyalet mahkemesi, Brigitte’nin sadık davranmadığı için çıkışını haklı buluyor. İşveren 20 bin Euro tazminat teklifi yapıyor. Brigitte teklifi reddediyor ve yaşlıların yaşam koşullarının düzeltilmesi talebini yineliyor.
Hasta bakıcı işten atılmasına rağmen, işin arkasını bırakmıyor. Mücadeleye devam ediyor… Sağlık Senatörlüğü’ne defalarca yazı yolluyor ve görüşme teklifinde bulunuyor. Brigitte her defasında Sağlık Senatörü Katrin Lompscher’den (Sol Parti) aynı cevabı alıyor. Mahkemenin verdiği karara herkes saygı duymak zorunda!..
Vivantes tekeli Berlin’de bütün kamu hastane ve kliniklerin – üniversiteye bağlı hastane ve klinikler hariç – bağlı bulunduğu ve Sağlık Senatörlüğü’ne bağlı bir kamu kuruluşu… Vivantes’in denetleme kurulu başkanı ise Sağlık Senatörü Katrin Lompscher (Sol Parti)…
Hastabakıcı kısa bir süre sonra tekrar iş buluyor. Ama yurt yönetimi ve Vivantes tekeline karşı verdiği mücadele bütün sinir sistemlerini bozuyor. Bunalıma giriyor. Bir süre sonra malulen emekli oluyor…
Brigitte Heinisch, bu cesur tavrından dolayı 2007’de Whistleblower Ödülü (Whistleblower-Preis) alıyor. Bu ödül 1999’da beri Alman Bilim Adamları Birliği (Vereinigung Deutscher Wissenschaftler – VDW) tarafından veriliyor. İşyerlerinde ve kamu dairelerinde, işverenin yasa dışı uygulamaları ve etik kurallara uymamasını eleştiren kişiler (işçiler,sendikacılar, işçi temsilcileri vb.) ödüle tabi tutuluyor.

21 Temmuz’da ne oldu?
Olayı güncel kılan şeyin kendisi, 21 Temmuz’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Brigitte’nin çıkışıyla ilgili verdiği karar. AİHM 21 Temmuz’da Avrupa İnsan Hakları Beyannemesi’nin 10. maddesine göre – düşünce özgürlüğünü düzenleyen bir madde – hasta bakıcının eleştirilerini haklı ve çıkışı haksız buldu. Mahkeme işvereni 15 bin Euro tazminat ödemeye mahkum etti. AİHM’in verdiği karar, kuşkusuz, Brigitte’ye yapılan haksızlığı telafi etmeyecek!

Kararın güncel önemi…
AİHM’nin verdiği kararın önemi yıllardır işyerlerindeki haksızlıklara karşı, yasa dışı uygulamalara karşı mücadele eden ve önümüzdeki dönem de mücadele edecek olan, işçiler, sendikacılar ve işçi temsilcileri için güçlü bir dayanak oluşturması. Bir başka gerçek ise şu: Brigitte örneği ise şu gerçeği orta yere bir kez daha seriyor: Her şeyin bir bedeli var… Bedel ödenmeden hiç bir şeyin değişmeyeceği…

ver.di Federal Göçmenler Komisyonu Başkanı