Çoğunluk işinden memnun değil

Almanya’da işinden memnun olanların sayısı azalırken psikolojik rahatsızlık nedeniyle rapor alan işçilerin sayısı arttı. Çalışma süresinin artıp koşullarının kötüleşmesi ve yapılan iş karşılığında bir de eleştirilerek baskı görmeleri işçileri hasta yapıyor.

AOK’nın 2011 yıllık raporuna göre iş stresi ve şeflerin övgü yerine eleştiri yöneltmesi nedeniyle işçiler arasında psikolojik rahatsızlıklar arttı ve yaptığı işten hoşnut olanların sayısı azaldı. 147 işyeri ve 28 bin işçi arasında yapılan araştırmanın temel konusu şeflerle çalışanların arasındaki ilişki oldu. Şefleri tarafından dikkate alınan ve arada sırada da olsa övgü alan işçilerin randımanının arttığının belirlenmesine bağlı olarak yapılan araştırma Almanya’da durumun içiler acısı olduğunu ortaya koydu. İşçilerin yüzde 51’i çalışma sürelerinde bir kez bile şefleri tarafından övülmediklerini, yüzde 47’si ise işleriyle ilgili önemli konularda dahi ciddiye alınmadıklarını belirttiler. Duisburg/Essen Üniversitesi’nin aynı amaçlı açıklamasında da çalışma koşullarından memnun olmayan işçilerin hasta olmaları ve rapor almalarının kaçınılmaz olduğu belirtildi. Buna rağmen çoğu işçi bıçak kemiğe dayanıncaya kadar rapor almamaya çaba harcıyor. Rapor alınmasında fiziki rahatsızlıktan çok ruhsal hastalıklar öne çıkıyor.

PSİKOLOJİK RAHATSIZLIKLAR ARTTI

Almanya’nın en büyük sağlık sigortası AOK’nın bir istatistiği işçiler arasında depresyonların arttığını gözler önüne seriyor: 2008 yılında 9,7 milyon AOK üyesi ortalama 17 gün hastalık raporu aldı. Depresyon, alkol bağımlılığı ve diğer ruh hastalıkları nedeniyle rapor alanların oranı 1995 yılından bu yana yüzde 80 arttı. 2008 yılında bu nedenle alınan rapor ortalaması 22,5 gün olarak belirlendi. AOK tarafından açıklanan 2009 yılı hastalık raporu ayrıca birçok emekçinin hasta olmasına rağmen işini kaybetme korkusuyla rapor almadığını, çalışmaya devam ettiğini ortaya koydu. Emekçilerin yüzde 30’u doktorun rapor yazma teklifini geri çevirerek hasta hasta işe giderken, yüzde 71’i doktora bile gitmeden işine devam etti. Bu oran 2011 yılın daha da artarak sürdü. AOK Bilim Enstitüsü Başkanvekili Helmut Schröder, psikolojik hastalıkların artmasının kriz nedeniyle işten atılma korkusuna ve mobbinge bağlı olduğunu açıkladı. Çalışma atmosferinin işçilerin randımanını ve psikolojik durumunu olumsuz etkilediği belirtildi.
Kriz nedeniyle işçi sayısının azaltılması ve iş temposunun artması, işçilere kişisel veya grup olarak sorumluluklar yüklenilmesi sonucu stres faktörünün yükselmesi, başarıya bağlı olarak prim ödenmesi hastalıkların saklanmasına veya sürüklenmesine yol açıyor. Bazı işletmeler ise hastalık raporu almayan işçilere yüksek primler vaat ederek hastalıkların gizlenmesini teşvik ediyor. İşten atılma korkusu ile işçiler arasında rekabet ve mobbing de körükleniyor. Duisburg/Essen Üniversitesi tarafından yapılan bir anket sonucu açıklamasında, işçilerin yüzde 20’sinin işten atılacağına kesin gözüyle baktığı için hasta olmasına rağmen çalıştığı belirtildi. Anket sonuçlarına göre, çalışanların yüzde 30’u gitmemesi halinde işin bitirilemeyeceği ve işçi arkadaşlarının tepkisini çekeceği için rapor almadığını söylerken, yüzde 13’ü hastalık raporu almak yerine tatil günlerini kullanmayı tercih ettiğini belirtti. Ankete göre işyerlerinin tehlikede olduğu fabrikalardaki işçilerin yüzde 25,5’i günlük yaşamlarını korku ve üzüntü içinde geçirdiklerini ifade ettiler.