İsrail’de ezberi gençler bozdu

İsrail’de Temmuz ayının ortasında gençler tarafından başlatılan ve kısa bir süre içinde genişleyen protesto hareketi, 6 Ağustos’ta 300 bin kişinin katıldığı gösterilerle doruk noktasında ulaşmıştı. Temel gıda maddelerinin fahiş fiyata satılmasına, yüksek kiralara vb. karşı gerçekleştirilen eylemlere sağlık çalışanlarının, memurların ve taksicilerin de destek vermesi üzerine kitlesel harekete dönüşmüştü.
İsrailli gençlerin ve emekçilerin sorunlarının üstünü sürekli Filistin sorununu kullanarak örten hükümet ve medyanın bu ezberini kitlesel protestolar bozdu.
Başbakan Benjamin Netenjahu, büyük eylemden hemen sora bir komisyon kurarak eylemcilerle iletişime geçmesini ve sorunlarını dinlemesini istedi. Bununla kalmadı planladığı benzin zammını iptal etti, savunma bütçesinde artışa gitmeyeceğini duyurdu.
Ancak bütün bunlara rağmen, ortaya çıkan sosyal hareketin talepleri tamamıyla karşılanabilmiş değil. Dolayısıyla, Filistin sorunun barışçıl bir şekilde çözülmesini, İsrailli emekçilerin refah düzeyinin yükseltilmesini talep eden protesto hareketine sempati halk arasında yüzde 87’e kadar ulaştı.
Yapılan çeşitli kamuoyu yoklamalarına göre sosyal hareketin taleplerini savunan sol bir partinin kurulması durumunda, muhtemel bir seçimde yüzde 15 dolayında oy alabileceği saptandı.
HER KESİMDEN KATILIM VAR
Tel Aviv’in en pahalı mağazalarının bulunduğu bölgede kurulan çadır kente uğrayan vatandaşlar, hareketin içinde yer almak istediklerini belirtiyor. Der Spiegel dergisinde yer alan bir haber-yorumda, daha önce fanatik dinci gruplar içinde yer alan ve Filistinlilere karşı provokasyonlarda bulunan gençler de eylem içinde yer alıyor ve İsrailli Araplar ile birlikte hareket ediyorlar. Ayrıca savaşa gitmek istemeyen askerler, sanatçılar ve evsizler de hareketin içinde yerini alıyor.
Protesto hareketinin sembolü ve sözcüsü durumundaki 26 yaşındaki üniversite öğrencisi Stav Schafir, gerçekleştirdikleri eylemlerle bir ezberi bozduklarını belirterek, “Politikacılar yıllardan beri bize bir tek sorunun Filistin sorunu olduğunu söyledi. Bu gerçek değil ve şimdi biz sosyal haklarımızı istiyoruz” diyor.


TALEPLER LİSTESİ UZUN

Hükümetin İsrail mallarının boykot edilmesi yönündeki çağrıları bir yasa ile yasaklamasına tepki gösteren eylemciler, bunun düşünceyi yasaklamak anlamına geldiğini ifade ediyorlar.
Kurulan çadır kentte kararları taban demokrasisine dayalı olarak alan eylemciler, zaman ilerledikçe, ‘KDV düşürülsün, kira artışları denetim altına alınsın, herkese parasız kreş hakkı, asgari ücret yükseltilsin, özelleştirmeye son verilsin vb.’ açıklamalarda bulunarak talepler listesini de uzatıyorlar.
Gençlerin kurduğu çadır kentten endişe duyan sağcı hükümet her fırsatta provokasyonlar yaparak, dağıtma provaları yapıyor. Buna gerekçe olarak da güvenliği gerekçe gösteriyor. Keza, eylemcilerin “anarşistlerden, komünistlerden, radikal solculardan, suşi yiyenler, nargile içenlerden” oluştuğu ileri sürülerek etkisi kırılmaya çalışılıyor.
Hareketin sözcüsü Schafir tarafından verilen bilgiye göre; halen ülkenin değişik kentlerine toplam 78 çadır kenti bulunuyor.
SOSYAL ADALETSİZLİK DERİN
Yıllardır Filistin halına karşı izlediği terör politikasıyla ülkedeki emekçilere de gözdağı veren İsrail egemenleri, izlemiş oldukları sosyal politikalarla halkın, gençliğin yaşamını çekilmez hale getirdiler. Son verilere göre; İsrail’de yaşayan ailelerin yüzde 20’si yoksul. İşsizlik yıldan yıla artıyor. Sosyal alanlara ayrılan bütçe ayrılırken askeri bütçe artırılıyor. Kişi başına savunma bütçesi (Askeri) açısında İsrail dünyada ilk sırada yer alıyor. Eğitime ayrılan bütçe azalırken, her sınıfta ortalama 39 öğrenci ders görüyor…
Bütün bunlardan ötürü, gençliğin sosyal adalet talebiyle başlattığı eylemlere hükümetin olumlu yanıt vermesi beklenmiyor. Dolayısıyla eylemlerin terörize edilerek dağıtılması için fırsat kollanıyor.(YH)