Yeter artık! Edi Bese!

Türkiye son haftalarda yeniden kan gölüne dönüştürülüyor. Yapılan onca barış ve ateşkes çağrısına karşın AKP Hükümeti, savaşı sürdürmekte ve dozunu artırmakta ısrarını sürdürüyor.
Suriye ve Libya’ya karşı savaş ilan eden Nato ülkelerinin maşası gibi hareket eden AKP Hükümeti, bölgede yaşanan savaş ortamını fırsat bilip sınır içi ve ötesi askeri operasyonlarına hız verdi.
Siyonist İsrail ordusunun savaş taktiğini kendine örnek alan AKP Hükümeti, 17 Ağustos gününden bu yana bölge halklarının başına tonlarca bomba yağdırıyor.
Askeri saldırılar hükümetin yandaş medyasında ‘savunma amaçlı’ gibi gösterilse de bu gerçeği yansıtmıyor. 12 Haziran seçimlerinden bu yana Kürt konusunda adım adım yükseltilen bir gerilim süreci yaşandı. Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku olarak seçimlerden başarıyla çıkan Kürt siyasetçilerle ilgili veto kararları ve tutuklamalar bunun göstergesidir.
Askeri saldırı bir bütün olarak bölge halkını, yoksul Kürt, Türk, Arap, Süryani ve Asurî emekçilerini hedef alıyor. Tarlalar, ormanlar bombalanıyor, hayvanlar telef ediliyor yüzbinlerce yoksul köylünün yaşam koşulları yok ediliyor. Türk savaş uçaklarının Kandil’e yönelik sürdürdüğü hava operasyonunda sivil yerleşim yerleri ve mezarlıklar da hedef alınıyor. Ranya’ya bağlı Gollê köyünden en küçükleri 6 aylık 5’i çocuk 7 köylü yaşamını yitirdi. Burada katledilen annenin karnında henüz dünyaya gözlerini açmamış, ismi konmamış bir bebek de bulunuyordu.
“Kürt Açılımı” adı altında sürdürülen politikaların önceki inkar ve imha politikalarından farklı olmadığı bugün bir kez daha açık ve net olarak görülüyor.
HANİ RAMAZAN AYI  KUTSALDI?!
Dünya genelinde yüz milyonlarca Müslüman Ramazan ayı vesilesiyle oruç tutuyor ve ibadet ediyor. Din istismarcılığında şimdiye kadar gelmiş bütün hükümetleri geride bırakan AKP Hükümeti, değişik bölgelerde askerlerin şaibeli ölümleri ardından, “Bari mübarek Ramazan ayında çatışmalar son bulsun” türünden açıklamalar yapmışlardı. Fakat bu açıklamalardan sonra en azından bir süreliğine silahların susmasını bekleyenler yanıldılar. Silahların susması bir yana Türkiye sınırları içindeki Kürt bölgelerinde devam eden askeri operasyonlar sınır ötesine, Irak’a kadar genişletildi.
ABD ve diğer emperyalistlerin jandarmalığına soyunan AKP Hükümeti, sınır ötesi operasyonlarını Suriye’ye kaydırmanın da koşullarını yaratmak için özel çaba harcıyor. Bu ise bütün bölgenin kana bulanacağı, kardeş halklarının birbirine kırdırılacağı vahşi bir savaş anlamına geliyor. Buna izin vermemeliyiz!
Şimdi başta başbakan Erdoğan olmak üzere bütün AKP Hükümetine ve Fetullahçı basına sormak gerekiyor: Hani siz Müslümandınız ve Ramazan ayı kutsaldı, hani bu mübarek günlerde kine ve fesada meydan verilmeyecekti?! Çok açık görüldüğü gibi AKP Hükümeti için, sermayenin ve kendi çıkarından başka hiçbir değer kutsal değil, hiçbir şeyin önemi yoktur! AKP Hükümeti, asker ve gerilla ölümleri üzerinden siyaset yapıyor, rant sağlıyor. AKP Hükümeti aynı zamanda ülke genelinde ekonomik, siyasal ve sosyal saldırılarını genişletiyor ve şiddetlendiriyor. Savaşın faturasını emekçi halkın sırtına yıkıyor.
BARIŞ ANNELERİNİN ÇAĞRILARINA KULAK VERELİM
Türkiye’nin neredeyse bütün bölgelerinde ve Kürt illerinde savaşın durması ve barışın sağlanması için gösteriler, uyarı nöbetleri ve basın açıklamaları yapılıyor. Değişik ulusal kimliklere sahip Türkiye halkları “Artık Yeter – Edi Bese. Barış Hemen Şimdi” diyor.
Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu DİDF olarak Almanya’da yaşayan bütün işçi ve emekçileri, bu gelişmelere sessiz kalmamak ve Türkiye’deki Emek, Demokrasi ve Barış hareketini desteklemek için harekete geçmeye çağırıyoruz. Akan kanın durması, Türk ve Kürt analarının ağlamaması, gençlerimizin öldürülmemesi için tavır almaya çağırıyoruz.

DİDF GENEL MERKEZİ