Elemeci eğitime devam

Almanya’da geçmişi Ortaçağ’a kadar uzanan farklı okul biçimlerine dayalı eğitim sistemine yönelik tepki ve eleştiriler, bir çok eyalette adım atılmasına neden oldu. Bunların başında en sorunlu okul biçimi olarak görülen ‚Hauptschulele’rin kaldırılması geliyor. Böylece, ilkokuldan itibaren üç farklı okul biçimine dayalı eğitim sistemi iki biçime indiriliyor. Ne var ki bu da özünde elemeci anlayışı değiştirmiyor, ömrünü uzatıyor.

Semra Çelik

Almanya’da hemen tüm eyaletlerde yeni öğrenim yılı başladı. OECD’nin geleneksel eğitim araştırmasının da yayınlanmasıyla dikkatler yine elemeci, zenginle yoksulun şans eşitliğine sahip olmadığı eğitim sistemine çevrildi. Her ne kadar bazı eyaletlerde değişikliklere gidilse ya da bu konuda adımlar atılsa da  eğitim ve okul sisteminin „eşitsiz, elemeci“ özellikleri varlığını sürdürüyor.

Almanya’da dört yıllık  ilkokuldan sonra öğrenciler “Hauptschule”, “Realschule”, “Gesamtschule” ve “Gymnasium” başta olmak üzere 11 ayrı değişik okul türüne ayrılıyor.

Özellikle de yoksul ve göçmen çocuklarının adeta, ‚dışarıda haylazlık yapmasınlar diye tıkıldığı‘ Hauptschule’ler, gençlere toplumsal açıdan da mesleki açıdan da bir gelecek sunmuyor. Bu okullara yönelik eleştirilerin artması üzerine CDU dahi bu okulların kapatılması yönünde görüş belirtmeye başladı.

HAUPTSCHULE KALDIRILIYOR, PEKİ SORUN ÇÖZÜLÜYOR MU?

Bilindiği gibi geçen yıllarda Berlin Eyaleti’nde Hauptschule’lerin kapatılarak, temel eğitim alan öğrencilerin Sekundarschule veya Gymnasium’a gönderilmesi kararlaştırılmıştı. Doğu Almanya’daki Mecklenburg-Vorpommern, Brandenburg, Saksonya-Anhalt, Saksonya ve Thüringen eyaletleri ise iki Almanya’nın birleşmesinden itibaren üç aşamalı eleyici sistemi  kabul etmemişlerdi. Bremen, Hamburg, Schleswig-Holstein, Rheinland-Pfalz ve Saarland eyaletleri de Hauptschuleleri kaldıran kararlar almışlardı. Son olarak ülkenin en büyük eyaleti Kuzey Ren Vestfalya’da SPD-CDU ve Yeşiller’in uzlaşması sonucu Hauptschule yerine “Gemeinschaftsschule” (Birleşik Okul) adı verilen Sekundarschule uygulamasına geçilmesi kararlaştırıldı.

Ne var ki, Baden-Württenberg, Bavyera, Hessen ve Rheinland Pfalz dışında hemen tüm eyaletlerde Hauptschule’nin kaldırılması yönünde adımların atılması elemeci eğitim sisteminden vazgeçildiği anlamına gelmiyor. Gymnasium ve Realschule varlığını sürdürürken üçlü eleme yerine ikili elemeye geçilmiş oluyor. Esas olarak da Almanya’da ailenin maddi ve sosyal durumuna bağlı olan eğitim sistemi özünde bir değişiklik yaşamıyor.

Bu nedenle Federal Eğitim Bakanı tarafından da gündeme getirilen ve partisi içinde tartışmalara neden olan ‚Hauptschulelerin ülke genelinde kaldırılması‘ yönündeki öneri, özünde bu okul biçiminin artık hayat karşısında iflas ettiği, yerine yenisinin konulması gerektiği yönündeki görüşü güçlendiriyor.

EMEKÇİ ÇOCUKLARI BAŞTAN BAŞARISIZ SAYILIYOR

Eğitim ve Bilim Sendikası ise yıllardan beri, OECD araştırmalarıyla her yıl bir kez daha gözler önüne serilen elemeci ve hak eşitliğinden uzak eğitim sisteminden vazgeçilmesinin zorunlu olduğunu vurguluyor. Yoksullaşmanın giderek arttığı Almanya’da elitleri odağına koyan bir eğitim gerçekleştiriliyor. Bu eğitimin kurbanları arasında ilk sırayı sosyal ve ekonomik yönden en altta olan göçmen çocukları alıyor. Göçmen çocukların çoğu Hauptschule’lere gönderilirken bunlardan beşte biri diploma almadan okulu terk ediyor.

Veliler, öğrenciler ve öğretmenler okul ve eğitim sisteminde köklü değişikliklere gidilmesinin zorunlu olduğunu belirtiyorlar. Geçen yıllarda olduğu gibi bu öğrenim yılında da okul boykotları, sokak eylemleri ve toplantılarla bu konuya dikkat çekmek, daha fazla kişiyi bu konuda duyarlı hale getirerek politikacılara baskı yapmayı amaçlıyorlar. Bunlardan ilki 17 Ekim’de Almanya’nın hemen tüm yerleşim birimlerinde yapılacak. Veliler, öğrenciler ve öğretmenler hep birlikte ‚Elemeci, Paralı Eğitime Hayır, Eğitimde Fırsat Eşitliği!‘ diyecekler.