Emekçiler mücadeleden, hükümet kısıtlamadan vazgeçmiyor

AB-AMB-IMF  üçlüsü Yunanistan’a yeni tasarruf paketi dayatarak daha fazla kısıtlama yapılmasını talep etti. Emekçilerin yeni kısıtlama planına yanıtı ise 24 saatlik grev ve kitlesel eylemler oldu.

Kriz ve aşırı borcun pençesindeki Yunanistan’da işçi ve emekçiler hükümetin yeni kısıtlama politikalarına karşı mücadelelerini aralıksız bir şekilde sürdürüyor. 26 Eylül günü bir kez daha ülke genelinde 24 saat boyunca grev ve boykotlar gerçekleştirildi. Başta başkent Atina olmak üzere büyük kentlerde grev nedeniyle ulaşım durma noktasına geldi. Şehirlerarası otobüs ve trenler de çalışmazken, havaalanı çalışanlarının da greve çıkması üzerine pek çok uçak seferi iptal edildi. Grev çerçevesinde başkent Atina’nın Sintagma Meydanı’nı dolduran binlerce emekçi, IMF ve AB karşıtı sloganlar attı. Saatlerce süren protesto eyleminden sonra çok sayıda gösterici polis tarafından gözaltına alındı.
Aynı gün hükümetin yüksek eğitime getirmek istediği değişiklikleri protesto eden bir grup öğrenci, canlı haber programının yayınlandığı sırada Devlet Radyo Televizyonu NET TV stüdyosunu bastı.

Haberlerin başlamasıyla birlikte, öğrencilerin ellerinde “suskunluk duvarını yıkıyoruz”, “öğrencilerin zaferi, tüm toplumun zaferi” yazılı pankartla stüdyoya girerek sunucunun arkasına sıralanmaya başlaması üzerine NET televizyonu canlı yayını kesip reklam yayınlamaya başladı. Eğitim konusuyla ilgili itirazlarını canlı yayında söylemek isteyen öğrencilerin, daha sonra bu taleplerinin banttan yayınlanmasını kabul etmeleri üzerine stüdyoyu terk ettikleri bildirildi.

8 MİLYAR İÇİN YENİ KESİNTİ PLANI

Daha önce Yunan Hükümeti’nin karar altına alınan kısıtlama planlarını yerine getirmediğini ileri sürerek ülkeyi terkeden AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve IMF yeniden Atina’ya geri dönerek kısıtlama planlarının hayata geçirilmesini istediler. Bu çerçevede, Yunanistan’ın alması öngörülen 8 milyar Euro’luk kredi dilimi için bir dizi yeni kısıtlamanın kararlaştırılması gerekiyor.

PAPANDREOU ALMAN SERMAYESİNE GÜVEN VERDİ

Öte yandan kısıtlama planlarını yerine getirmediği ileri sürülen Yunanistan Başbakanı Giorgos Papandreou, grevden bir gün sonra Berlin’e gelerek Alman sermayesinin eleştirilerini ve endişelerini gidermeye çalıştı. Alman İşverenler Birliği’nin (BDI) daveti üzerine Berlin’de gelen ve bir konuşma yapan Papandreou, ABD Başkanı Barack Obama’nın seçilmeden önce kullandığı “Yes, we can” (Evet, yapabiliriz) sözünü kullanarak, kendilerine güven duyulmasını istedi. Papandreou, yaptığı konuşmada ayrıca Yunanistan’ın yoksul bir ülke olmadığını ancak kötü yönetildiği için bu hale geldiğini dile getirerek günah çıkarmaya çalıştı.

“Size söz veriyorum: Yunanistan yapması gerekenlerin tümünü yapacak” diyen Papandreou, böylece AB-AMB-IMF  troikası tarafından dayatılan acı reçeteleri hayata geçireceklerini bir kez daha dile getirmiş oldu.

TALAN ÇAĞRISI

Alman İşverenler Birliği Başkanı Hans-Peter Keitel ise yaptığı konuşmada, Yunanistan’ı yalnız bırakmayacaklarını, desteklemeye devam edeceklerini ifade etti ve Yunan işverenleri Yunanistan’a yatırım yapmaya çağırdı. Keitel’in Yunanistan’ın yabancı işverenleri yatırım için güçlü bir sinyal vermesi gerektiği yönündeki çağrısı da karşılık buldu. Papandreou daha sonra yaptığı açıklamada Alman işverenlerini Yunanistan’a daha fazla yatırım yapmaya davet ederek gerekli her türlü kolaylığı sağlayacaklarının sözünü verdi.

Papandreou, Berlin ziyareti sırasında Almanya Başbakanı Angela Merkel ile de bir araya geldi. (YH)