Kamu televizyonları da ‘bulvar’a yöneldi

Günter Herkel

Sendikalara yakın Otto Brenner Vakfı (OBS) ve Alman Birinci Televizyon Kanalı ARD arasında ‘bilgilendirme gazeteciliği üzerine araştırmalarla ile ilgili’

bir tartışma, sadece özel televizyonların değil kamu televizyonlarının  bilgilendirme anlayışlarının da gittikçe magazinleştiğini ortaya koyuyor. Vakfın ‚Netzwerk Rescherche‘ araştırma kurumuyla birlikte yaptığı Medyanın Toplumsal Sorumluluğu Raporu’nun sonuçları kamu televizyonlarını kızdırdı. ARD program müdürü Volker Herres habercilik anlayışının nereye doğru gittiğini merceğe koyan araştırmanın sonuçlarını yanlış ve haksız bularak mahkum ederken araştırma sorumluları da sessiz kalmadı.

Raporun sonucunda beklendiği gibi özel televizyon kanallarının habercilikte toplumsal sorumluluk diye bir anlayışlarının olmadığı belirlendi. Medya araştırmacısı Fritz Wolf, başta PRO 7 olmak üzere özel kanallarda bilgilendirmeyi amaçlayan programların neredeyse tamamen yok olduğunu, kamu televizyon kanallarının da reyting ve maddi kazanç nedeniyle aynı yolu izlemeye başladığını açıkladı. Kamu televizyon kanallarındaki henüz yok edilmeyen bilgilendirme programlarının aldığı not da memnun edici değil. Son yıllarda doğal ve toplumsal felaketlerle ilgili programlar artarken ekonomik ve mali konularda büyük ölçüde azaltılmaya gidildi. ARD ve ZDF’de Primetime (en fazla izlenilen saatler) adı verilen zaman dilimlerinde bilgilendirme programları çok az. Var olan programlar ise derinliği olmayan, magazin niteliğindeki sözde bilgilendirme programları. Araştırmada bu türden haber programlarının kamu televizyonculuğu ile bağdaşmadığı kaydedildi. ARD yöneticisi Herres, enformasyon programlarında azalma olmadığını, bu türden programların yüzde 43’lük oranla yayıncılık anlayışına ve sorumluluğa uygun olduğunu belirtti. Fritz Wolf da özel televizyonlara bakıldığında ARD ve ZDF’in halkı bilgilendirme ağırlıklı yayın yaptığını reddetmediklerini, özel televizyonlar eğlenceyi esas alırken kamu kanallarının röportaj, belgesel ve haber magazin programlarını sürdürdüklerini söyledi.

Araştırmanın ARD ve ZDF’e yönelik en büyük eleştirisi enformasyon programlarının yayınlanma saatleri. ARD’nin bilgilendirme programlarının sürelerinde kısaltılmaya gidildiği dikkat çekiyor. Bir zamanlar 60 dakika olan programlar geçen yıllarda 45, 30 ve en son da 25 dakikaya indirildi. Belgesel filmlerin yayınlanma saatleri ise ya gece yarısına ya da gece yarısı öncesine çekildi. Bu konuda en yeni örnek Atomsuz Elektrik adlı belgeselin 23.40’ta yayınlanması. Sadece ZDF ve ARD de değil, bunlara bağlı yerel televizyonlardaki belgesellerin yayınlanma zamanları da değiştirildi. Sadece özel ilgi duyanların izleyeceği geç saatlere alındı. ARD Yayın Müdürü Herres, haber programlarında 5 dakika kesintiye gidildiğini, araştırmada bu 5 dakikanın abartıldığını söylerken kısaltılma ve geç saatlere alınma nedenlerine değinmedi.

OBS’in araştırmasında haber programlarının nesnellikten uzaklaştırılıp duyguları gıdıklamayı hedeflemesi de eleştirildi. Somut politik haber ve arka plan bilgileri vermek yerine magazin (bulvar) anlayışının öne çıkarıldığı belirtiliyor. Haberlerin apolitikleştirildiği eleştirisine karşı çıkan Volker Herres’e vakıf tarafından verilen cevap araştırmanın programların içeriğinden çok format ve sürelerinin değerlendirildiği şeklinde. Buna rağmen haber programlarının sansasyonel görüntü ve sözde uzmanlarla dolu olması dikkat çekiyor. Norveç’teki katliamla ilgili yapılan yayında saldırıyı yapan kişinin politik duruşu, ilişkileri, önceki gelişmeler ve toplumsal durumdan bağımsız değerlendirmeler yapılması kamu televizyonlarının habercilik anlayışının bulvar medyasına yakınlaştığının göstergesi. OBS, ARD ve ZDF’in bilgilendirme kavramını tekrar gözden geçirmesi tavsiyesinde bulunuyor.  Bu konuda eskiden yayınlanan kuru, ilgi çekmeyen sadece zaman doldurmak için yayınlanan belgeseller yerine canlı, ilgi çekecek belgesellerin yayınlanmasının doğru olduğunu belirten eleştirmenler, yemek programlarının bilgilendirme programı kapsamına alınmasının ise düşündürücü olduğunu açıklıyorlar.

Ver.di tarafından yayınlanan M dergisinden derleyen Semra Çelik