İngiltere’de sendikalar sokağa hazırlanıyor

İngiltere’de sendikalar sokağa hazırlanıyor

Arif Bektaş

İngiltere’de sendikalar, sosyal haklara yönelik saldırılara karşı sokağa çıkmaya hazırlanıyor. Bir süredir hükümet ve sermayenin hak gasplarına karşı daha sert açıklamalar yapan sendikalar, hükümetle olan görüşmelerde sonuç alamayınca 30 Kasım’ı eylem günü ilan etti.

TARİHİ BİR GÜN OLACAK

İngiltere’de genel grev yasal olmadığından sendikalar ve ülkedeki tek konfederasyon olan TUC, genel grev kararı alamıyor. Bu yüzden sendikalar aynı gün grev yapmak için ayrı ayrı grev oylamasına gidiyor. Daha önce, bu yıl 30 Haziran’da 4 sendikanın birlikte aynı gün grev yapması yarım milyondan fazla işçinin greve katılmasını sağlamış ve son 30 yılın en büyük grevi olmuştu.

30 Kasım’da planlanan “Koordineli grev”se, 1926 genel grevinden bu yana en büyük grev olma özelliği taşıyacak. İngiltere Sendikalar Konfederasyonu (TUC)’nin geçtiğimiz ay yapılan konferansında, Haziran ayında greve giden 4 sendikanın yanı sıra 20 sendika daha aynı gün grev oylaması yapma kararı aldı. Toplam 58 sendika bulunan İngiltere’de en büyük sendikalar grev oylaması yapmaktan ve 30 Kasım’da sokağa çıkmaktan yana. Yapılan açıklamalara göre, 3 milyondan fazla işçinin greve aktif olarak katılması bekleniyor. Bu da tarihin en büyük ikinci grevi olma özelliği taşıyacak.

SENDİKACILAR ÖFKELİ

Daha önce, hükümet ve muhataplarla defalarca görüşmelerde bulunan sendikacılar, emeklilik yasasının çıkmamasını, işten atmaların durdurulmasının yanı sıra, istihdam yaratılması, ücretlerin dondurulması ya da aşağı çekilmesine son verilmesi ve başta demiryollarında olmak üzere özel firmaların çalışmalarına son verilerek devletleştirilmesi istekleri ve grevi son çare olarak hesapladıklarını açıklamışlardı.

Başta İşçi Partisi olmak üzere, Liberal Demokrat ve Muhafazakar Parti koalisyon hükümeti, sendikacıların konuşmaktan çok “sokağa çıkıp halkın huzurunu bozma” eğiliminde olduklarını iddia etmişlerdi.

Sendikacılar, geçtiğimiz hafta yapılan, koalisyon hükümetinin büyük ortağı Muhafazakar Parti konferansına bile giderek, yer yer bakanlarla gizli görüşmeler de yaptılar. Fakat bakanların geri adım atmaması üzerine sendikacıların da sokağa çıkarak cevap vermesi bekleniyor.

HALKIN CAMERON’A GÜVENİ AZALIYOR

Ekonomik büyümenin her ay konulan hedefin altında gerçekleşmesi, hatta hiç yükselmemesi, Merkez Bankası’nın 75 milyar sterlin daha para basarak durumu geçici olarak kurtarmaya çalışması halkı kaygılandırıyor. Halkın aldığı hizmetlerden kısarak, sözde borç ödeme gayretine giren Cameron hükümeti, sağlıktan eğitime, emeklilikten ulaşıma her alana saldırarak, kapatarak, kısarak halkın üzerine üzerine giderken, borçlanmanın daha da artmış olması öfkeyi çoğaltıyor. Hükümete güvenini yitiren emekçiler, sendikalardan daha etkili eylemler de bekliyor.

Siyasi partilerin, sonbahar konferanslarını bu yıl, orta İngiltere kentlerinde düzenlemeleri tesadüf değil. Daha önce Brighton, Londra, Blackpool gibi turistik ve tatil kentlerinde gerçekleştirilen konferanslar, bu yıl Birmingham, Manchester ve Liverpool gibi büyük sanayi ve işçi kentlerinde gerçekleştirildi. Bu kentleri ikna turuna da çıkan politikacılar, halkı ikna etmek bir yana, protestolardan kurtulamadılar. Bu şehirler, koalisyon hükümetinin partilerini, şehirde düzenledikleri büyük gösterilerle protesto ettiler.

“KARŞILIK VERMEMEK BAŞTAN KAYBETMEK DEMEKTİR”

Manchester’da, Başbakan David Cameron’un partisi Muhafazakar Parti konferansını protesto eden yaklaşık 40 bin emekçiye konuşan kamu sendikası PCS Genel Başkanı Mark Serwotka, “Her tür saldırıya karşı aynı kararlılık ve cesaretle mücadele etmeliyiz. Geri adım atmak ya da yapılan saldırıya karşılık vermemek baştan kaybetmektir” diyerek, bütün emekçileri ve halkı sokağa çıkmaya ve 30 Kasım’ı tarihi bir kazanım günü olmasını sağlamaya çağırdı. (YH)