AB havanda su dövüyor

Euro krizine çare bulmak adına 23 Ekim’de Brüksel’de biraraya gelen 27 AB ülkesinin lideri somut bir karar almadan dağıldı. Daha önce maliye ve dışişleri bakanları düzeyinde yapılan zirvelerde de bir uzlaşma çıkmamıştı.

Almanya ile Fransa arasında son haftalarda Euro Mali İstikrar Fonu (EFSF) üzerinde yaşanan tartışmalarda görüş birliğine varılmamasına bir de diğer ülkeler ile girilen tartışmalar eklenince zirve fiyasko ile sonuçlandı. Taraflar arasında bir uzlaşma sağlanamayınca, ikinci toplantının Çarşamba günü yapılmasına karar verildi. Polonya ve İngiltere’nin bu zirveye Euro bölgesi üyesi olmayan ülkelerin de katılması yönündeki önerisi ise kabul edilmedi.

„Yunanistan’ı ve Euro’yu kurtarma“ adına yapılan zirveye damgasını vuran, ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları ve çıkar çatışması oldu. Euro bölgesi ve Avrupa Birliği’nin en etkili iki üyesi Almanya ve Fransa arasında, izlenecek mali politika konusunda başgösteren görüş ayrılıklarının yanısıra, İngiltere ile yaşanan çatlaklar daha da büyüdü.

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve İngiltere Başbakanı David Cameron arasında gerilim zirveye de yansıdı: Cemeron’un “Euro krizine acil çare bulunsun” şeklindeki çağrısına Sarkozy’nin “Sen çeneni kapat, Euro konusunda fazla bir şey konuşma. Sizin ne yapmamız gerektiğine dair eleştirilerinize ve önerilerinize karnımız tok. Hep Euro’nun bizim sorumuz olduğunu söylediniz, şimdi de toplantıyı karıştırıyorsunuz” dediği ileri sürüldü.

Yine basında yer alan haberlere göre Sarkozy, zirve sırasında İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ile de sert tartışmaya girdi. Berlusconi’nin bütçe açığı konusunda hazırladığı plana güvenmediğini açık olarak söyleyen Sarkozy, Avrupa Merkez Bankası başkanlığına ve yönetimine çok fazla İtalyan bürokratının getirilmesine de tepki gösterdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in de Sarkozy’nin bu görüşüne destek verdiği ifade edildi.

Böylece, zirve çözümden çok, ülkelerin kendi politikalarını dayatma arenasına dönüştü.

YOĞUN BASKI VAR

AB üzerinde Euro Bölgesi’ndeki borç krizine somut çözüm sunması için 3 Kasım’a kadar yoğun bir baskı sözkonusu. 3 Kasım’da Fransa’da toplanacak G 20’ler zirvesi öncesinde IMF ve diğer uluslararası kurumlar AB’den piyasalara güven verecek bir adım atmasını bekliyor.

Zirve sonrasında bir açıklama yapan AB Dönem Başkanı Polonya Başbakanı Roland Tusk, zirvenin sonucunu “dramatik” olarak nitelendirdi.

Euro Bölgesi üyesi 17 ülkenin liderinin Yunanistan’ın borçlarının yüzde 60’ını durdurma, kriz tehdidi altında olan Avrupa bankalarına 100 milyar Euro yardımda bulunma ve Euro Mali İstikrar Fonu’nun 440 milyar Euro’dan 1 trilyon Euro’ya çıkarılması konusunda uzlaşmaya varması hedefleniyor.

Ancak, her üç konuda da Almanya, Fransa ve İtalya arasında yoğun tartışmalar yaşanıyor. Sarkozy ve Merkel düzenledikleri ortak basın toplantısında açık olarak Berlusconi’yi uzlaşmaya yanaşmamakla suçladılar. (YH)