Yarım asra ışık tutan fotoğraflar

Ali Çarman

‚Düşmüşüm vay düşmüşüm ben el kapılarına.
Ne duruyoruz, aylık bin yeşil mark,
Varalım, dağılalım, kartal Anadolu’dan yeryüzüne.
Beyler altın uykularından uyanmak üzre, hadi
yollarını temizleyelim,
Süpürgeler kocaman, çöpler kocaman,
Al güneşten bile utanmadan, pis el, pis yürek.
Sığmazken atalarım güne, yarına,
Düşmüşüm vay düşmüşüm ben el kapılarına.‘
Türkiyeli emekçilerin bir köle pazarı misali Almanya ve Avrupa’nın değişik ülkelerine pazarlanmalarının ardından ozan Fazıl Hüsnü Dağlarca yaşananları şiirin güzelliğinde böyle dile getirmiş. Ancak el kapılarında çalışma yarım asrı devirmiş durumda. Bundandır ki, yaşananlardan ders çıkarmak, unutulup gitmesine göz yummamak ve de asıl olarak şimdiki gençlerin sorunlarını dile getirmek için gündemden düşmüyor.

Her örgüt ve her kişi saf tuttuğu yerden 50.yıl etkinlikleri düzenlemekte. Almanya’daki toplumsal hareketin bir dinamiği olan DIDF ve üyesi dernekler de göçün 50. yılı nedeniyle etkinlikler düzenlemekteler. Konferanslar, söyleşiler, kitap günleri, şenlikler ve resim sergileri birbiri ardına gerçekleşmekte. Bu kapsamda geçtiğimiz günlerde, Karlsruhe, Geislingen ve Nürnberg’de açılan fotoğraf sergilerine de ilgi oldukça yoğundu.

KUŞAKLAR GÖÇÜ ANLATTI

Geislingen Şehir Kütüphanesi’nde açılan sergide gerek Almanlar gerekse de Türkiyeli emekçiler programı ilgiyle dinleyip sergiyi dikkatle izlediler. Üç kuşaktan temsilciler söz alıp anılarını ve geleceğe ilişkin düşüncelerini dile getirdiler. Konuşmaların ardından müzik eşliğinde geçmiş yıllara gidildi..
„Frankfurt/Main yakınlarında bulunan bir Alman firması birinci sınıf tornacı  arıyor“
„İstanbul İş ve İşçi Bulma Kurumu Almanya’ya gitmek için başvuran 13.197 kişinin 283’ünün kadın olduğunu açıkladı.“
„Ne hakları, ne sihhatlari ve ne de ücretleri hiçbir garanti altında değil.“
„Sahte belge ve rüşvetle işçi gönderen Türk ve Alman 13 kişi yakalandı.“
„Sanatını ilerletecek, memleketine döviz getirecek, otomobil getirecek, belki de bir hanım getirecek…“
“68. ilimiz Köln”,

„Yurda dönen işçiye kredi sağlanacak.“,
“Wiesbaden’de milliyetçi bir kadın…”
„Gurbetçi güreşçimiz Fuat Yıldız dünya üçüncüsü oldu.“
Sergilerde değerlendirilen gazete küpürlerinin başlıkları böyle! Kuşkusuz o günlerin gazete haberleri de bugünlerde olduğu gibi egemenlerin dümen suyunda akmakta. Atmışlı yıllara baktığımızda, dönemi anlamamıza yardım eden alt başlıklar bunlar. İnsan ‚tam bir komedi‘ demeden edemiyor!
„Valizler dolusu umutlar“ başlıklı fotoğraf sergisi aynı dönemde Karlsruhe şehrinde sergilendi. İlk önce ver.di ile birlikte sendika binasında sergilenirken daha sonra bu kez;  Internationales Begegnungs Zentrum  ve Uluslararası Gençlik-Kültür Derneği ortaklaşa bir dizi etkinlik gerçekleştirdi. Karlsruhe DIDF derneğinin yapmış olduğu çalışma olumlu sonuçlarını verdi. Alman müzisyenin saksafon dinletisi beğeniyle dinlendi.
Sergilerde hazır bulunan ilk kuşaktan katılımcıların tümü, planlarının üç- beş yıl çalışıp geri dönmek olduğunu dile getiriyordu. Ama gelinen yerde emekli oldukları halde en iyimser haliyle 6 ay Türkiye’de, 6 ay Almanya’da kaldıklarını söylüyorlar. Dedelerinin resimlerini görüp utangaç bir biçimde göz yaşı dökenler de olmadı değil.
Sergilerin en önemli özelliği, hayatın tüm alanlarından kareleri yansıtmış olması. İlk yılların kadın işçileri olsun, erkek işçileri olsun hepsinin giyim kuşamları bugün dahi gıpta edilecek tarzda. Makina başında bir elinde sigara, kendinden emin bir vaziyette, adeta  ‚her şeyi yaratan benim‘ diye poz veren işçi kadın veya kan ter içindeki madenciler… 1970’li yıllardaki derneklerin mücadele çağrılarından 12 Eylül faşist darbesine karşı yapılan eylemlerden görüntüler bulmak mümkün.  Bir başka karede bir grup Türkiyeli aydın ve sanatçı…. Kimler yok ki: Server Tanilli, Ataol Behramoğlu, Melike Demirağ, Aydın Karahasan, Nizamettin Arıç, Mahsuni Şerif… Birçok resim de emekçilerin birliği ve kaynaşması konusunda önemli bir yer tutacak olan eşit haklar mücadelesinden.

GÖÇ VE SENDİKALAR KONFERANSI
Nürnberg DİDF’in  DGB ve ver.di ile birlikte gerçekleştirdiği sergi kapsamında ise Göç ve Sendikalar başlığı altında bir konferans düzenlendi. DGB Nürnberg Başkanı Stephan Doll’un ‚Sarrazin gibilerine inat yan yana değil-birlikte yaşamı savunmalıyız!‘ çağrısı serginin hedefine ulaştığını gösterdi. .
Burada doğmuş, burada büyümüş yeni kuşakların yaşam ve geleceğe ilişkin taleplerini de sergide görmek mümkün. 1970’li yıllarda taşınan ‚Yaşasın Türk ve Kürt halklarının devrimci mücadelesi!‘ pankartlı resimse, aradan geçen onca yıla rağmen sloganın tazeliğini hatırlatıyor bizlere…
Dört ayrı yerde gerçekleşen ve halen sürmekte olan fotograf sergileri için söylenecek tek söz fotografların herşeyi söylediği. Toplam 150 fotoğraf, belge, pasaport vd.’den oluşan sergi önümüzdeki günlerde değişik kentlerde gösterilecek.