Büyük camide rant kavgası mı?

DİTİB Yönetim Kurulu tarafından 27 Ekim günü kamuoyuna yazılı bir açıklamayla görevine son verilen büyük caminin mimarı Paul Böhm, 9 Kasım günü Köln’de düzenlediği bir basın toplantısında DİTİB’in iddialarına yanıt vererek, sözleşmenin feshedilmesi için baskının Ankara’dan geldiğini ima etti.
Cami inşaatının başında bulunan proje yöneticisi Martin Amme ve Avukat Frank Siegburg’un da katıldığı toplantıda konuşan mimar Böhm, DİTİB ile ortak çalışma zeminin yeni yönetim kurulu ile bozulduğunu söyledi. Daha önceki yönetimle sorunlar olmasına rağmen çalışmayı sürdürdüklerini ifade eden Böhm, yeni yönetimin özellikle caminin renginin beyaz olması için yoğun baskı yaptığını, kendilerinin ise daha önce üzerinde uzlaşmaya varılan açık beton renginde ısrar ettiğini, ilişkilerin en son bu yüzden koptuğunu belirtti.

ANKARA’DAN İLK MÜDAHALE
Mimar Böhm tarafından basın toplantısında verilen bilgiye göre Ankara’dan cami projesine ilk müdahale henüz inşaat başlamadan yapıldı. Dört ayrı kubbe parçasının şeffaf bir şekilde birleştirilmesini içeren ilk tasarımda, tepeden bakıldığında birleşmenin haç işareti anlamına geldiğini belirten “Ankara”, “Müslümanların camisine haç işareti kabul edilemez” diyerek projenin değiştirilmesini istedi. Ayrıca, ana kubbenin yan sütunlarla bağlantısında da mimarın isminin başında yer alan “P” harfi olduğu ileri sürüldü.
“Ankara”dan gelen bu “inanılmaz iddiaları” gereksiz tartışmaların çıkmaması için gözönünde bulunduran Böhm, caminin renginin açık beton olması konusunda eski yönetim ve danışma kurulunun onayıyla yaptıklarını, 1.5 yıl içinde kaba inşaatın önemli bölümünün bitirildiğini, dolayısıyla değiştirilmesinin mümkün olmadığını dile getirdi.
Böhm yaptığı açıklamada ayrıca, başlattığı projeyi bitirme niyetinde olduğunu, ancak bunun mümkün olmaması durumunda, telif hakkı kendisine ait olan caminin mimari yapısının değiştirilmesi durumunda her türden hukuksal yola başvuracağını sözlerine ekledi.

 

MALİYET KARMAŞASI
DİTİB tarafından yapılan açıklamalarla mimar Böhm’ün sözleşmesinin feshedilmesine en önemli dayanak olarak ortaya çıkan kusurlar/hatalardan dolayı maliyetin iki katına çıktığı gösterildi. Ancak, basın toplantısında gazetecilere gösterilen fotoğraflarda DİTİB yönetiminin caminin maliyeti konusunda gerçekleri sürekli çarpıttığına dikkat çekildi. Belgelere göre, 2008’de caminin toplam maliyetinin 28.7 milyon Euro olacağı tahmin edildi. Bunun içinde 17.2 milyon Euro sadece cami inşaat gideri bulunuyor. Geri kalan bölümü ise çevre düzenleme ve yollarının yapımı, iç donanım gibi harcamalardan oluşuyor.
DİTİB ilk planlamada harcamaların 25 milyon Euro’sunu bağışlardan karşılayacağını açıklamıştı. Ancak, şu ana kadar yaklaşık 9.5 milyon Euro bağış yapıldı.
2009’da yapılan hesaplamalarda toplam maliyet 32 milyon Euro’ya, 2011’deki hesaplamalarda ise toplam maliyet 38 milyon Euro’ya çıkmış durumda.
Mimarlık bürosu, maliyetin artmasına asıl olarak DİTİB yönetiminin ek taleplerinin yol açtığını dile getirdi. Bundan ortaya çıkan hataların düşük bir meblağı oluşturduğu ileri sürüldü.
Proje yöneticisi Martin Amme, maliyetin yüksek olmasına itiraz eden DİTİB yönetiminin Temmuz 2011’de, 2008’deki maliyet kapsamında caminin yapılmasını gündeme getirdiğine de dikkat çekerek, “Bugüne kadar yaptığımız her değişiklik ve harcama DİTİB yönetiminin onayıyla oldu. Bu saatte 2008’in hesaplarına göre bir caminin yapılması mümkün değil, çünkü değişik ilaveler yapıldı” dedi.

 

UZLAŞMA GÖRÜŞMELERİ SÜRÜYOR
DİTİB ile Böhm arasında yaşanan tartışma “Danışma Kurulu”nun devreye girmesiyle şimdilik dinmişe benziyor. DİTİB ile Böhm arasındaki uzlaşmanın sağlanması için Köln Belediyesi eski Başkanı Fritz Schramma arabulucu olarak görevlendirildi. Haziran 2012’ye kadar caminin bitirilerek hizmete açılması için ortak fikir beyan eden taraflar arasında yeniden başlayacak pazarlıklardan uzlaşmanın çıkıp çıkmayacağı ise merakla bekleniyor. (YH)