Gündemi değiştirme manevrası

L. Henken ve P. Strutynski *

Almanya Federal Savunma Bakanı Thomas de Maiziere kapatılacak kışlaların yerleri ile ilgili karar konusunda dört kriter açıklamıştı: 1. Kışlanın „işlevi“, 2. „Masrafların gözden geçirilmesi“, 3. Kışlanın yerinin „çekiciliği“, 4. „Alanda“ sürekli görünme çabası. Geçen Çarşamba günü ortaya konulan konsepte bakıldığında aslında sadece tek bir kriterin, yani ilk kriterin, bir rol oynadığı görülüyor: Sorun sadece ve sadece kışlanın „işlevi“, yani Federal ordunun vurucu gücünün artırılmasına ne kadar katkı sunduğudur.
Böyle bakıldığında Maiziere’in konuşlandırma konsepti aslında Federal Ordunun uzun süredir gündeminde olan „bir savunma ordusundan hareket ordusuna devşirme“ biçimindeki yeniden yapılandırılmasının devam ettirilmesinden başka birşey değildir. Tek değil, ama bu „biçim değiştirmenin“ en önemli özelliği, (Savunma eski bakanı-) Guttenberg zamanında zorunlu askerlik hizmetinin  kaldırılmasıydı. Çünkü bu, Ordunun vurucu gücünün önünde bir engeldi. Bu askerler yurt dışında görevlendirilemiyorlardı. Sonuç olarak da zorunlu askerlik hizmeti eğitim kapasitesini  bloke ediyor ve kışlalarda masrafa yol açıyordu.
Federal Ordu reformunun arkasında yatan asıl neden yurt dışına gönderilebilecek asker sayısının mevcut sayısının 7 binden 10 bine çıkarılmasıdır. Evet hem de yüzde 40’dan fazla bir artış. Ancak bu rakam, eğer hükümet Fransa ve İngiltere’nin tek tek askerlerinin görevlendirilme sıklığını örnek alırsa,  daha da artırılabilir. Oralarda Alman Ordusu’nun  büyüklüğü düşünüldüğünde, sürekli görevlendirilen asker sayısı 23000 ile 30000 arasında mümkün olabilmektedir.
Yani Federal Ordu reformunun amacı yurt ya da pakt (NATO, Çev.) savunmasının iyileştirilmesi falan değil. Gelecekte „görev“ eksenli düşünülecektir! De Maiziere Federal Orduyu daha fazla yurt dışı misyonu için silahlandırmaktadır. Alanında yoğun ve güçlendirilmiş, yurt dışı görevleri için hazır piyade güçleri. „Çevik Güçler Tümeni“ oluşturulacak. Askeri eğitimin hedefi de bunların „mücadele için hazırlanmaları“.
Federal Ordu „ulusal çıkarlar“ bunu gerektiriyorsa müdahale edecek. Bunun sınırlarını da özellikle „sermaye“ belirleyecek. Mayıs ayından beri geçerli olan yeni Savunma Politikası Yönetmeliği’ne göre Almanya’nın güvenlik çıkarlarına „ serbest ve engelsiz dünya ticareti ve açık denizlere ve doğal kaynaklara erişebilmek“ de dahil edilmiş durumda.
Kısacası büyük tantanalarla yaygarası koparılan De Maiziere’in konuşlandırma konsepti, daha yakından bakıldığında aslında bir gündemi değiştirme manevrasıdır: Masraflar azalacağına daha çok artırılıyor, silahsızlandırma yerine Federal Ordu bir müdahale ordusuna dönüştürülüyor. Barış Hareketi olarak diyoruz ki: Eğer Federal Ordu Anayasada yazılı olduğu gibi, bir savunma ordusu olmayacaksa, bir saldırı ordusuna dönüştürülmeyip dağıtılmalıdır.

* Federal Barış Konseyi Sözcüleri