Birleşik Krallık’ta hayat durdu

Arif Bektaş

 

Önceki gün, başta emeklilik haklarına yapılan saldırıya karşı 29 sendikanın desteği ile yapılan “Koordineli Grev” ülkenin her köşesinde etkili oldu. Okullar, hastaneler, mahkemeler, belediyeler, kütüphaneler, devlet daireleri, iş ve işçi bulma kurumları, trenler, otobüsler, metrolar, havaalanları, gümrükler ve başka bir çok birim ya kapandı ve ya da çok az çalıştı.

Hükümetin tasarruf planı kapsamında emeklilik yaşının 62’den 67’e çıkartılması, emeklilik primlerinin yükseltilerek emekli maaşlarının düşürülmesi planları, kamu alanında önümüzdeki yıllarda işten çıkartılacakların sayısının 700 bini bulması, ücretlerin 2013’e kadar dondurulmak istenmesi sendikaların “koordineli grev” kararı almalarına neden oldu.

Genel grevin yasak olduğu ve anlaşmalı bir şekilde sendikaların aynı güne denk getirerek, yaklaşık 2.5 milyon işçinin iş bıraktığı Birleşik Krallık’ta, İskoçya ve Kuzey İrlanda’da bazı alanların yüzde yüz katılması dikkat çekti.

Birleşik Krallık’ta, toplam 28 bin civarında olan okulların 19 bini tamamen 5 bini de kısmen kapandı. Hastaneler acil durumlar dışında neredeyse çalışmazken, Londra’da yaşanan ambulans yetersizliği nedeniyle, polis araçlarını ambulans çağrılarında kullanmak zorunda kaldı. Ülke çapında toplam 7 bin ameliyat iptal edildi.

Grev, toplam olarak yüzde 90 oranında katılımla gerçekleşirken, hükümet sendikacılara ve işçilere saldırılarını yoğunlaştırdı. Bazı bakanlar televizyon stüdyolarını kanal kanal, radyo radyo gezerek yalan yanlış haberler yayarken, sendikacılar başbakan ve hükümetin yalan söylediklerini belirttiler.

 

ÖFKE SOKAKLARA TAŞTI

Yaşanan ekonomik krizi fırsata dönüştürmek isteyen ve sosyal devlet yapısını hedef alan hükümetin planlarına karşı çıkan yüzbinler sokaklara çıkarak tepkilerini dile getirdiler. Londra ve Birmingham’da yapılan yürüyüşlerin her birine yaklaşık 100 bin emekçi katılıp tepkilerini dile getirirken, hayatında ilk kez bir greve katılanların sayısının çokluğu dikkat çekti.

Bu eylem ve yürüyüşlerde yapılan konuşmalarda, hükümetin masaya oturup sendikacıları dinlemesi ve talepleri yerine getirmesi istendi. Sendikacılar, hükümetin geri adım atmaması sonucu başka grevlerin yolda olacağını ve daha ileri bir boyutta bunun gerçekleşeceğini söyledi.

Gazetemize bir açıklama yapan, her geçen gün üyesi artan ve toplam 360 bin üyesi bulunan Kamu İşçileri Sendikası (PSC) Genel Başkanı Mark Serwotka, hükümetin geri adım atmaması sonucu Ocak ayından itibaren daha etkili grevlerin gerçekleşeceğini belirtti.

 

BİN EYLEM

Londra ve Birmingham’dan sonra en çok katılım 50 binle Manchester’da oldu. Endüstri bölgeleri olan Kuzey İngiltere ve İskoçya’da yüzde yüze yakın greve katılım sağlanırken, ülke çapında 1000’den fazla yürüyüş, gösteri ve toplantı oldu. Bütün eylemler ve yürüyüşlere soğuklara rağmen çocukların da katılarak “eğitim hakkımı elimden alma” diyerek tepki göstermesi gözden kaçmadı.

 

EMEKÇİLER ARASINDA GREVLERE DESTEK

“Koordineli grev” çağrısı öncelikli olarak kamu emekçilerine yönelik yapılmasına karşın özel sektörde de yankı buldu. Özellikle sanayinin güçlü olduğu bölgelerde greve katılım gözlenirken emekçiler arasında “hakların grevle korunması” eğiliminin güçlendiği bildiriliyor. BBC tarafından yapılan bir kamuoyu yoklamasında halkın yüzde 61’i hakların grevlerle korunmasının doğru olduğu görüşünde. Aynı yoklamada 18-24 yaş grubu arasında ise bu oranın yüzde 80’e varıyor.

Bu eğilimin somut  kanıtı kanıtlarından biri de UNITE sendikasının Balfour Beatty inşaat şirketinde yaptığı grev oylamasının sonuçları oldu. Balfour Beatty patronlarının ücretleri yüzde 35 düşürme planlarına karşı işçilerin yüzde 81’i grev kararı aldı.

 

HÜKÜMET İŞÇİLERİ HADEFE ALDI

Hükümet kamu çalışanlarının emeklilik giderleri konusunda son 5 yılda 5 milyar Sterlin ek masraf olduğunu savunuyor. Yeni öneri ile işçilerin maaşlarından emeklilik için kesilecek miktar, maaşlarının yüzde 3’ü olacak ve emekli olduktan sonra ise daha az maaş verilecek.

Ülkede 85 yıl sonra genel grev yaptıran saldırı paketi ile hükümet yılda sadece 5 milyar Sterlin biriktirecek. Ülkenin toplam borcu ise 120 milyar Sterlin’i geçti ve ek borçlarla birlikte bu rakam 150 milyarı geçecek. Ülkede, sendikaların açıklmalarına göre, zenginlerden alınması gereken ama alınmayan toplam vergi miktarı da 120 milyar Sterlini buluyor.

Öte yandan Maliye Bakanı George Osborne’un açıkladığı “Sonbahar Bütçesi”nde, işçilerin haklarının iyice budanması, tam gaz saldırıyı sürdüreceği yönünde.

Grev günü Avam Kamarası’nda yapılan oturumda, bir kaç İşçi Partili Sol Kanat milletvekilinin dışında herkes grev yapan işçi ve sendikacıları hedef aldı.

Grevin büyük yankı uyandırması ve etkili olması hükümet ve muhalefet partilerini de birleştirdi. Daha önce işçiden yana söylemleri olanlar bile genel grev karşısında birleşti ve aslında zenginler kulübünden olduklarını gösterdiler. “Bu zamanda grev yapılmaz” diyen politikacılara seslenen PCS Genel Başkanı Mark Serworka ise, “Hükümet hırsızlık yaparak, güpegündüz işçi ve emekçileri soyuyor” diy ekonuştu.