Yüksek ücret zammı alacağız!

Metal, kamu ve kimya sektöründe toplam 5 milyon emekçinin ücret TİS dönemi başlıyor. IG Metall, Ver.di ve IG BCE sendikaları, “mali kriz bizi ilgilendirmez, hissedilir, ücret zammı için mücadele edeceğiz” diyorlar. “Gerekirse sert önlemlerden kaçınmayacağız” diyen Bsirske, “kararlı tutumuyla” dikkat çekiyor.

 

Önümüzdeki haftalarda Almanya’nın en büyük işkollarında ücret TİS’lerine yönelik tartışmalar yoğunlaşacak. Fabrikalarda ve kamu işletmelerinde binlerce sendika temsilcisi işçi ve memurlarla ücret talepleri üzerine tartışacaklar.

 

5 MİLYONDAN FAZLA EMEKÇİYİ KAPSAYAN TİS’LER

2012 yılının ilk Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri metal dalında yapılacak. Toplam 3,3 milyon metal emekçisini kapsayan ücret görüşmelerinin etkisi sadece bu işkoluyla sınırlı olmayacak. Almanya’nın en büyük işkolu olarak doğal bir öncü rolüne sahip olan metal işkolunda TİS görüşmelerinin diğer işkollarından önce başlaması dolayısıyla buradan verilecek sinyalin bütün işkollarını etkileyeceği biliniyor.

Metalin ardından kamu işkolunda federal ve yerel düzeyde çalışan 1,9 milyon emekçiyi kapsayan ücret görüşmeleri başlayacak. Uzun yıllar ücret artışlarının sürekli özel sektörün gerisinde kalması sendika yönetiminin üzerinde ciddi bir baskı olarak duruyor. Ver.di Sendikası da kamu sektörünün yanı sıra banka ve telekomünikasyon alanında çalışanlar için TİS görüşmeleri yapacak.

Kimya işkolunun TİS dönemi Mayıs başında başlamasına karşın IG BCE yönetimi IG Metall ve Ver.di sendikalarının gölgesinde kalmamak için şimdiden sendikaya yön vermek için girişimlerini artırdı.

 

BSİRSKE ‘MEYDAN OKUYOR’

Her ne kadar IG Metall demir-çelik işkolunda imzaladığı sözleşmeyle önümüzdeki TİS dönemine ilişkin bir sinyal vermiş olsa da Ver.di Genel Başkanı Frank Bsirse, “Bu TİS döneminde alçak gönüllülük tanımlamasını duymak bile istemiyoruz” diyerek, sendikasının kamu ve hizmet işkolunda ciddi ücret artışı için mücadele edeceklerini ilan etti.

“Devlet sadece bankaları kurtarmakla yetinemez, özellikle işçilerin alım gücünü yükselterek iç piyasanın canlandırılmasına katkı sunmalı” diye konuşan Bsirske, son yıllarda özelikle kamu emekçilerinin özel sektörde elde edilen genel ücret artışının çok gerisinde kaldığını söyledi.

Geride kalan yıllarda kamu sektöründeki ücret artışlarının metal ve kimya sektörlerinden üçte bir daha az olduğunu söyleyen Bsirske, “Bu kez bu farkı kapayacağız ve eğer bu hedefimize ulaşmak için daha sert önlemler almak zorunda kalırsak buna da hazırız” dedi.

Bu sözleri sarf eden Bsirske, kamu ve diğer hizmet işkolunda imzalanacak sözleşmelerin demir-çelik işkolunda imzalanan TİS’in ayarında olması gerektiğini biliyor. Hatırlanacağı gibi IG Metall bu işkolu için 16 aylık bir sözleşme kapsamında yüzde 3,8 ücret zammı ve çırakların süresiz işe alınmalarını sağlamıştı.

 

IG METALL TEMKİNLİ..

Demir çelikte beklenmedik bir şekilde döneme göre başarılı bir sözleşme imzalayan IG Metall Sendikası, bir tarafta ülke genelindeki “öncü pozisyonunu” kaybetmemek için Ver.di Sendikası’ndan geri kalmamaya çalışırken diğer tarafta ise metal işkolunda en son imzaladığı sözleşme dönemini de göz önünde bulundurarak temkinli olmaya özen gösteriyor.

Metal işkolunda geleneksel olarak TİS döneminde önemli rol oynayan Baden Württemberg’de IG Metall fabrikalarda tartışmayı açmaya hazırlanıyor. IG Metall Bölge Başkanı Jörg Hofmann, mali piyasalarda devam eden kriz bizi ilgilendirmez, hissedilir ücret zammı için mücadele edeceğiz” diyor. Hemen arkasından ise, “Tabi biz Güney Avrupa’da tek yanlı tasarruf önlemlerinden dolayı boğulan konjonktürü göz önünde bulundurduğumuz gibi işletmelerin kendilerini finanse etme sorunlarını da görmezden gelmeyeceğiz” diye eklemeyi ihmal etmiyor.

Metal işçilerinin kriz döneminde fedakarlık ettiğini ve ücret zammı yerine işyeri güvencesi ile yetindiklerini söyleyen Hofmann, “Bugünden bakıldığında iyi bir ekonomik durumda söz edebiliriz gibi geliyor. Bunu özellikle ilkbahar dönemi, şirketlerin bilançolarını yayınladıklarında göreceğiz” dedi.

Hatırlanacağı gibi IG Metall 2008 sonunda yüzde 8’lik bir ücret talebiyle TİS dönemini açmış fakat krizin patlak vermesiyle birlikte düşük bir ücret zammını içeren uzun süreli bir sözleşmeye imza atmıştı. Ardından ise 2010 yılında ücretlerin dondurulmasını onaylayan IG Metall, Nisan 2011’den itibaren ise ücretlerin yüzde 2,7 artmasını içeren sözleşmeye imza atmıştı.

 

FİNANS KRİZİ NEDENİYLE FERAGAT YOK

IG BCE Başkanı Michael Vassiliadis, sendikasının güvenli olmayan konjonktür beklentilerine rağmen ciddi bir ücret artışı talebinde bulunacağını söyledi. 5 Aralık günü sendikasının düzenlediği bir toplantıda, “İşveren tarafından hiç kimse yanlış beklentiler içine girmesin. Bilançoları biliyoruz, sipariş girdilerini biliyoruz, bütün iyi rakamları da biliyoruz. Bu nedenle elde edebileceğimizin en fazlasını elde etmek için çabalayacağız” dedi.

Kimya Endüstrisi Birliği (BAVC) Başkanı Wolfgang Goos’un, “temkinli olmalıyız. Biz hala en son TİS döneminin yükü ile uğraşıyoruz” sözlerini geri çeviren Vassiliadis, “15 aylık bir süre için yüzde 4,1 ücret zammı aldık ve hiçbir işletme bundan olumsuz etkilenmedi. İlkbaharda bilançolar açıklandığında bunu bir kez daha göreceğiz” dedi.

 

TALEPLER TABANDA TARTIŞILMALI

Her ne kadar IG Metall biraz daha temkinli davransa da genel olarak Almanya’nın üç büyük sendikası geçmişte olduğu gibi yine “mangalda kül bırakmayan” bir tarzda toplu sözleşme döneminin startını verdiler. Fakat yine geçmiş tecrübelerden hareketle taleplerin tabanda tartışılması ve belirlenmesi için şimdiden harekete geçmekte fazla gecikmemekte fayda var.

Sol Sendikacılar İnisiyatifi önümüzdeki TİS dönemi için özel bir sayı yayınladı. Labornet’in internet sayfasından edinilmesi mümkün olan özel sayı, Almanya’da ücret alanında son yıllardaki gelişmeleri inceliyor ve bu konuda çalışma yürütenler için iyi bir materyal.

Eğer şimdiden harekete geçilmezse, daha sonra sendika bürokrasisinin talepleri belirleyerek dayatmasından dolayı da yakınmamak gerekiyor.

 

 

 

 

TAM GÜN ÇALIŞMALARINA RAĞMEN GEÇİNEMEYENLER

Duisburg-Essen Üniversitesi’ne bağlı IAQ Enstitüsü’nün yayınladığı son araştırmaya göre Almanya’da 5 milyon 782 bin emekçi brüt saat ücreti olarak 8,50 Euro ve daha aşağısında ücret alıyor. IAQ’nun 2009 yılında yapılan SOEP araştırmasını temel alarak hazırladığı raporda, 400 Euro aylıkla sınırlı olan mini işlerde çalışan 7 milyonu aşkın emekçi yer almadığı gibi 1 Euro saat ücretine çalıştırılan işçilerde yer almıyor.

IAQ’nun raporuna göre düşük ücretli işler, tahmin edildiği gibi doğu eyaletleriyle sınırlı değil. Schleswig Holstein Eyaleti’nde tam gün çalışanların yüzde 27’si düşük ücretli işlerde çalışıyor. İkinci sırada yüzde 25,2 ile yine bir batı eyaleti bulunuyor: Aşağı Saksonya. Meclenburg Vorpommern Eyaleti ise yüzde 23,8 ile üçüncü sırada geliyor. Ekonomik olarak Almanya’nın en güçlü eyaleti olarak bilinen Bavyera’da düşük ücretli işlerde çalışanların oranı yüzde 20,6 ile düşünüldüğünden daha yüksek.

CDU’nun “ücret alt sınırı” önerisini eleştiren IAQ Müdürü Claudia Weinkopf, “Eğer Almanya’da düşük ücretlerin etkili bir biçimde engellenmesi isteniyorsa, bütün çalışanları kapsayan bir asgari ücret uygulamasına geçmekten başka yol görünmüyor. Nitekim bugün 6 Euro ve altında çalışan 2 milyon işçinin önemli bir kesimi TİS’lere bağlı çalışıyor” dedi.

 

KALİFİYE ELAMANLAR DÜŞÜK ÜCRETLE ÇALIŞIYOR

Düşük ücretli işlerde çalışanların genelde düşük kalifiye işçi olduğu kanısının ülke genelinde hakim olduğuna dikkat çeken IAQ uzmanları, “Fakat bu gerçeği yansıtmıyor. Düşük ücretli olarak çalışanların yüzde 70’inin bir meslek eğitimi var, hatta yüzde 7’si yüksek okul mezunu” diyorlar.

Düşük ücretli işlerin bu kadar yaygın olmasının nedeninin yasal düzenlemelerde aranması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, “Mahkemeler tarafından ahlak ve adaba (“sittenwidrige Löhne”) aykırı ücretlerin yasaklanmasına karşın Hartz yasaları nedeniyle işsizler normalin yüzde 30’u altında ücretle çalışmaya zorlanıyorlar. Bu ise bazı bölgelerde 3 Euro’nun altında saat ücreti anlamına geliyor” diyorlar.

Ayrıca devletin düşük ücretli işlerde çalışanlara yardım vermesinin de genel ücretlerin düşmesine neden olduğuna dikkat çeken uzmanlar, Almanya’da 1,3 milyon emekçinin çalıştıkları işten elde ettikleri ücretle geçinemedikleri için Hartz IV Yardımı almak zorunda olduklarını bildirdiler. IAQ’nun verilerine göre 2005’ten bu yana devlet, bu tür işlerde çalışanlar için toplam 50 milyar Euro ücret ek yardımı ödedi.

 

Düşük ücretliler

Saat ücreti (Brüt)               Çalışan sayısı           Oranı*

5 Euro ve aşağısı               1.231.558               %3,9

6 Euro ve aşağısı               2,229.986               %7,1

7 Euro ve aşağısı               3.572.801               %11,3

8 Euro ve aşağısı               4.908.336               %15,6

8,50 Euro ve aşağısı  5.782.410               %18,3

 

Bütün veriler 2009 yılında yapılan SOEP (1984 yılından bu yana 12 bin hanede yapılan bir araştırmadır. Sürekli aynı hanelerde yapılan araştırmaya 1990’dan sonra Doğu Almanya da dahil edildi) araştırmasından alınmıştır. Bu rakamların içinde “minijob” denilen aylık 400 Euro ile sınırlı işlerde çalışanlar yer almıyor.

* Bütün çalışanlar arasındaki oranı.