Klüh işçileri başarılarını kutladılar


Düsseldorf Havaalanı’nda uçak temizliği yapan Klüh işçileri, bundan bir buçuk yıl önce, 20 Haziran 2010’da Dellplatz’da (Duisburg) bulunan bir okulda bir etkinlik düzenlemişlerdi. Aralarında SPD ve Sol Parti’den politikacıların, ver.di ve IG BAU’dan sendikacıların ve göçmen örgütü DİDF’den bir temsilcinin katıldığı toplantıda işyerinin kapatılmasına ve mücadeleci temsilciliğin tasfiye edilmesine karşı nelerin yapılabileceği tartışıldı.
Toplantıya katılan Klüh işçileri olduğu gibi benzeri sorunlarla karşı karşıya kalan değişik işletmelerden (DPD Duisburg, UNIVEG, Kiekert Heiligenhaus v.d.) işçiler, tartışmalarda ortaya koydukları tutumla bir şeylerin değişmesi için kendilerinin harekete geçmeleri gerektiğini bildiklerini gösteriyorlardı. Politikacıların ve sendikacıların toplantıda bol keseden verdikleri vaatlerin onda birinin yerine getirilmesi için yine tabanda ciddi bir baskının oluşturulması gerekiyordu.
DAYANIŞMA ŞENLİĞİ
Temizlik işçileri, kararlı duruşları ve diğer işletmelerdeki işçilerin destekleriyle verdikleri mücadelede bugüne kadar elde ettikleri başarıyı kutlamak için 11 Aralık günü yine aynı okulda 150’ye yakın işçinin katılımıyla bir dayanışma şenliği düzenlediler.
Mücadelenin önümüzdeki dönem devam edeceğine kesin gözüyle bakan işçilerin buna rağmen kutlayacakları çok şey vardı. İlk etapta işçiler, Klüh firmasının “teklifinin” kabul edilmesi için Almanya’nın kötü ünlü sermaye yanlısı avukatı, Düsseldorflu Helmut Naujoks’la başlayan tehditler, aralarından sendikacıların da bulunduğu değişik çevrelerin, “boşuna uğraşmayın, alın paranızı çekin gidin” türünden nasihatlere karşı gelmişlerdi.
İşçileri bölmek için bazı işçilere tazminat, bazılarına Klüh’ün taşeron firması olan DLG’de iş gösterilmişti. Bu tekliflerin her ikisi de bazı işçiler tarafından reddedildi ve “biz hakkımızı aramak için iş mahkemesine gidiyoruz” görüşü savunuldu. İşçilere göre, Klüh işyerini kapatmamış devretmişti, hem de kendine ait olan bir şirkete! Bu nedenle de işçiler, yapılan işlemin Federal İşyeri Teşkilat Yasası’nın 613a Maddesine göre “devretme” olarak tespit edilmesi ve bütün işçilerin, eski hakları saklı tutularak istihdamlarının sürdürülmesine karar vermesi için mahkemede dava açmışlardı.
Klüh işçileri ve onlara destek veren diğer işletmelerden işçiler birçok alanda aynı anda mücadele etmek zorundaydılar. Davalara hazırlanmak için avukatlarla biraraya gelen işçiler, aynı zamanda kamuoyunu bilgilendirerek desteği artırmaya çalışıyorlardı. Mücadele eden işçilere destek verenler de lafta değil, bizzat bildiriler hazırlayarak havaalanlarında yolcuları, temizlik işçilerinin çalışma koşulları ve Klüh-Air Berlin patronlarının tutumları hakkında bilgilendiriyorlardı.
ZORLU BİR SÜREÇ
Şüphesiz görülen ilk davalar işçileri sarsmıştı. Hakimler peş peşe, işverenin haklı olduğunu ve işçilerin haksız olduğuna karar veriyorlardı. İşçiler ve destekçileri buna karşın yılmadılar ve mücadelelerini mahkeme önünde dağıttıkları bildiriler ve düzenledikleri mitinglerle de sürdürdüler.
11 Mart günü görülen Klüh BR Başkanı Haydar Toktaş’ın davası bütün süreç için bir dönüm noktası oldu. Hakim Oliver Klose, önceden alınan bütün kararların aksine, işçilerin haklı olduğunu ve olayın 613a Madde üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi. Daha sonra görülen davalarda hakimler, Klose’nin kararına sadık kalarak işvereni, işçilere en azından bir yıllığına aynı koşullarda olmak üzere süresiz iş vermeye mahkum etti.
Günümüzde neredeyse her gün özellikle hizmet işkolunda benzeri olaylar yaşanıyor. Fakat birçok kez sendikaların ve işyeri temsilcilerinin işbirlikçi tutumları nedeniyle dava bile açılmıyor. Ama artık benzeri olaylarda artık işçiler “Klüh –Toktaş” davasını emsal gösterip haklarını arayabilecekler. Bu aynı zamanda Klüh işçilerinin mücadelesiyle kısa da olsa bir “hukuk tarihi” yazdıkları anlamına geliyor.
MÜCADELE SÜRECEK
11 Aralık günü Klüh ve diğer işletmelerden gelen işçiler haklı olarak başarılarını kutladılar ve bundan böyle de mücadele eden bütün işçilerle dayanışma içinde olacaklarını ilan ettiler. Klüh işçileri yaptıkları konuşmalarda, DLG’de işlerinin kolay olmayacağını ve haklarının korunduğu bir yıl geçtikten sonra yıllarca verdikleri mücadeleyle elde ettikleri hakları için yeniden mücadele etmek zorunda olduklarını söylediler.
Benzeri bir süreçten geçen ve ücretlerinin önemli bölümü gasp edilen DPD işçileri adına şenlikte konuşan bir temsilci, kararlı mücadeleyle DPD patronlarına bütün alanlarda geri adım attırdıklarını ve toplu sözleşme imzalayarak yüzde 40’a yakın ücret zammı aldıklarını söyledi. DPD’de verilen mücadeleyle güvencesiz işlerin yaygınlaşmasına karşı başarıyla karşı koyulabileceğinin görüldüğünü söyleyen temsilci, “Klüh ve DPD işçilerinin başarılı olmalarının en önemli nedenlerinden biri mücadelelerinde birbirilerini yalnız bırakmamaları ve her zaman karşılıklı dayanışma içinde olmalarında yatıyor” dedi.
Dayanışma şenliği daha sonra davul ve zurna eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.

Christian Frings

Düsseldorf’taki Klüh uçak temizlik işçileriyle dayanışma

Filipin Havayolları İşçileri Sendikası PALEA tarafında yazılan ve Klüh işçilerine gönderilen, 11 Aralık günü yapılan Dayanışma Şenliği’nde okunan mesajı okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz.

4 Aralık 2011
Ellerimizi, IG BAU Sendikası’nda örgütlü, Düsseldorf’taki çokuluslu tekel Klüh Service Management’te çalışan yürekli uçak temizlik işçilerine uzatıyoruz. Siz bizim, daha fazla ücret, daha iyi  çalışma koşulları ve güvenli işyerleri için mücadele eden kardeşlerimizsiniz. Sizin bugün mücadelenizde savunduğunuz talepleriniz, ülkemizin ulusal havayolu şirketi olan Filipin Havayolları için de geçerlidir.
Filipin Havayolları’nda çalışan işçilerin örgütlü olduğu PALEA Sendikası, işyerlerinin başka firmalara devredilmesine karşı ve işten atılan arkadaşların yeniden işe alınması için sürdürdüğünüz mücadeleyi desteklemektedir. Ayrıca kısa bir süre önce Eyalet Mahkemesi’nde kazandığınız zaferi de yürekten kutluyoruz. Klüh patronunun Airberlin’le birlikte güvencesiz işleri yaygınlaştırmak ve işçi temsilciliğini dağıtmak için başvurduğu numaraları, PALEA Sendikası olarak kınıyoruz. Uluslararası dayanışmanın mücadelenizi destekleyeceğini, ayrıca Klüh ve Airberlin’in yanısıra, yüzde 51’i Klüh’e ait olan taşeron firma DLG üzerinde baskı oluşturacağını umut ediyoruz.
PALEA olarak bugün sürdürdüğümüz mücadelede biz de aynı sorunlara karşı çıkıyoruz. Yaklaşık 2 bin 400 PALEA üyesi işçiye lokavt uygulandı. Çünkü Filipin Havayolları patronu da, yer hizmetleri, Catering ve telefon rezervasyon merkezi gibi bölümleri taşeron firmalara devretmeyi planlıyor. PALEA bu bölümlerde çalışan işçilerle, yer hizmetlerinde çalışan ve işten atılmamış 900 işçiyi temsil ediyor. Patronun işleri devretmeyi planladığı taşeron firmalar, Filipin Havayolları patronları tarafından kontrol edilen yasadışı kiralık firmalar.
İşten atılmış olan arkadaşlarımızla henüz işten atılmamış arkadaşlarımızın sayılarını kıyaslayınca gördüğümüz gibi, taşeronlara işlerin devredilmesinin ardında yatan niyet, işyerlerini güvence altına almak değil, tersine esas amaç sendikaya saldırarak onu güçsüzleştirmek. Bu planları, PALEA ile süren toplusözleşme görüşmelerini 13 yıl askıya aldıktan sonra devreye soktular ve bugün hükümet eliyle sendikamıza dayatılıyor.
Bugün gündeme gelen bu taşeronlaştırma planlarını engellemek için PALEA 27 Eylül 2011 tarihinde Filipinler’in başkenti Manila’daki Uluslar arası Havaalanında bir protesto gösterisi düzenledi. Bu gösteride Filipin Havayolları’nın tüm uçuş faaliyetleri felç oldu. Buna karşılık hükümet ve tekel yönetimi zor ve şiddet kullanarak, polis ve özel güvenlik yardımıyla PALEA üyesi işçileri havaalanından attılar. O günden bu yana lokavt uygulayan tekel yönetimi 1 Ekim’de PALEA üyelerine çıkış verdi.
PALEA bunun üzerine, ülkenin en büyük iki kenti olan Manila ve Cebu’daki havaalanlarında çadırkentler kurdu ve protestosunu devam ettiriyor. Hergün yüzlerce PALEA üyesi işçi çadır kentlere gelerek gösterilere katılıyor. Bu mücadelemiz sürecek ve taleplerimiz kabul edilinceye kadar çadır kentleri dağıtmayacağız.
PALEA Sendikası olarak, lokavtın durdurulmasını ve çıkış verilenlerin yeniden işe alınmalarını talep ediyoruz. Bu mücadeleyi kazanmanın kolay olmayacağını biliyoruz. Ama gerek ülkemizdeki, gerekse ülkemiz dışındaki işçi hareketinin dayanışmasıyla zafere ulaşacağız.
Sizin mücadeleniz ve başka havaalanlarında işçi arkadaşlarımızın hakları ve sosyal adalet uğruna verdikleri mücadeleler ve kısa bir süre önce Yunanistan ve Portekiz’de olduğu gibi dünyanın birçok ülkesinde yaşanan genel grevler, mücadelemizde bize cesaret veriyor.

Dostça selamlarımızla
Serardo F. Rivera

Filipin Havayolları İşçileri Sendikası (PALEA) Genel Başkanı
Filipin İşçi Partisi Asbaşkanı
Uluslar arası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF) Havacılık Bölümü Yer Hizmetleri Birimi Asbaşkanı