2011’de en çok yabancı düşmanı saldırı Kasım ayında gerçekleşti


Sol Parti Federal Parlamento Grubu Uyum Politikası Sözcüsü Sevim Dağdelen tarafından yöneltilen soru önergesine hükümet adına verilen yanıtta göre, geride bıraktığımız 2011’de en fazla yabancı düşmanı saldırı “Zwickau Hücresi”nin ortaya çıktığı Kasım 2011’de meydana geldi.
Hükümetin yanıta göre, Kasım 2011’de ülke genelinde toplam bin 119 “politik motifli suç olayı” yaşandı. Bunların 40’ı şiddet içerikli, 841’i de propaganda şeklinde oldu. “Nefret kriminalitesi” başlığı altında tutulan rakamlara göre de 60’ı propaganda ve 17’si şiddet içerikli olmak üzere 216 olay yaşandı.

Yapılan saldırıların 149’unun, bunlar arasında 37’si propaganda, 15’i şiddet içerikli olmak üzere, doğrudan yabancı düşmanlığı olduğu güvenlik birimleri tarafından kayıtlara geçildi. Böylece, 2011’de en fazla yabancı düşmanı saldırı Kasım ayında meydana gelmiş oldu. Ancak rakamın çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor, zira yabancı düşmanı saldırıların önemli bir bölümü güvenlik birimleri tarafından kayıtlara geçilmiyor.
Çünkü, 1990 yılından bu yana ülke genelinde toplam 182 insan ırkçılar tarafından katledildiği bilindiği halde hükümetin kayıtlarında bu rakam halen 47 olarak görülüyor. Başka bir değişle halen 135 kişinin Neonaziler tarafından katledildiği hükümet tarafından kabul edilmiyor.

Soru önergesine verilen yanıtları değerlendiren Sol Parti Meclis Grubu Uyum Politikası Sözcüsü Sevim Dağdelen, “Bütün bu rakamlara rağmen ne hükümet ne de Federal Kriminal Dairesi ve Federal Anayasayı Koruma örgütleri yıllardan biri ülkede bir Neonazi tehlikesinin olduğunu görmüyor. Bu nedenle 2006 yılında Federal Anayasayı Koruma Örgütü, Aşırı Sağla Mücadele Dairesi’ni dağıttı. Bu yetmemiş gibi 2007’de de 1992’de kurulan “Aşırı sağ, terörist ve yabancı düşmanı şiddetle mücadele için bilgi grubu”nu dağıttı. Naziler ülke genelinde cirit atıp cinayetler işlerken, antifaşist ve sivil toplum örgütlerinin ırkçılıkla mücadele çalışmaları kriminalize edildi ve cezai takibata alındı.

Bütün bunlar istihbarat örgütlerinin ırkçı örgütlerle mücadelenin bir parçası yerine sorunun parçası olduğunu yeterince ortaya koyuyor. Bu nedenle onlar da tıpkı ırkçı cinayetlere zemin hazırlayan, şiddeti ve nefreti körükleyen faşist NPD gibi yasaklanmalıdır” dedi.
Dağdelen yaptığı açıklamada ayrıca, Sol Parti’ye verilen devlet yardımının kesilmesini ve bu partinin yasaklanmasını isteyen CSU Genel Sekreteri Alexander Dobrindt’e sert tepki göstererek, “Bunca cinayete ve katliama yapılan bu açıklama asıl olarak ırkçılar tarafından katledilen insanlara hakaretten başta bir şey değildir” dedi.