Dik durmasını öğrenmeliyiz!

20 Aralık 2011’de yapılan grev oylamasında çıkan sonuç sürpriz olmadı. Altı aydır toplu sözleşme olmaksızın çalışan “Pflegen & Wohnen” yaşlılar yurdundaki sağlıkçılar uzun süredir toplu sözleşme imzalaması için işveren üzerinde baskı kurmaya çalışıyorlardı.
Gelinen yerde grevden başka yollarının kalmadığını gören sağlık emekçileri, sendikalarının düzenlediği grev oylamasına yoğun bir katılım gösterdiler. Oylamada beklenildiği gibi emekçilerin yüzde 98’i greve ‘evet’ dedi.
Yürürlükte olan sözleşme 2011 yaz aylarında sona ermişti. Yeni bir sözleşme imzalamaya yanaşmayan “Pflegen & Wohnen” yönetimi, sendikanın ücret artışı, çalışma koşullarının düzeltilmesi ve sağlığı teşvik edici önlemlerin alınması taleplerini duymak bile istemiyor.

 

SÖMÜRÜ SÜREKLİ ARTIYOR!
Çoğunluğu kadın olan Hamburglu sağlık emekçilerinin başlattıkları süresiz grev sadece “Pflegen & Wohnen” şirketi için önemli değil. Almanya genelinde bütün yaşlılar yurtlarında benzeri çalışma koşulları hakim. Yani Hamburglu emekçilerin elde edeceği başarı ülkenin diğer bölgelerindeki emekçileri de olumlu etkileyecek. Bu nedenle de sağlık alanında iş yapan şirketler bir bütün olarak “Pflegen & Wohnen” patronlarını destekliyorlar.
Şimdiye kadar geçerli olan sözleşmelerde her ne kadar çalışma koşulları düzenlense de asıl olarak ücret sistemi düzenleniyordu. Fakat Hamburglu emekçiler özellikle çalışma koşullarının sözleşme kapsamında daha ileri düzeyde düzenlenmesini talep ediyorlar. Sağlık alanındaki birçok kurumda işverenler normal kadrolu çalışanları tasfiye ederek yerlerine aynı işi yapan düşük ücretli emekçileri işe almaktalar.
“Personel tasarrufu” adı altında daha az insanla daha fazla hastaya bakma eğilimi sürekli artmakta. “Pflegen & Wohnen” şirketinin Hamburg’daki 13 ayrı yurdunda çalışan emekçiler sendikalarına verdikleri bilgide özellikle gece vardiyalarında çalışma koşullarının kötüleştiği ve hastaların sağlıklarının da bundan olumsuz etkilendiği belirtiliyor.
Gece vardiyasında tek bir bakıcının 5 koma hastasına bakmasını “yine de iyi bir durum” olarak değerlendiren sağlık emekçileri, özellikle hafta sonlarında tek bir bakıcının 10 koma hastasına baktığına dikkat çekiyorlar.
Yaşları bir hayli ileri olan hastalarla ilgilenmek için zaman bulamadıklarından yakınan sağlıkçılar, “akar banttaki üretim tarzı burada da uygulanmakta. Her hasta için belirlenmiş bir süre var. Eğer hastanın özel bir temizliğe ihtiyacı varsa ki bu genelde oluyor, bütün bunları verilen süre içinde yapmak mümkün değil. Birçok arkadaşımız çalışma süreleri bitmesine karşın son işlerini ve raporlarını hazırlayıncaya kadar bir- iki saat daha işyerinde kalmak zorunda kalıyorlar. Fazla mesailer ‘gönüllü çalışma’ olarak kayda geçiyor” diyorlar.
YETER ARTIK!
Bir yanda aldıkları ücretle geçinmekte zorlanan sağlıkçılar diğer yanda ise hastalara iyi bakamamanın yarattığı psikoloji ile yalnız bırakılıyorlar. Bu da sağlık emekçileri arasında sağlıksız yöntemlerle ayakta durma çabalarını, yani ilaç alarak çalışmayı beraberinde getiriyor.
Hamburg genelinde 1600 kişinin çalıştığı “Pflegen & Wohnen” şirketindeki kadınlar durumlarını değiştirme konusunda kararlılar. Sendikanın yayınlandığı bültene demeç veren bir sağlıkçı şöyle diyor: “Kısa sürede sözleşmemizi elde etmeliyiz. Yoksa daha fazla saldırıya maruz kalacağız. Sözleşme olmadığı durumda işe yeni alınanlar baştan itibaren daha düşük ücret ve daha kötü çalışma koşulları altında çalışmak zorunda kalacaklar. Yeter artık! Artık dik durmasını öğrenmeliyiz. Sanırım bu grevle ilk adım atıldı.”
Ver.di sendikası grevin birinci dalgasını Ocak sonuna kadar sürdürmeyi eğer bir sonuç alınmazsa ikinci dalgayı Şubat ayında başlatmayı planlıyor. Grevdeki sağlık emekçileriyle dayanışma mailleri şu adrese gönderilebilir: norbert.proske@verdi.de (YH/BERLIN)