Yunanistan’da öfke artıyor

Seyit Aldoğan

 

Yunanistan’da parlamento, halkı yoksulluk ve sefaletin pençesine sürükleyecek ve ortaçağ çalışma şartlarını günümüze taşıyacak baskı yasalarını kabul etti. Uluslararası sermaye kuruluşları, AB, ABM ve IMF’nin uşaklık ve sözcülüğünü yapan hükümet her türlü demagoji yalan ve tehditle halkın giderek büyüyen tepki ve sistemi tehdit etme boyutlarına doğru genişleyen mücadelesini “çileli bir kurtuluş yolu mu, yoksa uçurumdan düşmek mi” şeklinde bir ikilemle önlemeye çalışıyor.

Krizin sermayenin krizi olduğunu söyleyen halk, işçi-emekçi, köylü, esnaf, memur, genç sokaklara dökülerek başbakanın söylediklerinin aksine alternatiflerin olduğunu, AB ve IMF’ den çıkılması, bankaların ulusallaştırılması, tüm kölelik yasalarının iptal edilmesi, borçların ödenmemesi taleplerini haykırdı.

Sadece Atina’da bir milyona yakın, Yunanistan genelinde ise milyonlarca kişi sokaklara döküldü. Atina’nın tüm merkezi meydanlarından, sokaklardan, caddelerden insan seli aktı.

AB ve IMF ile yapılan tüm anlaşmaların mevcut anayasaya ters olması değil, bu yasa dışılığa karşı durmak ve kabul etmemek suç sayıldı ve binlerce polis gösterilere barbarca saldırdı. Halk kendini korumaya çalıştı ve saldırılara karşı barikatlar kurarak kendini savundu. Çileden çıkan, aç ve işsiz yaşamaya mahkum edilmek istemeyen halkın öfkesi karşısında bir kez daha yalan makineleri işletildi. “Anarşistler yakıp yıkmıştı”, “Tarihi binalar kundaklanmıştı”, “Vitrinler kırılmıştı” vb. Yani milyonların talebinin ve sokaklara dökülmesinin ne önemi vardı? Vitrinler kırılmıştı ya onun özerinde durmak lazımdı! Sermaye işçi ve emekçilerin kazanım ve haklarına yönelik vandalizmi gizlemek zorundaydı. Sisteme karşı çıkanları terörist, anarşist, vatan haini ilan eden sermaye, elbette vandalist söylemini de kullanacaktı ve kullandı.

 

45 MİLLETVEKİLİ İHRAÇ EDİLDİ

Saldırı paketlerinin altına imza atmak istemeyen PASOK ve Yeni Demokrasi Partisi’ne bağlı 45 milletvekili daha oylama üzerinden 15 dakika bile geçmemişken ihraç edildi. Geriye kalanlara da sopa gösterildi. “Bir daha listemize giremezsiniz” diye açıkça ültimatom verildi.

Uzun bir süreden beri sadece izlenen politikalara muhalif olanlar değil, sistemin savunucuları tarafından bile toplumsal tepkilerin önüne geçilemeyecek bir sürece girdiği yönünde açıklamalar yapılıyordu. Bu arada ordunun halk hareketini bastırmak için tatbikatlar yaptığı ortaya çıktı. Polis federasyonunun başkanı “Bizi halkın üzerine saldırtmak istiyorlar, başkente polis yığdılar” diye açıklama yaptı.

Saldırıların boyutları karşısında uzlaşmacı sendikal bürokrasi bile yükselen işçi ve emekçi tepkisi nedeniyle yeterli olmasa da genel grev ve direniş çağrısı yapmak zorunda kaldı. Dünle kıyaslanamayacak ölçüde bir genel direniş ve mücadele potansiyelinin ortaya çıktığı görülüyor.

 

SERMAYE SAVAŞ AÇTI

Sermaye çok geniş toplumsal kesim ve sınıflara karşı savaş açmış bulunuyor. Dolayısıyla tepkiler ve toplumsal muhalefet de o oranda yaygınlık kazanıyor. Ancak ezilen tüm sınıf ve katmanları sermayenin politikalarına karşı aynı cephede buluşturma yönünde ciddi boşlukların varolmaya devam ettiği ve hareketi bölen tutumlarda ısrar edildiği de bir gerçek.  (YH/Atina)

 

 

KUTU

Yeni kısıtlama paketinde neler var?

 

Yunanistan koalisyon hükümeti, AB, IMF ve ECB’nin 130 milyar Euro tutarındaki sözde yardım paketi için ileri sürdüğü yeni kemer sıkma paketini kabul etti. Buna göre şu kısıtlamalar yapılacak:
– Bu yıl 15 bin, 2015 yılı sonuna kadar da 150 bin kamu çalışanı işten çıkarılacak.
– İşsizlik parası yüzde 22 düşürülecek (450 Euro’dan 360 Euro’ya).

– 751 Euro olan asgari ücret yüzde 22 düşürülecek, 25 yaşına kadar olanlara ödenen asgari ücret ise yüzde 32 düşürülecek.

– Asgari ücret 2015’e kadar dondurulacak.
– Vergilerle elde edilen devlet gelirleri 2012-2015 arası 13 milyar Euro tutarında arttırılacak. Bu da halktan alınacak yeni vergilerin yolda olduğu anlamına geliyor.
– Vergiden muaf ayrıcalıklar kaldırılacak.
– Kamu şirketlerinden OTE Telekom ve enerji şirketi PPC çalışanlarının emeklilik ödenekleri yüzde 15, denizcilik sektörü çalışanlarının ise emeklilik ödenekleri yüzde 7 oranında düşürülecek.
– Adalarda uygulanan yüzde 6,5’lik düşük KDV uygulaması sona erdi.
– Sosyal Güvenlik Kurumu IKA’ya katkılar önce yüzde 2 oranında, 2013’te de yüzde 3 oranında düşürülecek.
– Emeklilik Yasası reformdan geçirilecek.